Ömer Lekesiz

Ömer Lekesiz

Yeni Şafak
Kültür-Sanat 315 yazı 1 takipçi

Zamanın kötülüğünden kokmak

Refikim Yasin Bostan cuma günkü köşe yazısında, ülkesini ve Türkiye'yi seven "Libya Genelkurmay Başkanı Haddad'ınhayatını kaybettiği" uçak kazasını zikrederek, "Bölge gergin" vurgusunu, şu cümlelerle temellendiriyordu: "Bölgede başta İsrail olmak üzere çatışmaları körükleyenler mevzi kaybediyor (...) Kazanımlarını ellerinde tutmak için provokasyon

Skyroad Fotoğraf Yarışması ya da karanlık odadan fotoğrafın aydınlığına…

Işığın ve gözün nitelikleriyle, görmenin mahiyetini karanlık yoluyla keşfetmenin tarihi bizim günümüzden yaklaşık iki bin beş yüz yıl geriye kadar gider. Yine de 'karanlık kutu'yu (camera obscura'yı) Çinli Filozof Mozi'nin tasavvurundan, İbnü'l-Heysem'in teknik bir düzeye taşımasına ve Joseph Nicephore Niepce'nin makineleş-tirmesine kadar geçen bu

Kayrevan Ulucamii: Bir, çok ve toplam

Önceki yazımızda Kayrevan'ın, İslam fetihlerinin başlangıcında kurulan Basra, Kufe ve Fustat'tan (643) sonra İfrîkiyya'da ilk ordugâh – şehir (ribat) olarak kurulduğunu, fatihi ve kurucu Hz. Ukbe b. Nâfi'nin (ra) bu şehri kendi adıyla da anılan bir mescitle taçlandırdığını İbnü'l-Esîr'den nakletmiştik. Kayrevan Ulucamii'nin maddi yanları yani inşa

Madde ile mananın cilveleştiği cami: Kayrevan

Heidegger, önceki yazımızda naklettiğimiz sözlerini, eserin varlığının bir dünya kurmak demek olduğuna da işaret ettiği şu cümlelerle tamamlar: "Kurmak şudur: Eserin teşkili niçin kutsayan ve öven bir kurmadır Nedeni eser kendi varlığında bunu istediği için. Eser nasıl bu tür teşkil sistemine ulaşır Bu, eser varlığında teşkil edici olduğu için. Ese

Mimari eser olarak cami neyin eseridir

Cami, İslami anlamdaki kulluğun görünürlüğe çıktığı ilk sahadır ve bu niteliğiyle İslam ümmetinin ahlaki ve dini şartlarını, uygulamalarını gösteren bir ayna hükmündedir. Diğer bir söyleyişle müdavimlerinin ahlak ve ibadetleriyle yani müminlerin filleriyle bir camiye birlikte bakmak İslam hakkında ortalama bir bilgiye sahip olmak demektir. Çünkü ca

Bir cami neleri kuşatır

Arapça toplama, bir araya getirme, biriktirme anlamındakicemm kelimesinden câmi': toplayan, saran, kuşatan; Müslümanların, içinde ibâdet ettikleri yer olmak anlamında ise kaplamak, sarmak, kuşatmak demektir. (Bkz.: Mertol Tulum, Arapça ve Farsça'dan Osmanlı Türkçesi'ne Alıntılar Sözlüğü, Ketebe, İstanbul 2023)Peygamber Aleyhisselam'ın "Yeryüzü bana

'Algılamak, Hak'ta yükseliş esnasında sana gelen şeyi almandır'

Tevhidin, kevn'den(var olmak'tan) yaratma, var etme anlamında tekvinî olduğunu ve "birlikte çeşitlilik / çeşitlilikte birlik" işleyişi içinde, henüz çok azı hakkında bilgi sahibi bulunduğumuz kozmostan, ferdî eylemlerin tümüne kadar yayıldığını bir kez daha tekrarlayarak, şeriatlara dolayısıyla inanışlara mahsus "teklif"lere de tevhidin ortak bir z

Sanatın yolunda olanlar

Önceki yazımızda, mimaride oran kelimesinden yapıdaki en küçük parçanın bütünle olan uyumunun kastedilmesindeki gibi, büyüklerimizin de idrake dahil olan güçlerin ona uyumunu kastettiklerini belirterek, Molla Sadrâ'nın idraki oluşturan güçler listesini örnek olarak zikretmiştik. İdrakin cemaati ya da ümmeti olarak zikredebileceğimiz şuur, tasavvur,

Cilalı bir söyleyiş: Tevhit sanatı

Sanatın insanın nefsine, sanat nazariyatı ve eyleminin ise onun idrakine has olduğu bilindiği halde yine de tevhit ve sonuç yani eser konusunun öncelik bakımında tartışmalı olduğunu söylemiştik. Ki bu tam da daha önce değindiğimiz "Tasvir yapmak yasaktır" sözünden hemen resim yapmamanın anlaşılmasıyla başlayan sanat probleminin ilk basamağıdır. Zir

Müslüman sanatlarında tevhit hedef mi sonuç mu

İnsanlar idrak gücünde ortaktır ama idrakin oran, usul ve esasında ortak değildir; zira idrak her insana, topluma, medeniyete; dile, inanca, ahlaka, siyasete, faydaya vb. göre farklılaşır. Nitekim sûret kelimesine sözlük esasında Arapça gibi Semitik bir dil olan İbranca'dan baktığımıza da idrak cihetinden aynı sonuç ortaya çıkmaktadır. Örneğin Maim

Kendi zamanımızın sanatı hakkında başımızı ağrıtan kelimeler

Yaratılmış her şey anlamında varlık bir(er) ayetten ibarettir. Bu manada kainat (âlem, kozmos) ve insan da genel ve özel planda önce birer ayettir. Ayete kelime denmesine de bağlı olarak bu hakikatin, kelime olan insana verilen kelimelerin maddi ya da manevi, akli ya da zihni tüm tutumlarında, eylemlerinde ve bilkuvve yönelimlerimde belirleyici old

İznik'te bir üniversite hayali

Papa'nın İznik'i ziyareti hakkında kendisine mikrofon uzatılan bir vatandaşımız, bu ziyaretin turizmi hareketlendireceğini ve gelirlerini artıracağını söylüyordu. İznik'i bilenler buranın tarım yönünden çok bereketli olduğunu; özellikle 6 Şubat depreminden sonra "taşı toprağı altın" bilinerek şehirden kaçılacak ilk yer haline getirildiğini iyi bili