Olaylar Ve Görüşler

Cumhuriyet

Sorumlular ve sorumsuzlar - Erdal Celal Aksoy

6 Şubat 2023 tarihinde, saat 04.17'de Kahramanmaraş ili Pazarcık merkezli 7.7 büyüklüğünde ve Elbistan merkezli 7.6 büyüklüğünde depremler meydana gelmiştir. Her ne kadar 6 Şubat depremi kamuoyunda "Kahramanmaraş depremi" olarak adlandırılsa da bu deprem yarattığı hasar nedeniyle esasen "Hatay depremi" olarak adlandırılmalıydı. Babamı Hatay depremi

Deprem ve ordunun unutturulan gücü - Cumhur Utku

6 Şubat 2023'te meydana gelen 7.7 büyüklüğündeki deprem, 11 ilimizi etkileyerek resmi rakamlara göre 53 binden fazla kişinin ölümüne, 107 binden fazla kişinin yaralanmasına ve yaklaşık bir milyon evin yıkılmasına yol açtı. Etkilenen bölge birçok ülkenin yüzölçümünden büyük bir alana sahipti. Demiryolları, limanlar, havalimanları, enerji santralları

Deprem dersleri - İbrahim Berksoy

42 yıllık kısa ömrüne yaşama ilişkin birbirinden ilginç düşünceler sığdıran Danimarkalı felsefeci Kiergagaard'ın şu sözü hiç aklımdan çıkmaz: "Yaşamı ileri dönük yaşar, geriye dönüp anlarız." Önce 6 Şubat 2023'te Kahramanmaraş'ta, ardından 20 Şubat'ta Hatay'da meydana gelen ve ulusça hepimizi derin acılara boğan depremlerin üzerinden tam üç yıl ge

Kronikleşen hastalık - Kadir Serkan Selçuk

İktidarın bir süredir devam eden "sorunları çözememe hastalığı" artık kronikleşti. Elini attığı her meseleyi ne yapıp edip bir süre sonra eline yüzüne bulaştırmayı başaran Saray rejimi, sorunları çözmek bir yana, derinleştirmeyi hatta üzerine yeni sorunlar yaratmayı alışkanlık haline getirdi. Bunların başında şüphesiz ki ikinci açılım süreci geliyo

Modern toplumun temel ilkesi: Laiklik - Arif Anıl Öztürk

Bugün, Türkiye Cumhuriyeti'nin en temel ortak paydalarından biri olan laikliğin anayasaya girişinin 89. yıldönümündeyiz. 5 Şubat 1937'de kabul edilen bu vazgeçilmez ilke, çoğu zaman bir hukuk terimi gibi anılsa da gerçekte bu toplumun bir arada kalmasını olanaklı kılan en temel unsurlardan biridir. Laiklik, bu topraklarda birbirine benzemeyen mily

Liyakat meselesi: Mine–öz–sinir hattı - Roşan Orhan

Türkiye'de bazı sorunlar vardır; bağırmaz, çağırmaz, ilk bakışta can yakmaz. Yavaş ilerler. Sessizce yerleşir. Tıpkı bir diş çürüğü gibi. Başlangıçta yalnızca hafif bir sızı hissedilir, "Üstüne gitmesek de olur" denir. Zamanla alışılır. Alışıldıkça ihmal edilir. Böylece çürüme derine iner. İhmal edildikçe derinleşir. Türkiye bugün tam olarak böyle

BALATRO - A. Celal Binzet

Doğrusu bir sözcüğün günlük dildeki anlamı dışında ne denli yoğunluk içerdiğini öğrenmek hiç de kolay olmadı. oğu kez küçük düşürücü, alaysı amaçlı kullanılan kavram bir şekilde sanatta da kendini gösterince düşündürmedi değil... Örneğin Picasso birkaç kez aynı konu üzerine resimler yapmıştı. Adı Harlequin (1915) olan tablolarında ele alınan figür

Meşruiyet üzerine - Doğan Soyaslan

Meşruiyet siyasi ve hukuki anlamlarda kullanılır. Bir iktidarın gücünü halkın çoğunluğunun özgür iradesinden alması halinde "siyasi meşruiyet"ten, icraatını hukuk kurallarına uygun yapması halinde "hukuki meşruiyet"ten söz edilir. Her iki durum da kamu vicdanında kabul edilmelidir. Tarih boyunca toplumların düşüncesi değiştikçe meşruiyet kavramı d

Kalınlaşan müfredat, güçsüzleşen çocuklar - Abdullah Yüksel

Eğitim sistemimizde ilginç bir denklem var: Müfredat kalınlaştıkça çocuklar inceliyor. Saatler uzadıkça merak kısalıyor. Başarı hedefleri büyüdükçe öğrencinin dünyası daralıyor. Okullarımızda her şey var: çizelgeler, kazanımlar, hedef davranışlar... Ama nedense en temel şeye yer yok: ocuğun kendisine. Türkiye'de eğitim üzerine konuşurken artık aynı

Eczane kapısı kilitli! - Avni Kurtuldu

Türkiye'de eczane açmak, artık mesleki bir tercih değil; talih işi. Hatta çoğu zaman, talih de yetmiyor: sermaye, ilişki, zaman... Ne ararsanız gerekiyor. ünkü sistemin kapısına yıllar önce asılan bir tabela var: "3 bin 500 kişiye 1 eczane." Kâğıt üzerinde planlı, makul, kamu yararı olan bir düzenleme. Ama bugün geldiğimiz noktada bu tabela, mesleğ