Mustafa Sabri Beşer

Star

Her yerde görülüp hiçbir yerde fark edilmeyen şeyin adı neydi

Yıl 2006. Hollanda Kültür Bakanlığı'nın davetlisi olarak gittiğimiz bir kültür organizasyonu sonrası, dönüş saatlerinde, Hollandalı Bakan Yardımcısıyla yapılan kısa bir sohbet, yıllardır içimde yankılanan bir zihinsel işgal alarmı gibidir.Bize döndü, "Türkiye'nin nüfusu 76 milyon (2006). Ortalama kitap okuma oranınızı biliyor musunuz" diye sordu.Su

Kimliğini rehin verenler için ince talimatlar

Bazı kayıplar gürültüsüz yaşanır; kimlik kaybı gibi. Ses çıkarmaz, iz bırakmaz; usulca sızar.Bugün, başkalarının yazdığı hikâyelerde figüranlık etmeye gönüllü olanlar için hazır kullanım kılavuzları üretiliyor.Ve ne yazık ki talep, arzı utandırıyor...Bakan Yusuf Tekin'in, "toplumsal cinsiyet eşitliği" adı altında LGBT dayatmasına karşı net bir tavı

Bu kafayla helâk kaderiniz olur!

Bazı anlar vardır ki sadece yer değil, hakikat de sarsılır. Bazen yeryüzü çatladığında, insanın inşa ettiği bütün yalanlar da çöker. Beton yığınlarıyla birlikte anlam haritaları da enkaz olur.Çünkü insan yalnızca toprağa değil, bir manaya da yerleşir. Ve kimi zaman o mana, yerle birlikte gömülür.99'un ağustos gecesinde, nişanlı, genç ve hayata henü

"Onun bunun çocukları neden susmuyor"

Bu coğrafya kendi genetiğiyle barışmanın, mazisini hatırlamanın ve alnındaki secdenin anlamını yeniden keşfetmenin eşiğinde. Milletin sesiyle, köküyle, imanıyla tekrar buluştuğu her an, birilerinin de uykusu kaçıyor.Ne zaman bu millet tarihini kucaklamaya niyetlense, ne zaman geçmişiyle yüzleşmek değil, helalleşmek istese, aynı köhne zihin, aynı ko

Kültürü turizmden ayırırsak aç mı kalır

İşimiz kültürle, meselemiz sosyolojiyle."Kültür" ile kurulan ilişki, tanıtıma, gösteriye ve döviz girdisine indirgenmiş durumda. Kültür ve Turizm Bakanlığı ifadesi bile, bu ikilemin kurumsallaşmış hâli.Ne hazindir ki bugün "kültür" denince kamuoyunun zihninde ilk canlanan şey: turizm.Bu bakanlık ikiye ayrılsa, "kültür aç kalır" endişesi dillendiril

Laiklik bir tebeşire yenilecek!

Bir milletin çocuğunu dönüştürmek istiyorsan ne tank gerekir ne tüfek.Bir öğretmen yeter. Ama öyle herhangi biri değil."Tarafsızım" deyip LGBT broşürü dağıtan,"Çağdaşlık" deyip başörtüsüne burun kıvıran,"Bilimsellik" deyip Kur'an'a öcü muamelesi yapan bir "modern devrim fedaisi" yeterlidir.Ve Türkiye, uzun yıllar bu pedagojik sömürge planının deney

CHP'li iş adamına Arşimet'in çubuğunu uzattım!

Geçenlerde bir masaya oturduk; mecburiyetten, kendi isteğim değil. Masada "fanatikliğiyle bilinen" CHP'li bir iş adamı da varmış.Bak işte orada kıvılcım çaktı, deyim yerindeyse "münazara moduna" geçtik."İslam çok zor bir din," dedi. "O yüzden kimse yanaşmıyor."Ben de "Kolay, taptaze, hem de şerbet gibi," demeye çalışınca çetin ceviz çıktı.Kalktı de

21 günde sen ne yaptın

Son 21 günde Gazze'de 500'den fazla çocuk katledildi.Bu cümleyi okudun!Belki başını eğdin, belki gözlerini kaçırdın.Bir istatistik değil.Bu, toprağa düşen bir oyuncak, kan içinde kalmış bir pijama, sessizce haykıran bir anne, göğe savrulan bir çocuk kokusu.Bir baba, gövdesi ikiye ayrılmış evladının alt yarısını battaniyeye sarıyor. Üst yarısı hâlâ

Kelek mahsul, paparazzi ve desise!

Yahu ne hikmetse, gençleri "hadi sokaklara!" diye gazlayıp, ardından "ah vah, gözaltına aldılar" diye timsah gözyaşları döküyorlar.Yahu sen değil miydin bunları sokağa sürenSonra da feveran ediyorsun.Bu ne cüret, bu ne pespayelikGençleri kendi emellerine, kendi çıkarına alet edip sonra da ortada bırakmak, kelimenin tam manasıyla bir dalavere değil

Yalancı Mesihlerin illüzyonu!

Sayın okuyucu, aslında bu mevzulara çok bulaşmak istemiyorum. Ama bakıyorum ki herkes "toplumu dönüştüreceğiz" diye ortaya çıkmış, ortalık toz duman... Sosyolojiye temas etmeye çalıştıkları için ben de iki laf edeyim diyorum.Hani şu "kurtarıcı" pozlarında gezen tipler var yaMeydanlarda, salonlarda bol keseden nutuk atarlar, milleti ayağa kaldıracak