Yaşamak güzel şey... - Buğra Gökce

Otuz altıncı pazar... Güneşi aylardır göremesek de iki gündür güneş olduğunu hissedebiliyorum. Hava pek bir güzel. Sanırım bu yazdan kalma günlerde sokaklar, parklar, kıyılar insanlarımızla dopdoludur. "Kış güneşi"nin tadını çıkarıyor olmalılar. Bu güzel ülkenin güzel insanlarını düşündükçe nasıl mutlu oldum, imrendim... Oraları düşünüyorum; Florya sahilini, Kordon'u, Güzelyalı'yı, Bostanlı'yı, Kalamış'ı, Moda'yı. Yüksel Caddesi'ni, Tunalı'yı, Kuğulu'yu... Oralarda ne günlerim geçti, emeklerim var. Benim yerime de oralarda sonbaharın son güzel günlerinin tadını çıkaran tüm güzel insanlarımıza kucak dolusu sevgi ve sıcaklığımı yolluyorum.

Aklıma Melih Cevdet Anday'ın "Yaşamak Güzel Şey" isimli harika şiiri düşüyor. "Dostlarıma olan güvenle" ve "alnımın akıyla" tabii.

"Yaşamak güzel şey doğrusu

Üstelik hava da güzelse.

Hele gücün, kuvvetin yerindeyse,

Elin ekmek tutmuşsa bir de.

Hele tertemizse gönlün,

Hele kar gibiyse alnın.

Yani kendinden korkmuyorsan,

Kimseden korkmuyorsan dünyada,

Dostuna güveniyorsan

İyi günler bekliyorsan hele

İyi günlere inanıyorsan.

Üstelik hava da güzelse

Yaşamak güzel şey,

ok güzel şey doğrusu."

Sağlığıma elimden geldiğince dikkat edip gücümü kuvvetimi koruduğumdan olsa gerek havanın güzel olması bana yaşımın güzelliklerini düşündürüyor sanırım. Gönlümün tertemiz ve sevgi dolu olduğunu, yüreğimin kocaman olduğunu söyler hep dostlarım, sevdiklerim, umarım kompliman yapmıyorlardır. Ömrümce sevgi dolu ve iyi niyetli yaşamaya çalıştım hayatı tertemizce...

Her şeye rağmen...

Alnımın kar gibi beyaz, ak olduğunu ise adımdan iyi biliyorum. Aksini söyleyenin alnını karışlayacak kadar da katıyım bu konuda. Nitekim onca iddianame yazıp, araştırma yapıp, suç isnat edip tek kuruş yolsuzluk, rüşvet ve mal edinimi tespit edememiş olmaları, yedi sülalemin mal-para edinimi-akışı anlamındaki tüm araştırmalar ile dahi tertemiz olduğumuzu görüp menfaat sağlamasa da attığı imzalarla ihaleye fesat karıştırıp kamuyu dolandırmıştır diyebilen bir iddianame esasında alnımın apaçık olduğunun da zımnen belgesi. Bu temizlik, bu masumiyet bana yaşamın güneşli günlerini fark ettiriyor bu beton kafeste.

Ve tüm baskılara, bu ağır tecrite, zulme rağmen korkmuyorsam kendimden ve bu dünyada kimseden, umut ile sevda ile düş ile diş ile tırnak ile dayanıyorsam; bunca sevene, dostlarıma ve masumiyetime olan güvenden...

GELECEK GÜZEL GÜNLER

Dahası iyi günler bekliyorum. Hatta çok çok iyi günler bekliyorum ve buna yürekten inanıyorum. Tüm kalbimle güzel günlerin geleceğine ve bu eşsiz ülke için her şeyin ama her şeyin güzel olacağına, çok güzel olacağına inanıyorum hatta. Bunu buradan 12 metrekare hücremden 10 metrelik duvarların dibine gömülmüş beton kafesimden görüyorum. Belki ufuk çizgisini 250 gündür hiç görmüyorum, belki güneşe bir yudum olsun güneşe hasretim, belki toprağı aylardır hiç hissedemiyorum, yeşili çimeni görmüyorum, güzel koku bile duyamıyorum. Kedi-köpek dahil can dost göremiyorum. 250 gündür bir bardak çayı sevdiklerimle içemedim, bir lokmayı ağzıma yanımda ikinci bir kişi varken koyamadım ama görüyorum bu eşsiz ve güzel ülkenin aydınlık ve güzel günlerini. Bunun için okuyorum, yazıyorum, üretiyorum. Programlar üretiyorum, her mecraya katkı sağlamaya uğraşıyorum. Acukamla, fasulyemle, humusumla, rus salatamla, patates püremle, ayva reçelimle yaşama tutunmaya sonsuz bir gayret gösteriyorum.