Abdüllatif Uyan

Abdüllatif Uyan

Türkiye
Yaşam / Din 696 yazı 1 takipçi

"Yâ Rabbî, borcumu ödemeyi nasipeyle"

Hayve bin Şüreyh'in mucizevi duası borçlu adamı kurtardı; peki, duanın gücü ile kendi çabamız arasında dengeyi nasıl bulmalıyız?

"Asık surat bize yakışmaz!.."

İslami gelenekte mümin, güler yüzlü olmakla tanınır; peki asık suratla yaşayan biri gerçekten imanını mı sorgulamalı?

"Hanımın seni sevmiyor!"

Hammad bin Seleme hazretleri, Tebe-i tâbiînin büyüklerinden olup, hicrî 167 (m. 783) senesinde vefât etti.Kendisi anlatır:Köle satın alacak bir adam, kölenin sâhibine sorar:"Hiç kusûru var mıdır"Kölenin sâhibi;"Biraz söz taşıyıcıdır" der.O, bunu önemsemez.Ve köleyi satın alır.Bir gün bu köle, evin hanımına;"Kocan seni çok sevsin ister misin" diye s

"Yumuşak huylulara çok müjde var"

Hammad bin Seleme hazretleri, Tebe-i tâbiînin büyüklerinden olup, hicrî 167 (m. 783) senesinde vefât etti.Kendisi anlatıyor:Cennette bir münâdî;"Ey Cennet ehli! Sizin Hak teâlâdan bir dileğiniz var mıdır" diye seslenir.Cennet ehli;"Rabbimiz bizi Cennetine koydu, daha ne isteriz" derler.O an perde kalkar.Allahü teâlâyı müşâhede ederler, görürler...●

"Ey kulum, yerin nasıldır"

Hammad bin Seleme hazretleri, Tebe-i tâbiînin büyüklerinden olup, hicrî 167 (m. 783) senesinde câmide namaz kılarken vefât etti.Kendisi anlatır:Allahü teâlâ Cennet ehlinden bir kimseyi çağırıp;"Yerin nasıldır" diye sorar.O kimse;"Çok iyidir yâ Rabbî! Çok büyük nîmetler içindeyim" diye arz eder.Allahü teâlâ;"Benden bir isteğin var mı" diye sorar.O k

Kim Allah'tan korkarsa...

Hammad bin Seleme hazretleri, Tebe-i tâbiînden olup, hicrî 167 (m. 783)'de vefât etti.Bu zâtın evinde bir hasır, bir Kur'ân-ı kerîm, bir de abdest almak için bir su kabı vardı.Bir gün bir dostu geldi.Ve kendisine;"Sizi görünce beni bir heybet sardı, hikmeti nedir" diye sordu.Hazret-i Hammad;"Hikmeti belli" dedi."Nasıl" deyince de;"Peygamberimiz ale

"Cenâb-ı Hak bizi affeder mi"

Hammad bin Seleme hazretleri, Tebe-i tâbiînin büyüklerinden olup hicrî 167 (m. 783)'de câmide namaz kılarken vefât etti.Pek çok ibâdet yapardı.Şöyle ki;Kendisine, "yarın öleceksin" deseler, ancak o kadar yapabilirdi. Bir şey sormak için gelenlere, sormadan cevap verirdi...● ● ●Bir gün Süfyân-ı Sevrî hazretleri;"Ey Hammad! Cenâb-ı Hak bizi affeder m

"Allah'ım, bize dünyâda da âhirette de iyilik ver"

Hamîd-üt-Tavîl hazretleri, Tâbiîn'in meşhur hadîs âlimlerindendir. Basra'da yaşadı ve 143 (m. 761)'de namaz kılarken vefât etti.Bu zât rivâyet ediyor:Peygamberimiz "aleyhisselâm", bir gün çok zayıf, kuş yavrusu gibi olmuş bir kişiye rastladı.Dikkatini çekmişti.O kişiye dönüp;"Sen Allahü teâlâdan bir şey istiyor muydun" diye sordu.O kimse cevâben;"E

İnandığı gibi yaşadı, yaşadığı gibi öldü...

Hamîd-üt-Tavîl hazretleri, Tâbiîn'in meşhur hadîs âlimlerindendir.Basra'da yaşadı.143 (m. 761)'de namaz kılarken vefât etti.Allah dostu bir velî idi.Kerâmetleri vardır.Boyu kısa idi.Elleriyse uzun,Öyle yaratılmış.Şöyle ki;Evinde durduğu zaman, bir eli yere değerken, öbür eli tavana değerdi.Meziyetleri vardı.Kırk sene, yatsı namâzının abdestiyle sab

Hârun Reşid'in kadı seçimi!

Hafs bin Gıyâs hazretleri, Hânefî mezhebi imâmlarındandır. 198 (m. 809) da Kûfe'de vefât etti.Kendisi hadîs âlimidir.Sonra kadı/hâkim oldu.O da şöyle oldu:Halîfe Hârun Reşid, Abdullah bin İdris, Veki' bin Cerrah ve Hafs bin Gıyâs'ı huzûruna çağırdı. Üçünden birini kadı yapmak istiyordu.Abdullah içeri girdi...Odaya girer girmez;"Esselâmü aleyküm" de

"Senin kaç kalbin var baba!"

Evliyânın büyüklerinden Fudayl bin İyâd hazretleri, harâmîlik yaptığı dönemde, bir gün kendi çocuğunu kucağına almış, seviyordu.Çocuk ona;"Beni seviyor musun babacığım" diye sordu.Dedi ki:"Elbette oğlum""Peki, Allah'ı seviyor musun""Tabii ki, seviyorum.""Annemi seviyor musun""Hem de çok."Çocuk bu defâ;"Peki, bu sevgilerin hepsini bir tânecik kalbin

"Hısım akrabâna iyilik ediyor musun"

Evliyânın büyüklerinden Fudayl bin İyâd hazretleri, 187 (m. 803) yılında Mekke'de vefât etti.Yakınları, bu büyük zâta, birini methederken;"O, hiç tatlı yemez" dediler.Hazret-i Fudayl;"Tatlı yememek, mârifet midir" buyurdu.Sordular bu defâ:"Mârifet nedir efendim"Büyük velî;"Ahlâkı nasıl, yakınlarına güzel davranıyor mu, hısım akrabâsına iyilik ediyo