Warning: getimagesize(): http:// wrapper is disabled in the server configuration by allow_url_fopen=0 in /home/koseyazarioku/public_html/yzr.php on line 106

Warning: getimagesize(http://www.koseyazarioku.com/images/resim_yazar/11/abdullatif-uyan.jpg): failed to open stream: no suitable wrapper could be found in /home/koseyazarioku/public_html/yzr.php on line 106

Abdüllatif Uyan Tüm Yazıları

524 yazı (1 - 10 arası) listeleniyor

Kendini beğenmek, felakettir!..

Tâbiîn'in büyüklerinden Atâ bin Ebî Rebah hazretleri, 114 (m. 732) senesinde vefât etti. Bir gün sohbetinde; "Bir kimse ibâdetlerini kusurlu görünce, bunların kıymeti artar. Böylece kabul edilmeye lâyık olurlar. Siz de iyiliklerinizi kusurlu görmeye çalışınız" buyurdu. Dinleyenler; "Ama bu çok zor efendim" dediler. Cevâbında; "Evet zor, ama kendini

Bugün
0 0 0

"Şu mukaddes yerde Allah'tan kork!.."

Halîfe Abdülmelik, hac için Mekke'ye gitmişti. Atâ bin Ebî Rebah hazretleri de o sırada Mekke-i Mükerreme'de bulunuyordu. Halîfenin geldiğini işitti. Onunla görüşmeye gitti. O sırada halîfe Abdülmelik, devletin ileri gelenleriyle birlikte oturuyorlardı. Atâ bin Ebî Rebah hazretlerinin geldiğini haber verdiler... Derhâl yerinden fırladı. Hürmetle ka

21.02.2019
1 0 0

"Beni tanıyor musun"

Tâbiîn'in büyüklerinden Atâ bin Ebî Rebah hazretleri, bir gün sohbetinde; "Allah'ın kullarını sevindirin" buyurdu. Ve şunu anlattı: Bir kimse bir mümin kardeşini sevindirince, Allahü teâlâ o sevinçten bir melek yaratır. Bu kimse ölüp kabre konunca, o melek yanına gelir ve ona sorar: "Beni tanıyor musun" "Hayır, sen kimsin" Melek de; "Ben; senin, bi

20.02.2019
1 0 0

Zikir meclisi nedir

Tâbiîn'in büyüklerinden Atâ bin Ebî Rebah hazretleri, 114 (m. 732) senesinde vefât etti. Bu büyük zâta; "Efendim, zikir meclisi nedir" diye sordular. Cevâbında; "Namaz nasıl kılınır, oruç nasıl tutulur, nikâh nasıl yapılır, alışveriş nasıl olur, abdest, gusül, helâl ve haram, gibi şeylerin konuşulduğu meclistir" buyurdu. Bir gün de; "Kul için en

19.02.2019
3 0 0

Aslan birden sakinleşti!..

Tâbiîn'den büyük âlim Âmir bin Abdullah hazretleri, bir gün kâfileyle yolculuğa çıkmıştı. Az sonra karşılarına korkunç bir "aslan" çıktı. Yolcular korktular! Ve telâşa düştüler! Büyük velî, aslana yaklaştı. Ve ağzını sıkıca tuttu. Aslan sâkinleşip hareketsiz kaldı. Kervan gidip uzaklaşınca, aslan da ayrıldı oradan... Âmir bin Abdullah hazretleri

18.02.2019
1 0 0

Bütün geceyi ihyâ etmek...

Tâbiîn-i kirâmdan Âmir bin Abdullah hazretleri, Eshâb-ı kirâm'dan Zübeyr bin Avvam hazretlerinin torunudur. Bir gün bu büyük zâta; "Efendim, bir mübârek geceyi ihyâ etmek için sabaha kadar ibâdet etmek gerekir mi" diye sordular. Cevâbında; "Hayır, bir saat kadar ihyâ etmek, bütün geceyi ihyâ etmek olur" buyurdu. Bir gün de; "İbâdetlerin en mühim

17.02.2019
1 0 0

Terk et onları!

Tâbiîn-i kirâmdan Âmir bin Abdullah hazretleri, Eshâb-ı kirâmdan Zübeyr bin Avvam hazretlerinin torunudur. Bir gün babası Abdullah bin Zübeyr hazretlerini ziyârete gitti. Babası kendisine; "Neredeydin oğlum" diye sordu. O da cevâben; "Babacığım bâzı insanlarla tanıştım. Kur'ân-ı kerîm okuyup kendilerinden geçiyorlar!" diye arz etti. Babası cevaben;

16.02.2019
1 0 0

Hep âhireti düşünür, çok ağlardı!..

Tâbiîn-i kirâmdan Âmir bin Abdullah hazretleri bir cenâze görseydi kendinden geçer ve âhiretteki hâlini düşünürdü. Şöyle ki; "Ölüm meleği rûhumu güç mü alır, kolay mı Kabre girdiğimde mezarım vücudumu sıkıp da kemiklerimi birbirine geçirir mi Sual meleklerine nasıl cevap veririm Amel defterim sağımdan mı verilir, yoksa solumdan mı" Hep bunları düşü

15.02.2019
3 0 0

"Çabuk söyle, işim âcil!.."

Âmir bin Abdullah hazretleri, Tâbiîn-i kirâmdan bir büyük velîdir. Bir gün bir kimse onu görüp istifâde etmeye gelmişti kendisinden. Baktı ki, namaz kılıyor. Başladı beklemeye. Büyük velî selâm verdi. Onu görünce; "Safâ geldin kardeşim!.. Bana bir şey diyeceksen çabuk söyle ki, işim âcildir" buyurdu. Adam şaşırdı ve; "Hayırdır efendim, bu kadar âci

14.02.2019
2 0 0

Âhiret derdiyle dertlenmişti

Âmir bin Abdullah hazretleri, Tâbiîn-i kirâmdan bir büyük velî olup, 124 (m. 741) târihinde vefât etmiştir. Âhiret derdiyle dertlenmişti. Ölüm ve sonrasını düşünür, Resûlullah'ın aşkıyla yanardı. Namaza durduğunda, kendinden geçer, tamamen sıyrılırdı dünya düşüncesinden. Bir gün bu zâta; "Efendim, siz namaza durunca hatırınıza hiç dünya düşüncesi g

13.02.2019
2 0 0