Mütebessim bir sima: Süleyman Azmanoğlu

1970'li senelerin başlarında, Ankara merkezli dershanemizden biri de, Dışkapı'daki "Ferah Apartmanı" idi. Burasını, bizlerin ısrarı üzerine, merhum Bayram Yüksel Ağabey açtırmıştı.

Hem bizim okulumuza, hem de, Ziraat ve Veteriner fakültelerine yakın olan bu dershanemizin ilk vakfı İzmitli Rıdvan Ercan Ağabeydi.

Daha sonra Rıdvan Ağabeyin Ankara'dan ayrılması üzerine bir müddet vakıfsız kaldık. Ama "Lütfi Taşçı" kardeşimle, her 27'ye gidişimizde, Bayram Ağabey'den, ısrarla vakıf talebinde bulunurduk. Nitekim, bir müddet sonra bizim oraya İhsan Paşalıoğlu Ağabeyi yollamıştı. Rizeli olan İhsan Ağabey'den dolayı, yine bir hemşehrisi olan "Süleyman Azmanoğlu" oraya gelmişti. Biraz orada misafir oldu. Hemhâl olduk, sohbet ederdik. Daima mütebessim bir simaya sahip, güler yüzlü bir kardeşimizdi.

Geçtiğimiz senelerde, bir takım rahatsızlıklar geçirdiğini duyduk. Aradım konuştuk, yine hasret giderdik. Özlediğini ifade etti. Biz de aynı ifadelerle, en kısa zamanda bir araya gelme temennisinde bulunduk.

Geçen sene yine arayıp konuşmuş, Ferah apartmanındaki hâllerimizden bahsetmiştik. 23 Haziran günü, tam mideden endoskopi yaptırmaya giderken, Süleyman'ın vefat haberi geldi, müteessir oldum. Allah rahmet eylesin, mekânı Cennet olsun. Akrabalarının ve camiamızın başı sağ olsun.