Ömer Lekesiz

Yeni Şafak

Sanatın yolunda olanlar

Önceki yazımızda, mimaride oran kelimesinden yapıdaki en küçük parçanın bütünle olan uyumunun kastedilmesindeki gibi, büyüklerimizin de idrake dahil olan güçlerin ona uyumunu kastettiklerini belirterek, Molla Sadrâ'nın idraki oluşturan güçler listesini örnek olarak zikretmiştik. İdrakin cemaati ya da ümmeti olarak zikredebileceğimiz şuur, tasavvur,

Cilalı bir söyleyiş: Tevhit sanatı

Sanatın insanın nefsine, sanat nazariyatı ve eyleminin ise onun idrakine has olduğu bilindiği halde yine de tevhit ve sonuç yani eser konusunun öncelik bakımında tartışmalı olduğunu söylemiştik. Ki bu tam da daha önce değindiğimiz "Tasvir yapmak yasaktır" sözünden hemen resim yapmamanın anlaşılmasıyla başlayan sanat probleminin ilk basamağıdır. Zir

Müslüman sanatlarında tevhit hedef mi sonuç mu

İnsanlar idrak gücünde ortaktır ama idrakin oran, usul ve esasında ortak değildir; zira idrak her insana, topluma, medeniyete; dile, inanca, ahlaka, siyasete, faydaya vb. göre farklılaşır. Nitekim sûret kelimesine sözlük esasında Arapça gibi Semitik bir dil olan İbranca'dan baktığımıza da idrak cihetinden aynı sonuç ortaya çıkmaktadır. Örneğin Maim

Kendi zamanımızın sanatı hakkında başımızı ağrıtan kelimeler

Yaratılmış her şey anlamında varlık bir(er) ayetten ibarettir. Bu manada kainat (âlem, kozmos) ve insan da genel ve özel planda önce birer ayettir. Ayete kelime denmesine de bağlı olarak bu hakikatin, kelime olan insana verilen kelimelerin maddi ya da manevi, akli ya da zihni tüm tutumlarında, eylemlerinde ve bilkuvve yönelimlerimde belirleyici old

İznik'te bir üniversite hayali

Papa'nın İznik'i ziyareti hakkında kendisine mikrofon uzatılan bir vatandaşımız, bu ziyaretin turizmi hareketlendireceğini ve gelirlerini artıracağını söylüyordu. İznik'i bilenler buranın tarım yönünden çok bereketli olduğunu; özellikle 6 Şubat depreminden sonra "taşı toprağı altın" bilinerek şehirden kaçılacak ilk yer haline getirildiğini iyi bili

Papa gelmiş neyime

Papalık Hristiyanlığın en büyük ve politik olarak bağımsız bir kurumudur. Bu kurumun başındaki kişiye de papa denir. Geçtiğimiz Nisan ayında ölen papa, Hıristiyanlıkta yeni dispozitifin belirlendiği 1. İznik Konsili'nin (20 Mayıs – 25 Temmuz 325) 1700. yıl dönümünde İznik'te olmayı planlamış, ömrünün vefa etmeyeceğini anlayınca kendisinin yerine ge

Halk Hikayeleri'ni adam etmek…

Önceki yazımda, bizdeki Batılılaşmanın gerek Osmanlı'da gerekse yeni Türkiye'de bizzat devlet eliyle hakim kılınmaya çalışıldığını, "içimizdeki Danimarkalılar"ın da bu çalışmaya en büyük desteği verdiklerini söylemiştik. Bunun tipik bir örneğini de yine N. Ahmet Özalp'in kayıtlarından iletelim.Ama önce şu ilginç durumu tekrar vurgulayalım: Halk Hik

'Sazım düzen tutmaz, tel bozuk bozuk'

Ordu eliyle yapılan fetih, istila ya da işgallerin, öncelikle halkın günlünde ya da en azından bilgisinde yer tutan dini yapıları yeni gücün dini ve siyasi anlayışına göre değiştirdiği malumdur. Ancak görünür olanın değişimiyle yetinilmez, görünenin diğer duyulara olan etkisine göre işitmeler, tatlar, kokular… da değiştirilir. Asıl bu düzeylerdeki

'Yıkılmış aşiret il bozuk bozuk'

Her kültür kendi başına yani müstakil bir bütündür. Bu bütün, idraki oluşturan şuur; tasavvur; ezberleme; hatıra ve hatırlama fiili; marifet; fehim; fıkıh; akıl; hikmet; dirayet; zihin; fikir; sezgi; zekâ; fitnat / zihinî açıklık; hâtır; vehim; zan; ilmelyakîn - aynelyakîn - hakakkalyakîn; bedahat / apaçıklık; evveliyat; hayal; reviyye / etraflıca

Savaş ortamında kültürü düşünmek ve yazmak

Yaşadığımız şu zamanda dünyamızın yakın ve uzak coğrafyalarında Müslüman halklara yönelen zulümler, savaşlar, soykırımlar… nedeniyle ümmet olarak bir ateş çemberinin içinden geçtiğimizi Yeni Şafak gazetemizin hemen her köşesinde ve her fırsatta dile getiriyoruz. Çünkü elinizde tuttuğunuz bu gazete "Türkiye'nin Birikimi" olma iddiasındaki bir gazete