Warning: getimagesize(): http:// wrapper is disabled in the server configuration by allow_url_fopen=0 in /home/koseyazarioku/public_html/yzr.php on line 106

Warning: getimagesize(http://www.koseyazarioku.com/images/resim_yazar/11/abdullatif-uyan.jpg): failed to open stream: no suitable wrapper could be found in /home/koseyazarioku/public_html/yzr.php on line 106

Abdüllatif Uyan Tüm Yazıları

491 yazı (481 - 490 arası) listeleniyor

"Hangi yemek şifâ olur"

Behâeddîn-i Buhârî hazretleri bir gün sevdiklerine; "Kardeşlerim! Gadap ve öfkeyle pişirilen yemekte zulmet olur. Böyle yemeklerde hayır olmadığı gibi yiyenlere şifâ değil, bilâkis dert ve hastalık olur" buyurdu. Sordular: "Hangi yemeklerde hayır vardır efendim" Büyük velî; "Bir yemek, gaflete dalmadan, Allahü teâlâyı düşünerek neşe ve sevinç içind

11.09.2017
125 0 0

Ölmeden önce ne yapayım

Evliyânın büyüklerinden Behâeddîn-i Buhârî hazretlerinin bir talebesi, bu zâtı rüyâda görüp; "Efendim, ölmeden önce ne yapayım" diye sordu. Büyük velî; "Son nefeste ne yapmak gerekirse onu yap. Hiç değilse 'Allah' de" buyurdu. Genç talebe; "Hocam! Allah demek, son nefeste gerekir, şimdi hayattayken ne yapayım" dedi Büyük velî sordu ona: "O son nefe

10.09.2017
118 0 0

"Sözümü dinler misin"

Behâeddîn-i Buhârî hazretleri bir gün Molla Necmeddîn adlı talebesine "Sana bir şey söylesem yapar mısın" diye sordu. Molla Necmeddîn; "Yaparım efendim" dedi. "Peki, günah bir iş söylesem de yapar mısın" Genç, tereddüt etti: "Nasıl günah hocam" "Meselâ hırsızlık yapmanı istesem yapar mısın" "Mazur görün hocam, onu yapamam" dedi. Başka talebeye sord

09.09.2017
134 0 0

Edep, insanı süsler...

Evliyânın büyüklerinden Behâeddîn-i Buhârî hazretleri, bir sohbette bâzı sevdiklerine; "Karşılaştığınız her Müslümana değer verin. Çünkü o kişi, Allah'ın sevgili bir kulu olabilir" buyurur. Ve şunu anlatır: Vaktiyle bir talebe çıkar evden. Medreseye gidecektir. Az sonra karşıdan "yaşlı biri" gelir. Genç, durup kenara çekilir. Yol verir ihtiyara. İh

08.09.2017
94 0 0

O yemeği neden yememiş

Evliyânın büyüklerinden Behâeddîn-i Buhârî hazretleri, yemek hususunda çok titizdi. Bir yemeği pişiren eğer "öfkeli" ise, yâhut "isteksiz" idiyse bunu anlar ve yemezdi o yemeği. Bir gün de, yemeğe dâvet ederler bu zâtı. Gelir, sofraya oturur. Ama yemek yemez. Ev sâhibi üzülüp; "Efendim, yemeklerimiz helâl ve tayyibdir, ne için yemezsiniz der. Büyük

07.09.2017
98 0 0

"Çocuk kokusu geliyor!.."

Behâeddîn-i Buhârî hazretlerinin bir talebesi anlatıyor: Biz Taşkent'te ikâmet ediyorduk. Hocamı görmek için Buhâra'ya giderdim. Bir gün yine içimden; "Hocana git!" diye bir ses duydum. Zîra çok özlemiştim kendilerini. Çıkmak için hazırlandım. Çıkmadan hanımım bir miktar "altın" getirip; "Bunları o zâtın önüne koy" dedi bana. Sordum ki: "Niçin gönd

06.09.2017
80 0 0

"Onu çok mu istiyorsun"

Behâeddîn-i Buhârî hazretlerinin talebelerinden Emîr Burhâneddîn şöyle anlatıyor: Bir gün Hocamız bize teşrif etti. Mevlânâ Ârif diye bir arkadaşımdan bahsettim kendilerine. Çoktandır görmediğimi arz ettim. Böyle deyince; "Onu görmeyi çok mu istiyorsun" diye sordu. Cevâben; "Evet efendim, çok istiyorum" dedim. Ancak o, uzak bir diyârda yaşıyordu. B

05.09.2017
102 0 0

Hiç yüzüme bakmadı!..

Behâeddîn-i Buhârî hazretlerinin bir talebesi anlatıyor: Nesef'te biriyle münakaşa etmiştim. Kalbini incitmiştim o Müslümanın. Ayrıca özür de dilememiştim. Oradan ayrıldım. Hocama geldim. Fakat o da ne! Hocam yüzüme bakmıyordu. Ve hiç iltifat etmiyordu. Şaşırıp kaldım. Sebebini anlayamadım. Araya sevdiği talebeden bâzısını koydum. Ama fayda etmedi.

04.09.2017
99 0 0

"Beni hâtırından çıkarma!"

Behâeddîn-i Buhârî hazretlerinin genç bir talebesi vardı ki bu zâtı çok seviyordu. Büyük velî, bu talebeye "Her zaman beni yâdet, hâtırından çıkarma" buyurmuştu. O talebe anlatıyor: Bu emirle hocamı unutmamaya çalışırdım. Bir sene babamla hac yoluna çıktık. Derken Hirat'a ulaştık. Oradayken bir ara unuttum hocamı. Unutmamla birlikte, bendeki bütün

03.09.2017
98 0 0

"Onu buralarda bulamazsın!.."

Evliyânın büyüklerinden Behâeddîn-i Buhârî hazretlerinin sevdiklerinden Abdullah-ı Hâcendî anlatıyor: Ben, gençliğimde "bir mürşidim olsa da kendisine hizmet etsem" diyordum. Bu istek dayanılmaz hâl alınca Hakîm-i Tirmizî hazretlerinin kabrine vardım. Rûhuna "Fâtiha" okudum. Ve ondan yardım istedim. O ara uyumuşum. Nûrâni "bir zât" göründü rüyâda.

02.09.2017
96 0 0