Abdüllatif Uyan

Abdüllatif Uyan

Türkiye
Yaşam / Din 738 yazı 1 takipçi

"İnsanın en büyük düşmanı, nefsidir"

Evliyânın büyüklerinden olan Abdurrahman es-Sekkaf hazretleri, 1517 (h.923)'de Yemen'de vefât etti.Bu büyük zât, bir defâ, bir yolculuğa çıkacaktı.O ara hanımı hâmileydi.Yanına çağırdı.Ve bir bez verip;"Ben yoldayken belki bir oğlumuz doğabilir. Aynı gün vefât edebilir. Eğer öyle olursa, bu bezi ona kefen yaparsınız" buyurdu.Sonra vedâlaştı...Ve yo

"O zatı niçin çok seviyorlar"

Hindistan'ın büyük velîlerinden olan Rükneddîn Ebül Feth hazretleri, 1320 (H.720) yılında Mültan'da vefât etti.Bir âlim şöyle anlatıyor:-Bir cumâ günü, çok sayıda kimsenin, Şeyh Rükneddîn hazretlerini ziyâret edip, elini öpmek için toplandıklarını gördüm.Çok hayret ettim!Merak da ettim.Kendi kendime;"Acabâ Şeyh hazretleri sihirbaz mıdır ki, böyle ç

"Ben hiç kimseye iyilik yapmadım!"

Hindistan'ın büyük velîlerinden olan Rükneddîn Ebül Feth hazretleri, 1320 (H.720) yılında Mültan'da vefât etti.Bu zât şöyle anlatıyor:-Bir gün Emîr-ül müminîn Alî radıyallahü anh; "Ben hiç kimseye iyilik yapmadım" buyurdu.Cemaat anlamadı.Hattâ hayret edip;"Yâ emîr-el-mü'minîn! Anlayamadık. İnsanlara, sizin gibi iyilik yapan, yardımda bulunan bir ba

"Allahü teâlâ ve Resûlü doğru söylüyor"

Evliyânın büyüklerinden olan Hâce Muhammed hazretleri, bir gün şunu anlattı:Hazret-i Ömer (radıyallahü anh) bir gün evinde bir yastığa dayanmış oturuyordu.Selmân-ı Fârisî hazretleri geldi...Selâm verdi...Ve yere oturdu.Hazret-i Ömer, üzerine oturması için, ona minder uzattı.Hazret-i Selmân;"Allahü teâlâ ve Resûlü ne kadar doğru söylüyor" dedi.Hazre

"Niçin ağlıyorsun yâ Âişe"

Evliyânın büyüklerinden olan Hâce Muhammed hazretleri, zühd ve vera sâhibiydi.411 (m. 1020) senesinde dünyadan ayrıldı.Bu zât, Hazret-i Âişe vâlidemizden naklen şöyle anlatıyor:-Bir gün, Cehennemi hâtırlayıp ağlamıştım!Resûlullah gördü.Ve yanıma gelip;"Niçin ağlıyorsun yâ Âişe" diye sordu.Ben de;"Cehennemi hâtırladım, onun için ağlıyorum. Acabâ kıy

"Bizim mükâfâtımız, âhiretteverilecek"

Büyük Velî Hâce Muhammed hazretleri, Hazret-i Ömer'den naklen şöyle anlatıyor:-Resûlullah'ın yanına girmek için izin istedim.Hücre-i saâdetlerine kabûl buyuruldum.Kaba bir kilim üzerine yatmışlardı.Kilimse küçüktü. Kâfi gelmiyordu.Mübârek başlarının altında, hurma lifiyle doldurulmuş bir yastık vardı.Selâm verdim. Sonra oturup;"Yâ Resûlallah! Sen,

"İbâdetlerin en mühimi nedir efendim"

Evliyânın büyüklerinden olan Hâce Muhammed hazretleri, zühd ve vera sâhibi olup, 411 (m. 1020) yılında vefât etmiştir.Bu büyük zât, Enes bin Mâlik hazretlerinden naklen şöyle anlatıyor:-Savaşa gidiyorduk.Eshaptan biri geldi.Ve Resûl-i ekrem'e;"Yâ Resûlallah! Benim rengim siyah hem de fakîrim. Bu cenkte şehit olursam Cennete girer miyim" diye sordu.

"İslâmiyete uymak, Sırat'tan geçmeye benzer"

Evliyânın büyüklerinden olan Hâce Muhammed hazretlerinin Merdan isminde çok sâdık bir talebesi vardı.Senelerce hizmet etti.Sohbetinde bulundu.Ve icâzete hak kazandı.Ona icâzetini verip, insanlara doğru yolu gösterme vazîfesiyle memleketine gitmesini istedi.Ama o, çok üzüldü!Ve gitmek istemedi.Hattâ ağlayarak;"Efendim! Vücûdumda can kaldığı müddetce

"Sana müjdeler olsun, ey hâtun!"

Evliyânın büyüklerinden olan Hâce Muhammed hazretleri, zühd ve verâ sâhibiydi.411 (m. 1020) senesinde vefât etti.Annesi ona hâmileyken, karnından "Lâ ilâhe illallah" zikrini işitirdi.Babası bilmiyordu.Öğrenince sevindi.Ve kendisine;"Ey hâtun! Sana müjdeler olsun, sâlih bir çocuk doğuracaksın" dedi.● ● ●Bir gün evde otururken, babası, ana rahminde o

Gerçek tövbe böyle olur...

Abdülvâhid bin Zeyd hazretleri, meşhûr hadîs âlimi ve evliyânın büyüklerindendir.Tebe-i tâbiîn'dendir.Basra'da yaşadı.805 (H. 189) senesinde vefât etti.Çok içki içer, devâmlı "sarhoş" hâlde bulunurdu.Bir gün yolu, Yûsüf bin Hüseyin'in vaaz meclisine uğradı.Sohbetini dinledi.Çok istifâde etti.Kalbine bir hâl oldu.Kendinden geçmiş olarak, yere yığılı

Kabîle reîsinin kızı​ âşık oldu...

Yûsüf bin Hüseyin Râzî hazretleri, Rey şehrinde yaşadı.915 (H.304) yılında vefât etti.Seyahatlerinden birinde Arabistan'da bir kabîleye uğradı. Kabîle reîsinin kızı, onu görüp âşık oldu.Bir yolunu buldu.Ve yanına geldi.Yûsüf bin Hüseyin yalnızdı o saatte.Kızı görünce hızla uzaklaştı oradan.Başını dizlerine koydu.Öylece uyudu.Ve rüyâ gördü.Cennet gi

Velîler, özürleri kabul ederler...

İbni Sem'un hazretleri, vaaz ve nasîhatleriyle meşhur bir âlimdir.Bir sevdiği anlatıyor:İbni Sem'un bir gün Bağdat'ta, minberde vaaz veriyordu. Minberin önünde oturanlardan bir kişi uyudu.Onun uyuduğunu görünce sustu.Biraz bekledi.Adam uyandı...O kimseye dedi ki:"Resûlullah'ı gördün değil mi""Evet efendim" deyince;"Seni uyandırıp tatlı rüyânı yarıd