Sadık Çelik

Cumhuriyet

Neoliberal Masaldan Gücün Yasasına: Maduro'nun Derdest Edilmesinden Öğrendiklerimiz

Maduro... Evet, ona karşı bulunulan diktatörlük ithamı yabana atılamaz, Venezuela'nın son dönemi insana bunu düşündürüyor. Devlet aklı hukukun önüne geçmiş; yargı susmuş, basın sinmiş, muhalefet nefes alamaz hale gelmiş. Faili meçhul cinayetlerin bini bir para... Uyuşturucu ticaretinin yolları hep açık... Ekonomi çökerken baskı artmış, güvenlik söy

Takvim değişir, peki ya insan 2026'nın bize gelişi

İnsanlık, yüzyıllardır aynı derste takılı kaldı: Güç ile adaletin, korku ile özgürlüğün, hırs ile vicdanın sınavı. Takvim yeni bir sayfaya dönüyor, bizse aynı imtihanın şıkları arasında... Yeni yıl, aslında kendimize tuttuğumuz aynanın adı. Bu yıl bizi kim yönetti Korkularımız mı, hayallerimiz mi Hangi adım bize aitti, hangisi dayatılmıştı Kendi kü

Toplumsal duyarsızlığın maliyeti - İfşa çağında ünlülere uyuşturucu operasyonları

Kimsenin fark etmediği bir sessizlik dolaşıyor ortalıkta. Gürültülü bir hayatın içinde, tam da kalabalığın en yoğun olduğu yerde beliren tuhaf bir boşluk... Sanki toplumsal hafızamız, acıyla, adaletsizlikle, haksızlıkla karşılaştığında devreye girmeyi hatırlamayan bir kas grubuna dönüşmüş. Arendt'in söz ettiği "sıradanlık" bugün kötülüğün değil, te

Şaşırıyoruz... ve Şaşırmamaya Alışıyoruz

Her sabah yeni bir şaşkınlığın eşiğinde uyanıyoruz. Geceden sabaha, akşam haberlerinden gece yarısı bildirimlerine kadar, hayatımız neredeyse aralıksız bir şaşkınlık akışına dönüştü. O kadar çok "Bu da mı olur" dedik ki artık şaşırmanın kendisi bile eskisi kadar güçlü bir duygu değil; tepkilerimizin yükü hafifledi, dudaklarımız daha az aralanıyor,

Bu ülke gerçekten kimin

Bu ülke, gerçekten hepimizin mi Sokakta, kurumda, okulda, devlette, iş yerinde hep aynı ölçüt kullanılıyor sanki: "Bizden misin" Cevap "hayır" ise bir eşik kapanıyor, bir hak gölgeleniyor, bir sınav anlamsızlaşıyor... Hayat, kendi doğal akışında değil, görünmez bir eleme mekanizmasının çizdiği patikada ilerliyor. Oysa insanın hangi anadan babadan d

Kötülüğün yeni yurdu

Psikoloji, hukuk, dinler ve gündelik ahlakın ortak ezberinde kötülük, bireyin içindeki karanlıkla açıklanır. "İnsan kötüdür" denir; kötülük insanın içindedir. Bugün ise kötülük dediğimiz, bireylerden taşarak sokağın nefesine, şehrin hafızasına, toplumun ortak ruhuna yerleşiyor. Bir kişiden değil, bir çağın içinden akıyor. Kötülük artık tek tek ins

Kasım Üzerine: Dökülmenin ve Hatırlamanın Zamanı

Kasım, takvimin yalnız ayı. Rüzgâr, yaprağı dalından ayırırken aslında bize hatırlatır: Her kopuş, bir devam etme biçimidir. Doğanın döngüsünde bir teslimiyet gibi görünen şey, aslında hazırlığın en dingin halidir. ünkü yaprak düşerken ağaç ölmez; dinlenmeye ve yeniden doğmaya hazırlanır. İnsanın sonbaharı da böyledir aslında. Dışarıdaki serinlik,

Sadakat Çağında Muhalif Kalmak

Bir toplumun neye güven duyar Akla mı, yoksa itaate mi Bu tercih, bir milletin kaderini sessizce çizer... Liyakat, insanın bir işi bilgiyle, emekle, hakkıyla yapabilme kudretidir. Kişinin değerini soyundan, kimliğinden, elinde tuttuğu kartvizitten, "bağlılığından" değil; yeteneğinden, ahlakından ve adalet anlayışından alan bir sistemdir. Her düzen

Bir Tapınağın Hikayesi: Mekanlar Değişiyor, İnsan Hep Aynı Savaşın İçinde

PARTHENON Denizden 150 metre yukarıda, Akropolis'in kayalık tepesinde yükselen sütunlar... Her sabah güneş, Parthenon'un mermerleri üzerinde yeniden doğar. Işık, yüzyılların tozunu aralayıp taşların yüzeyinde gezinirken, sanki içlerinde hâlâ bir nabız atar gibidir. Bir tapınaktan fazlasıdır Parthenon. İnancın taşta vücut bulmuş hali ya da taşa kaz

Cumhuriyetin aynasında bugün

Türkiye'de uzun zamandır yeni bir fikir doğmuyor. Aslında yalnızca fikir değil, düşünmenin kendisi tükendi sanki. Bilhassa 80'lerden sonra zihinsel üretim neredeyse tamamen dondu. Bugün hâlâ 20'lerin, 30'ların fikirleriyle konuşuyoruz çünkü yenilerini kuracak iklim kalmadı. Cumhuriyetin ilk 50 yılına dönüp dönüp bakmamız nostalji değil, düşünsel ku