Osman ZENGİN

Osman ZENGİN

Yeni Asya
Yaşam / Din 161 yazı 0 takipçi

Cemaatlere operasyon -2

Çok zor günlerden geçiyoruz.Dinî hayat yaralandığında, dinî hizmetler aksadığında fert ve toplumun nasıl hızlıca bozulduğunu, problemlerin büyüdüğünü göremiyor muyuz Ne yazık ki son seneler, sivil dinî hizmetlerin en çok yara aldığı seneler oldu. Tabiî bunda 15 Temmuz'un büyük tesiri var. Bu hadise, bazı insanların cemaatlere bakış açısını da değiş

Cemaatlere operasyon -1

Türkiye'nin son günlerde gündemine giren mevzulardan biri, yine cemaatler meselesi.Cemaatlerin tarihî ve maziden gelen hâlini, dinî hizmetlerdeki yerini ve ehemmiyetini bilmeden, Türkiye'de din üzerinde oynanan oyunları görmeden, son günlerdeki operasyonları anlayabilmek ve değerlendirmek oldukça zor olur. Zira mesele yalnızca bugünün meselesi deği

12 Eylül olmasaydı ne olurdu

Ne mi olurdu Aynen 12 Mart'taki gibi olurdu. Hep söylüyor, yazıyoruz...Yirmi beş senelik bir istibdat ve milletin manevî değerlerini yerle bir etmek isteyen Kemalizm devrini, rahmetli Menderes ve DP iktidarı bitirmeye başlamıştı. Fakat Kemalist güçler, bundan çok rahatsız olmuş, inkılâpların devamı ve tamamlayıcısı olarak 27 Mayıs 1960'dan başlayar

"Rüyada bir hitabe" için dikkat çeken bir beyan

Üstad Bediüzzaman Said Nursî Hazretlerinin "rüyada bir hitabe"sini bilirsiniz.Bilmeyenler, Üstadın "Sünûhat" isimli eserine bakabilir. Oradan 1919 senesinde vuku bulan hadisenin, kısaca giriş kısmını nakledeyim: "1335 senesi Eylül'ünde, dehrin hâdisatının verdiği yeis ile şiddetle muzdarib idim. Şu kesif zulmet içinde bir nur arıyordum. Manen rüya

Rüyada Hitabe'nin ikinci bir şâhidi

Üstad Bediüzzaman Said Nursî Hazretlerinin "rüyada bir hitabe"sini bilirsiniz.Bilmeyenler, Üstadın "Sünûhat" isimli eserine bakabilir. Oradan 1919 senesinde vuku bulan hadisenin, kısaca giriş kısmını nakledeyim: "1335 senesi Eylül'ünde, dehrin hâdisatının verdiği yeis ile şiddetle muzdarib idim. Şu kesif zulmet içinde bir nur arıyordum. Manen rüya

Said Nursî'nin kabrinin yerinden size ne

Kendisi de, aslında bir Kürt ve iyi de bir Nur talebesi olan bir kardeşimiz, bana bir haber metni gönderip, bunu yazmamızı istemişti.Haber metninde, DEM Parti Bitlis milletvekili bir kadın, Üstad Bediüzzaman Said Nursî Hazretlerinin kabrinin bulunması için devlet nezdinde müracaatta bulunmuş ama reddedilmiş. Ayrıca Üstadın "Said Kürdî" (burada Üsta

Bursa'nın yılan hikâyesine dönen YHT'si

Çocukluğumda, Ankara garında, akşam basılan gazeteleri satardım. O zaman, memleketin çeşitli yerlerine trenler gidiyordu. Hemen hemen hepsini biliyorduk.Ama en hoşuma gideni, İstanbul'a gündüz giden "Boğaziçi" ile gece giden "Anadolu" ekspresleriydi. Daha sonra, Ankara-İstanbul arasında daha hızlı giden "Mavi Tren" devreye sokuldu. Teknoloji ilerl

Şükür gazeteme kavuştum

"Nasıl yani" diyenleriniz olabilir. Anlatayım: 1968 senesinde, evimize M. Şevket Eygi'nin çıkardığı "Bugün" gazetesini alıyorduk.O zamanlar gazeteler şimdiki gibi marketlerde, bakkallarda satılmazdı. O günlerde kulübe şeklinde olan "gazete bayileri" vardı. Oralardan alırdık. Abone olunduğu zaman da "müvezzi" ismi verilen ve mavi renkli matrislere g

Yazlık sinema

Şimdilerde var mı bilmem Varsa da, büyük şehirlerde, nostalji olarak vardır.Bizim çocukluğumuzda, 60'lı senelerin hemen başında, Ankara'da, kalenin altındaki mahallemizin etrafında, "yazlık sinemalar" vardı. Ankara'dan başka da, İstanbul ve İzmir'de olduğunu biliyordum. Bu üç büyük şehrin dışında, taşrada olmadığını tahmin ediyordum. O zamanlar dör

Öteki istiyor; ama ben istemiyorum!

Cenab-ı Hakk kâinat ağacını yaratıp, onun; çiçek, yaprak mesabesindeki canlı-cansız bütün varlıklarını da vücuda getirdikten ve o ağacın en son neticesi, meyvesi olan insanı da yarattıktan sonra, malûm hadise ile bütün meleklerin insana secde etmesini (Cenab-ı Hakk'ın büyüklüğünü tasdik etmek için) istemiş, meleklerin hepsi bunu kabul ettikleri hal

Risale-i Nur niye diğer tefsirlerden farklıdır

Bizim nezdimizde hem dua, hem fikir, hem zikir, hem ubudiyet vs. gibi sıfatlara hâiz Kur'ân'ımızın, bin beş yüz senedir, bir çok müfessir tarafından tefsirleri yapılagelmiştir.Bunların, günümüzdekilerinin bir çoğunu biliyoruz. Bunlar, müfessirin kendi ilmine göre izahlarla tefsir ediliyor. Bildiğimiz klâsik tefsirlerde, evvelâ ayet meali, sonra da

Cevşen nerede rivayet edilmiştir (2)

(Abdullah Eraçıkbaş'ın hatırasına...)Cevşen, nerede, nasıl rivayet edilmiş Hz. Ali'den (ra) nakledilen şu hadise neticesinde Cevşen tahakkuk etmiştir: Büyük bir mutasavvıf ve hadis âlimi olan Ahmed Ziyaeddin Gümüşhanevî, "Mecmuatü'l-Ahzâb" adlı eserinde yer verdiği Cevşenü'l-Kebîr'in rivâyet zincirini tam olarak vermemiştir. Adını vermediği bir kim