Selçuk Türkyılmaz

Selçuk Türkyılmaz

Yeni Şafak
Gündem 212 yazı 1 takipçi

Papa XIV. Leo da emperyalist hegemonyaya karşı çıkıyor

Yazar din savaşını bir propaganda aracı olarak görüyor: Anglosakson hegemonyası gerçek sebebiyken, suçlar dine mi yüklenmelidir?

Kolonyal projeler ve emperyal destekler

İsrail ve BAE'yi aynı kolonyalizm kategorisine koyan kavramsal hatalar, emperyal desteğin gerilemesiyle karşı karşıya olan bu yapıların gerçek kırılganlığını maskeliyor; peki bu maskenin düşüşü ne zaman başlar?

Emperyal yayılmacılık mı din savaşı mı

ABD-İsrail'in İran'a yönelik saldırıları Netenyahu'nun Trump üzerindeki etkisiyle açıklanıyor. Buna göre Epstein belgeleri Netenyahu'nun elini güçlendirdi ve Trump, istemese de bu savaşa katılmak zorunda kaldı. Bu düşünceye sahip olanların ABD'nin içeriden ele geçirildiğine ve Yahudiler tarafından yönetildiğine inanması gayet tabiidir. Bu türden fi

İran, Bosna'ya yardım etti mi

1992'de Bosna'da büyük bir soykırım başladığında en azından biz yeni bir döneme adım attığımızı anlayabiliyorduk. Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra kurulan düzen, temelinden yıkılmaktaydı. Birikmiş ya da dondurulmuş sorunlarımız, kapımıza dayanmıştı. 1930'ların sonlarından itibaren kişisel olarak Filistin mücadelesini ve Cezayir bağımsızlık savaşını

Siyonist hâkimiyet ne demektir

"Din savaşı" biraz muğlaktı, ABD Savaş Bakanı şimdi doğrudan Şii ve Sünni olması fark etmez diyor. Doğrudan İslam'a karşı savaş açtıklarını söylüyor. İslam'a karşı savaştan bahsederken tabiatıyla İslamcı kavramı üzerinde duruyor. Bunu geçmişte de yapmışlardı. Fakat bu sefer doğrudan "İslam'a karşı savaş" fikri de belirgin. Ne yazık ki yine geçmişte

İstifa eden Amerikalı Joe Kent kimleri temsil ediyor

Hadiseler, ABD'nin İran'a karşı açtığı savaştan sonra inanılmaz bir hızla gelişiyor. Saldırının ilk gününde ABD ve İsrail bütün dünyayı şaşkına çeviren bir hız ve güçle İran'ı adeta hareketsiz bırakmış ve Ali Hameney de dâhil olmak üzere üst düzey isimleri katletmişti. Peşinden kız öğrencilerin okuluna saldırdılar. İran'ın hayat damarlarına yönelik

ABD donanması 1903'te Beyrut'u niçin kuşatmıştı

ABD'nin İran'a saldırısı yüz yıllık hesaplar çerçevesinde değerlendirilmelidir. Türkiye'de çok yaygın bir inanış var. Buna göre ABD'nin Filistin, İran ve hatta bütün Doğu Akdeniz politikasını İsrail belirlemektedir. Bu düşünce, güçlü Yahudi sermayedarlarının ABD'deki nüfuzuna dayandırılmaktadır. Onlara göre büyük Yahudi şirketleri ve onların sayesi

Anglosaksonlar ve "araçsal din" olarak Siyonizm

Hristiyan Siyonizm'i nedir ve bu adlandırma kapsayıcılığı bakımından doğru mudur Siyonizm'den farklı olarak böyle bir adlandırmaya gerek var mı Bunun yanında Avrupa ve Batı gibi genel ifadelerin zihin dünyamızdaki karşılığı nedir Avrupa ve Batı gibi umumî adlar yerine Latin, Germen, Slav gibi daha özel adları mı tercih etmek gerekir Aynı şekilde Ka

Paganlar Müslüman direnişini kırabilecekler mi

ABD, İngiltere ve İsrail'in İran'a yönelik olağanüstü yıkıcı saldırılarını din ve mezhep temelli bir yaklaşımla tahlil etmenin hiç kimseye bir faydası yoktur. Bu yönde yapılacak tahliller ve ortaya serilecek düşünceler bizi ve bütün dünyayı gerçeklikten uzaklaştıracaktır. Ne yazık ki ABD, İngiltere ve İsrail Gazze'den sonra İran'a yönelmiş ve on do

"Din" parantezinin ölümcül sonuçlarına dair

İsrail'in İngiltere ve ABD'nin ortaklığı ile Gazze'de işlediği suçlar Müslüman dünya üzerinde derin izler bırakacaktır. Daha önce Cezayir Bağımsızlık Savaşı gibi İkinci Dünya Savaşı'ndan sonraki dönemlere damgasını vuran büyük mücadeleler İslam dünyasını derinden etkilemişti. O zaman da Batı Avrupa emperyalist devletleriyle doğrudan bir savaşın içi

Pehlevi Hanedanı, Siyonist İsrail ve petrol şirketleri

1925'te Kaçar Hanedanlığı devrilip yerine Pehlevi Hanedanlığı kurulduğunda İran'da yaşanan sadece bir hanedan değişimi değildi. İran'da Türk hanedanları dönemi kapanmış, Fars milliyetçiliği temelinde yükselen bir yönetim ortaya çıkmıştı. Bu değişimi siyasi koşulları içinde değerlendirmek bize sınırlı bir bakış sağlayacaktır. Dolayısıyla dönemin ola

Rudyard Kipling'den Marco Rubio'ya uygarlık misyonu

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun iki hafta önce 62. Münih Güvenlik Konferansı'nda yaptığı konuşma Türkiye'de ve dış basında epeyce yankılandı. Bu konuşmanın bundan sonra da farklı bağlamlarda değerlendirileceğini tahmin edebiliriz. Çünkü konuşma metninde ABD'nin Avrupa ülkelerine ve dünyanın geri kalanına ilişkin ne türden bir bakışa sahip oldu