Abdüllatif Uyan Tüm Yazıları

707 yazı (1 - 10 arası) listeleniyor

"Rüyada ne gördün"

Alî Hâfız hazretleri, bir gün sohbet ederken, talebeleri, gördükleri rüyaları anlattılar. Onları dinledi. Ve bir talebeye sordu: "Sen ne gördün" Talebe, cevâben; "Peygamberimizi gördüm" dedi. Meğer rüyada, güzel bir insan görmüş. Uyandığında; "Bu gördüğüm zât, Peygamber Efendimizdi gâliba" demiş. Hocası onu dinledi. Talebelere dönüp; "Ben, Resûlull

Bugün
2 0 0

"Hani sen hastaydın!.."

Amasya'da yetişen velîlerden Alî Hâfız hazretlerinde (nefes darlığı) hastalığı vardı. Bir gün hasta yatıyordu. Sevenleri ziyâretine geldi. O, hemen fırlayıp kalktı. Onlarla neşeli bir sohbete girdi. Arada gülüşmeler de oluyordu. Derken misâfirler gitti. Hanımı, bir hışımla geldi. Ve beyinin karşısına dikildi. Ellerini de beline koyup; "Hani sen has

19.02.2020
1 0 0

Hepimizin âkıbeti bu!..

Amasya'da yetişen velîlerden Alî Hâfız hazretlerinin oğlu Necâtî, âniden vefât etti. Ev halkı çok üzüldü. Ayrıca da telaşlandılar. Zîrâ babası dergâhtaydı. Bilmiyordu oğlunun vefât ettiğini. Ama talebeleri biliyordu. Birkaçı bir araya geldi. Ve Alî Hâfız Efendi'ye gittiler. Bu haberi vereceklerdi. Ama bir türlü diyemediler. Alî Hâfız, o talebelere;

18.02.2020
1 0 0

Gözü yaşlı bir zât idi...

Amasya velîlerden Alî Hâfız hazretleri, gözü yaşlı bir zât idi. Ümmet-i Muhammed'e karşı aşırı merhameti olup, âhirette kurtulmalarını düşünürdü. Onlar için ağlardı. Ve çok duâ ederdi. Talebelerini de çok severdi. Onlarla (baba-oğul) gibiydı. Kendilerine; "Benimle sizin aramızdaki fark, benim yaşlı, sizin genç olmanızdır" derdi. Sevdiklerine derdi

17.02.2020
1 0 0

"Mühim olan, İslam'a uymaktır"

Ahmed Sayyâd hazretleri, bir gün sohbet ediyordu. Cemaatte bir kişi vardı. Bu zâtı tanımıyordu. Büyüklüğünü bilmiyordu. Bir ara kalbinden; "Evliyâlar kerâmet gösterir. Bu zât ise göstermiyor. Acabâ neden" diye düşündü. Bu, o zâta mâlum oldu. Ve o kişiye dönüp; "Kerâmet şart değildir, mühim de değildir. Mühim olan, İslâmiyete tam uymaktır ve asıl ke

16.02.2020
2 0 0

"Şu taş altın olsa!.."

Şam evliyâsından Ahmed Nahlâvî hazretleri "rahmetullahi aleyh" talebeleriyle birlikte, Bâyezîd-i Bistâmî hazretlerinin kabr-i şerîfini ziyârete gitmişti. Ziyâretini yaptı. Ve orada oturdu. Bu sırada talebeden biri gitti. Kucağında büyük bir (taş) getirdi. Bu zâtın önüne koydu. Ve kendisine; "Hocam! Şu taş (altın) olsa, ihtiyâçlarımızı karşılardık"

15.02.2020
1 0 0

"Âyet bu âyet ama..."

Ahmed bin Acîl hazretleri, bir (saralı) hastaya Yûnus sûresi 59'uncu âyet-i kerîmesini okuyunca, cin onu terk etti. Bir daha da gelmedi. Vaktâ ki, bu zât vefât etti. Tekrar geldi o cin. Talebeleri, hocalarının okuduğu âyet-i kerîmeyi okudular. Ama cin gitmedi. Talebeler şaşırdı. Cin niçin gitmedi diyorlardı. O cin, gençlere; "Âyet o âyet, ama ağız

14.02.2020
2 0 0

"Resûlullahın misâfiri kimdir.."

Ahmed Kihtû hazretleri "rahmetullahi aleyh" Delhi'de yaşıyordu. Kendisi şöyle anlatıyor: Biz üç arkadaş Mekke'ye vardık. Haccı îfâ ettik. Sonra Medîne'ye gittik. Resûlullahın mescidine girdik. Ve ziyâretle şereflendik. Arkadaşlarım bana; "Bir şeyler yiyelim" dediler. Ben onlara; "Biz, Resûlullahın misâfiriyiz, burada yemek düşünülür mü" dedim. Onl

13.02.2020
2 0 0

"Bu ne biçim yürüyüş"

Ahmed bin Hanbel hazretlerinin vefât haberini duyan Muhammed bin Huzeyme, çok üzülmüştü. Rüyâda Onu gördü. Cennette salınarak yürüyordu. Kendisine dedi ki: "Ey İmâm! Bu nice yürüyüştür" O da cevâben; "Dünyâda Allahın dînine hizmet edenler, Cennette böyle yürürler" buyurdu. Sordum ki: "Allah sana nasıl muâmele etti" O da şöyle anlattı: Allahü teâlâ

12.02.2020
2 0 0

"Felçli annem sizden duâ istiyor"

Bir gencin, (felçli) bir annesi vardı. Bir gün oğluna; "Evlâdım! İmâm-ı Ahmed'e git, sıhhate kavuşmam için bana duâ etmesini söyle" dedi. Delikanlı; "Peki anneciğim" dedi. Ve İmâma gidip; "Efendim, felçli bir annem var, sizden duâ istiyor" dedi. İmâm çok üzüldü. Ve el kaldırıp duâ etti. Genç geri döndüğünde, annesi kapıda karşıladı kendisini. Hasta

11.02.2020
3 0 0