Warning: getimagesize(): http:// wrapper is disabled in the server configuration by allow_url_fopen=0 in /home/koseyazarioku/public_html/yzr.php on line 106

Warning: getimagesize(http://www.koseyazarioku.com/images/resim_yazar/11/abdullatif-uyan.jpg): failed to open stream: no suitable wrapper could be found in /home/koseyazarioku/public_html/yzr.php on line 106

Abdüllatif Uyan Tüm Yazıları

555 yazı (481 - 490 arası) listeleniyor

"O kişi, babamdır"

Tâbiîn'inden Hasan-ı Basrî hazretleri, Basra'da yaşadı, kabr-i şerîfi de buradadır. Bu zât Kâbe-i şerîfi ziyâret ederken birinin, sırtında bir zenbille tavaf ettiğini gördü. Garibine gitti. Ona yaklaşıp; "Arkadaş, arkandaki yükü yere bırakıp da öyle tavaf etsen daha iyi olmaz mı" buyurdu. O kimse dönüp; "Bu, yük değil" dedi. "Ya nedir" "Babamdır. B

14.11.2017
71 0 0

"Şeytan da sizden şikâyetçi!.."

Tâbiîn'in büyüklerinden olan Hasan-ı Basrî hazretlerine, bir gün birkaç talebesi gelip; "Efendim, şeytan bize 'elinize geçen dünyalıkları sıkı tutun, ileride lâzım olacak' diyor" dediler. Şikâyet ettiler. Hocaları onlara; "Şeytan da sizden şikâyet ediyor" buyurdu. Gençler şaşırdılar. Ve merakla sordular: "Ne diyor hocam" "Şeytan bana 'Hak teâlâ, dü

13.11.2017
74 0 0

"Kızımı kime vereyim.."

Tâbiîn'in büyüklerinden olan Hasan-ı Basrî hazretlerinin yanına bir Müslüman geldi bir gün. Ve bu büyük zâta; "Efendim, kızımı isteyen çok kimse var, hangisine vereceğimi şaşırıp kaldım" dedi. Ona cevâben; "Kızını, Allah'tan korkana ver. Eğer kızını severse, zâten iyi davranır, mutlu olurlar. Sevmezse de üzmez onu. Çünkü Allah'tan korkan, kimseye z

12.11.2017
68 0 0

Bir gün sen de öleceksin!..

Tâbiîn'in büyüklerinden olan Hasan-ı Basrî hazretlerine, halîfe Ömer bin Abdülazîz hazretleri mektup yazdı. Nasîhat istedi. O da cevâp yazıp; "Yâ Ömer! Bir gün sen de öleceksin. Zulme, haksızlığa hiç fırsat verme. Zîra senin asıl vazîfen budur" buyurdu. Ve devam edip; "Kendi evlâdına nasıl davranıyorsan, milletine de öyle davran. Sen, Allah'ın emri

11.11.2017
78 0 0

Derinde su vardı; ama...

Tâbiîn'in büyüklerinden olan Hasan-ı Basrî hazretleri, büyük bir âlimdir. Ve velîlerdendir. Bir kişi anlatıyor: "Biz bir grup Müslüman, Hasan-ı Basrî hazretleriyle hacca gidiyorduk. Çölde ilerlerken, şiddetli susadık! Ama "su" yoktu o yerlerde. Sonra bir kuyuya rastladık. İçinde "su" vardı. Ama çıkaramıyorduk. Zîra kova ve ip lâzımdı. Hasan-ı Basrî

10.11.2017
74 0 0

Bir gün hepimiz öleceğiz

Tâbiîn'in en büyüklerinden olan Hasan-ı Basrî hazretleri, bir gün bir dostunun cenâzesine gitmişti. Kabir başında ağlayıp çok gözyaşı döktü! Sonra başını kaldırıp; "Ey Müslümanlar! Sonunda hepimizin gideceği yer, işte şu mezar. Dünya konaklarının sonu olan bu kabir, âhiret menzillerinin ilkidir" buyurdu. Ve ekledi: "Bir Müslüman, mâdem bir gün şu m

09.11.2017
69 0 0

Âhirete hazırlan!

Tâbiîn'in büyüklerinden olan Hasan-ı Basrî hazretleri, nasîhat isteyen bir gence; "Âhirete hazırlık yap evlâdım! Ecel, herkesi bir gün yakalar. Günahtan çok sakın ki günâhın karşılığı, o gün ateş olur!" buyurdu Ve sordu ona: "Bir yılanı ateşte görsen ne yaparsın oğlum" "Hemen kurtarırım efendim." "Öyleyse sen kendini de ateşe atma evlâdım! Zîra Ceh

08.11.2017
71 0 0

Korkunç tehlikeler!

Tâbiîn'in büyüklerinden olan Hasan-ı Basrî hazretlerinden, sevdiği bir genç nasîhat istedi. Ona sevgiyle bakıp; "Evlâdım! Sen Rabbinin emrini azîz tut ki, Allah da seni azîz tutsun. Bil ki, önünde çok korkunç tehlikeler var!" buyurdu. Delikanlı merak etti: "Ne tehlikesi efendim" "Ölüm, kabir ve mahşer, sonra mîzan, sırat ve cehennem. Bu tehlikeli g

07.11.2017
48 0 0

"Allah'tan kork! Resûlüne tâbi ol!"

Behlül Dânâ hazretleri meczub bir Hak âşığıdır. Bağdat'ta yaşadı, kabr-i şerîfi de Bağdat'tadır. Bir gün halîfe Hârun Reşid, Behlül Dânâ hazretlerine "Bana nasîhat eder misin" dedi. O da cevâben; "Allah'tan kork ve Onun Resûlü olan Muhammed aleyhisselâmın sünnetine tâbi ol" dedi. Hârun Reşid; "Çok güzel söyledin, şu hediyemi kabul et" deyip bir kes

06.11.2017
91 0 0

İmânımız için tir tir titremeliyiz

Behlül Dânâ hazretleri meczub bir Hak âşığıdır. Bir gün bâzı kişilere; "Birinin çok nadide inci mücevherleri olsa, bunları koyacak bir yer bulamaz. Üstelik hırsız çalmasın diye de türlü çâreler arar, hattâ bu yüzden uykusu kaçar, değil mi" diye sordu Dinleyenler; "Evet" dediler. Behlül, onlara; "İşte îmânımız da böyle çok kıymetlidir, onu korumak i

05.11.2017
54 0 0