Abdüllatif Uyan

Türkiye

Mümin, güleryüzlü ve tatlı dillidir...

Hindistan evliyâsının büyüklerden olanAbdullah-ı Dehlevîhazretlerinin huzûruna, bir gün biri gelip;"Efendim, oğlum çoktandır kayıp bir duâ etseniz de Rabbimiz tekrar ihsân etse onu bize" dedi.Çok yalvardı.O cevâben;"Oğlunuz şu anda evdedir"buyurdu.Adam şaşırdı;Ve inanamadı."Nasıl olur efendim. Şimdi evden geliyorum" dedi,Büyük velî tekraretti işbu

"Allah, oğluna rahmet eylesin "

Hindistan evliyâsının büyüklerden olanAbdullah-ı Dehlevîhazretlerinin bir talebesi hastalanmıştı.Babası bu zâta gelip duâ istedi.Ama duâ etmedi mübârek zât.Adamcağız üzüldü!Kendi kendine;"Niçin duâ etmiyor" diye düşünürken;"Allahü teala oğlunarahmet eylesin"buyurdu.Anlamıştı niçinduâ etmediğini.Üzüntüyle geri döndü. Eve vardığında oğlu vefât etmişt

"Harâmiler kâfileyi basacak!"

Hindistan evliyâsından ve Silsile-i aliyye denilen büyüklerden olanAbdullah-ı Dehlevîhazretlerinin talebesinden biri yolda gidiyordu ki, bir ara hocasınıgörür gibi oldu yanında.Hocası kendisine;"Çabuk uzaklaş buradan. Harâmiler geliyor, kâfileyi basacaklar!"buyurdu.Ve kayboldu gözden...O, bu emirle hızla uzaklaştı kâfileden.Hakîkaten soyguncular ba

"İnşallah oğlum iyi olacak"

Hindistan evliyâsından ve Silsile-i aliyye denilen büyüklerden olanAbdullah-ı Dehlevîhazretleri zamânında, Delhi Câmii imâmının oğlu hastalanmıştı.Doktorlar çâre bulamadı.Çok zor durumdalardı.Babası bir gece ellerini açıp;"Yâ Rabbî! Sevdiğin bir kulunun hürmetine oğluma şifâ ihsân et"diye yalvardı.Sonra uyudu.Rüyâsında Abdullah-ı Dehlevî hazretleri

Allah adamını tanımamanın bahtsızlığı!..

Hindistan evliyâsındanve Silsile-i aliyye denilen büyüklerden olanAbdullah-ı Dehlevîhazretleri, Resûlullah Efendimizi çok sever, ismini işitince kendinden geçerdi.Bir gün su istedi hizmetçisinden. Hizmetçi suyu verirken"Allah'ın Resûlünün sevgisi, nûru ve feyzi üzerinize olsun"dedi.Bu duâya çok sevindi...Kalktı ve öptü hizmetçinin alnından.Mübârek

"Gıybetin cezâsı çok ağırdır!"

Hindistan evliyâsından ve Silsile-i aliyye denilen büyüklerden olanAbdullah-ı Dehlevîhazretleri, seyyiddir.Bir hâkimkomşusu vardı. Ama bu zâtı sevmiyordu.Aleyhinde konuşur,gıybetini yapardı.O, bir gün bir suçtanhapse düştü!Abdullah-ı Dehlevî hazretleri bunu işitince çok üzüldü!Ve uğraşıp çıkardıonu hapishâneden.O kimse insafa geldi. Tövbe edip tale

"Çocuğun doğunca ismini Alikoy!"

Hindistan evliyâsından ve Silsile-i aliyye denilen büyüklerden olanAbdullah-ı Dehlevîhazretleri, seyyiddir. 1745'te Hindistan'ın Pencab şehrinde doğdu. 1824 de Delhi'de vefât etti. Kabri Şâhcihân Câmii yakınındaki dergâhındadır.Bu zât henüz dünyâya gelmeden babası rüyâ gördü onun hakkında.Alî bin Ebî Tâlip (radıyallahü anh), ona rüyâda;"Allah, sana

Aradığı mübarek zatıbulmuştu...

Evliyânın büyüklerindenÂrif-i Rîvegerîhazretleri,1209 de Rîvgir'de vefât etti.O yörede Abdülhâlık-ı Goncdüvânî adında çok büyük bir velîvardı. Ama onun büyüklüğünü bilmiyordu.Bir gün bu zât çarşıdan öteberi almış, evine dönüyordu ki, genç Ârif gördü.Edeple yaklaşıp;"Efendim, izin verirsenizyardım edeyim"dedi.Kabul edip, elinde olanlarıverdi ona.Eve

"Müslümanlık kısaca nedir efendim"

Evliyânın büyüklerindenEbülleys-i Semerkandîhazretleri, bir gün sevdiklerine;"İbâdetlerini riyâ ile, gösteriş için yapanların hâli şu kimseye benzer ki, kesesini çakıl taşlarıyladoldurmuş. Herkes onun için 'ne zengin adam' der. Ama onlarla bir şey alacak olsa, kimse ona bir kuruşluk mal bile vermez" buyurdu.Ve ilâve etti:"İbâdet yapmakta da hâlis n

"Siz âlimlerden uzak durdunuz!"

Ebülleys-i Semerkandîhazretleri 983 senesinde vefât etti.Bir gün şunu anlattı:Hak teâlâ mahşerde bu dünyâya insan sûretiverip herkesin görebileceği bir yerde bulundurur.Şöyle ki;Saçları karmakarışık, gözleri mosmor, dili dışarı sarkmış, kapkara, çirkin suratlı bir koca karı gibidir.Bir melek seslenir:"Ey insanlar! Bunu tanır mısınız"Mahşer halkı;"T