Yesevizade Alparslan Yasa

Milat

MUSTAFA KEMÂL'İN UYDURMA ŞECERELERİ VE HAKÎKÎ MENSÛBİYETİ (275)

"Peyami o zamanlar bir dereceye kadar Nazım'ın etkisi altında idi. Fakat onunla birçok noktalarda beraber değildi. Nazım onu da sosyalizm davasına çekmek için pek uğraştı. Aralarında geçen uzun tartışmalardan sonra Peyami: '- Seninle bir trene bindik, beraber seyahat ediyoruz, ben demokrasi durağına kadar seninle beraberim, ondan sonrası için allah

MUSTAFA KEMÂL'İN UYDURMA ŞECERELERİ VE HAKÎKÎ MENSÛBİYETİ (274)

'Devlet Tiyatrosu'nun nâşiriefk̃ârında Komünizm propagandası 1930'da neşriyâta başlıyan Darülbedayi mecmûası, 1916'da açılan Dârülbedâyi-i Osmânî'nin nâşiriefk̃ârıydı. Dârülbedâyi, 1931'de Şehir Tiyatrosu ismini aldığı gibi, nâşiriefk̃ârı da, 1 İlkteşrîn 1935 târihli 60. sayısından îtibâren Türk Tiyatrosu ismiyle neşriyâta devâm edecekdir. 26 K̃ânû

Mustafa Kemâl'in uydurma şecereleri ve hakîkî mensûbiyeti (273)

"Dört sene evvel M. Mussolini ile Roma'da mülâkat etmek şerefine mazhar olmuştum. Bu İtalyan – Türk dostluk muahedesinin ferdalarında idi. M. Mussolini, Yunanistan'la bizi bir türlü anlaştırmıyan mübadele işlerini telmih ederek: '- Milletlerin ve sulhün yüksek menfaatleri, üç kuruş aşağı, beş kuruş yukarı hesap meselelerile kıyas kabul etmiyecek de

Mustafa Kemâl'in uydurma şecereleri ve hakîkî mensûbiyeti (272)

Cumhuriyet'in 22 Mayıs 1932 târihli nüshası, bu çeşid mürâî neşriyâtın en dikkat çekici nümûnesidir. Bu nüshanın birinci sayfasının yarısı, heyecânlı bir manşetle, dostâne münâsebetler çerçevesinde Başvekîl Mustafa İsmet'in İtalya'ya yapacağı ziyârete ayrılmıştı: "Kemalist Türkiye'den Faşist İtalya'ya Selâm! Başvekil bu sabah şehrimizden geçerek İt

Mustafa Kemâl'in uydurma şecereleri ve hakîkî mensûbiyeti (271)

Münâkaşadan Mustafa Kemâl'in şahsî kazancı Bu kalem münâkaşasında, Yunus Nadi ve gazetesi, Yalman ile Sertel'lerin Sabataîliğini de dillerine doladılar ve bu çerçevede, pek mahdûd kalmış olsa bile, Sabataîliğe hücûm ettiler. Lâkin ilmî delîllerle değil, hakâretâmîz ifâdelerle... (Ki bu çeşid hücûmların Mütehakkim Zümreyle mücâdelede bir kıymeti yok

Mustafa Kemâl'in uydurma şecereleri ve hakîkî mensûbiyeti (270)

(Cumhuriyet, 27.10.1937, s. 7) "Kemalist Türkiye" ile Nazi Almanya'sı arasındaki büyük ticâretin bir nümûnesi: "...Krupp tezgâhlarında yapılmakta bulunan ve teslim edilecek üç vapurdan ilki olan 'Hatay' isimli vapur..." En büyük mes'ele, iki memleket arasındaki normal̃ münâsebetleri devâm ettirerek Türkiye'nin Almanya tarafından işgâline mâni olma

Mustafa Kemâl'in uydurma şecereleri ve hakîkî mensûbiyeti (269)

(Kurun, 19.10.1937, s. 2) "Büyük Şef", Goebbels'e (ve onun şahsında Nazilere) ders veriyor: "Kemalizmi nasyonal sosyalizm ile bir cephede saymak hatadan büyük bir şey olur"... *** Kayıkçı kavgası Goebbels'in 8 Eylûl 1937'de Nürnberg Kongresi Nutkunda Türkiye'yi zikrettiği cümle etrâfında Tan ile Cumhuriyet gazeteleri arasında 13 Ekim ilâ 27 Ekim 1

Mustafa Kemâl'in uydurma şecereleri ve hakîkî mensûbiyeti (268)

"Türk sosyetesi bu tarz konuşmayı yüz kızartıcı buluyor ve nefretle karşılıyor. Her halde türk milleti bu kabil konuşmalara karşı kendisinin bitaraf kalmış gibi görülmesine ve gösterilmesine aslâ muvafakat etmiş değildir. Bugün cumhuriyet türkleri kendi millî meydanlarını kendi kuvvet ve kudretleriyle sınırlamışlardır; bu sahalarda yalnız türk mill

Mustafa Kemâl'in uydurma şecereleri ve hakîkî mensûbiyeti (267)

Üçüncü nokta, Nadi'nin kendi şahsında Rejime saldırıldığı iddiâsıyle alâkalıdır. Nadi'nin iddiâsını reddederek, -pek mürâîce- "Kemalizmin bir Demokrasi, bir ahlâk ve fazîlet rejimi" olduğunu iddiâ ediyor ve: "Kemalizmin ahlâk ve fazileti namına 'Nadi' meselesi kapanmıyacak, en ince tetkiklerden geçecektir" vâdinde bulunuyor... Hiçbir zamân tutulmıy

Mustafa Kemâl'in uydurma şecereleri ve hakîkî mensûbiyeti (266)

Kalem münâkaşasının son makâleleri Son makâleler, Cumhuriyet'te Yunus Nadi'ye, Tan'da Yalman'a âiddi. Münâkaşa artık iki kişinin birbirine hücûm etmesinden ibâret hâle geldiğinden, dîğer muharrirler meydandan çekilmişlerdi. Yunus Nadi, makâlesinde, nisbeten yumuşak bir üslûbla, neden münâkaşayı sonlandırdığını ve Yalman aleyhinde dâvâ açmadığını î

Mustafa Kemâl'in uydurma şecereleri ve hakîkî mensûbiyeti (265)

"Kuş beyinli yalancı" "İşte Yalanmanın, bir takım 'mış'larla ortaya attığı beş yalanından ikisinin mahiyeti, dürüst ve namuslu insanların hak ve hakikat namına yükselen seslerile efkârı umumiyeye anlatılmıştır. Ötekilere gelince, onların da bunlar gibi, kuş beyinli yalancının iftiralarından ibaret olduğunu ispat etmek, benim için işten bile değildi

MUSTAFA KEMÂL'İN UYDURMA ŞECERELERİ VE HAKÎKÎ MENSÛBİYETİ (264)

(Cumhuriyet, 25.10.1937 , s. 1) Cumhuriyet'in güldürmiyen l̃atîfesi... *** "Dönmenin mülevves mâhiyeti" "Bu makule adamlar için Atatürkün hükümlerinden daha kuvvetli fikir olmasına imkân yoktur. Zaten bizi ve onu çok iyi bilen Türk efkârı umumiyesi, tarihe intikal etmiş bulunan bu realitelerden sonra dönmenin mülevves mahiyetini daha iyi anlamış o