Mustafa Sabri Beşer

Mustafa Sabri Beşer

Star
Yaşam 273 yazı 0 takipçi

Dünün dinsizleri neden dindarlaştırılıyor

Oda TV'de Hürrem Elmasçı imzasıyla yayımlanan bir yazıya denk geldim. Okulların tatile girmesini vesile ederek, yıllarca Müslümanlara sistematik baskılar uygulamış, masonluğu resmî belgelerle kayıt altına girmiş Hasan Ali Yücel hakkında ballandırılmış bir yazıydı bu. "Halk adamıymış, Mevlevi'ymiş, kültür insanıymış..."Evet, tam o an söz namluya sür

Şiilik 17'ye vurursa kıble kayar; kazanan pusula üreticisi olur!

İran-İsrail savaşı başladığından beri dünya medyası, yeni bir sıcak cephe bulmuş gibi üzerine atladı. Oysa ortada ne bir provokasyon vardı ne bir askerî gerekçe. Organize terör çetesi İsrail, birdenbire İran'ı bombaladı.Bomba seslerinden önce kulaklara fısıldanan, zihinlere işlenen bir hikâyedir bu. Ve ne yazık ki Müslüman milletler, bu hikâyede ya

Erdoğan'ın konuştuğu millet, hangi millet

Ya sıcak gündemleri bir sosyoloji ve kültür değirmeninden süzerek yazılarımı kurguluyorum ya da salt toplumsal zemin üzerinden inşa etmeye çalışıyorum. Bu meyanda, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın son tahlilde sarf ettiği sözler üzerinden bir disiplin okuması yapmaya niyetlendim.Peki, geçmişin yapı taşlarıyla bugünün konuşmaları arasında doğrudan bir bağ k

Musa'nın beş adamı İran-İsrail savaşında!

Herkesin dili aynı menzilde; İran mı, İsrail miHer füzede bir ayet parçalanıyor, her analizde bir yetim susturuluyor. Pürmelali müşahede ettikçe de zihin yuvalarımda Halil Cibran yankılanıyor.Kimse Gazze'yi konuşmuyor!Kimse Madleen gemisini, çocuk cesetlerini, kurbanlık bakışları hatırlamıyor!Ebu Ubeyde'nin parmağı gözümün önünde...Doğrudan beni iş

Sistemde günahkâr kalmak esastır!

Bir yazım daha havalimanına denk geldi. Fakat bu kez İstanbul'un steril, sistematik estetiğinde değil; Cidde Havalimanı'nda, hac dönüşü telaşının mahzunlukla karıştığı bir sabahın ardından...Gecenin üçünden beri ayaktayız.Kâbe'de kılınan son sabah namazının kalbimizde bıraktığı titreşim henüz dinmeden, telâşla ve neredeyse hoyratça yollara düşürüld

Bu Dem bizim Dem! Ama biz o demde değiliz

Hacca gelirken, günün demini "gündemleri, tartışmaları, haberleri, yorumları" geride bırakmayı başardım.Kalbimin kıyısında bekleyen, zihnimin derinliklerinde küllenmiş gibi duran ama hiç sönmemiş bir başka "dem" vardı!Arafat'a kadar takip ettiler.Sustum, yürüdüm, arındım...Ve Arafat'ta dündemler de sustu.Ama içimde bir "dem" kaldı; özdem!Gazze, Müs

Tarihler MÖ 2025'i, MS 0001'i gösterirken

Bu bir takvim değil; bir kıyamdır.Bu bir tarih değil; bir doğuştur.Bu bir sayfa çevirme değil; bir defter yakmadır.Tarihler MÖ 2025'i, MS 0001'i gösterdiğinde, dünya yine dönüyordu, insanlar yine konuşuyor, para yine el değiştiriyordu. Ama ben... Artık aynı yerde değildim.Yeryüzünde ayaklarım sabit, ama gökyüzünde ruhum başka bir koordinata geçmişt

Mekke'de mazgala düşen notlar!

Mekke'deyiz.Her adım bir hafıza, her nefes bir muhasebe.Her milletten yüz binlerce kul... Kiminin kalbinde tevbe, kimi arınıyor, kimi akıyor kalabalıkla.Sabah kafilemizle birlikte ziyarete çıktık.İlk durak, Resulullah Efendimizin (s.a.v.) doğduğu ev. Şimdilerde bir kütüphane olarak anılsa da her yanı kapatılmış, yakınına bile yaklaştırılmıyor; yıkı

Mekke'de zulüm var!

Mekke karanlık... Mekke adaletsiz...Kız çocukları diri diri toprağa gömülüyor, cehalet babalarını taklit ediyor.O (s.a.v.), adaletsizlikten, kirlilikten, zulümden kaçıyor bir dağın kalbine.Yüzünü değil, ruhunu saklıyor o mağarada."Görmeyeyim, şahit olmayayım" değil yalnızca; "kirlenmeyeyim, kirletmeyeyim" diye çekiliyor Hira'ya.İnziva bir arayış ol

Leylekler gibiyiz

Ve işte, şehirlerin anasındayız... Mekke'de.Allah Resulünün hicret ederken dönüp tepeden baktığı, "Sen benim için şehirlerin en sevimlisisin. Eğer kavmim beni çıkarmasaydı senden ayrılmazdım," dediği beldede.Hz. İbrahim'in duasıyla korkulardan emin kılınan, dünyanın dört bucağından meyveleri celbeden, insanların kalplerini kendisine aşk gibi taktır

İki güneşli şehir

Gündemleri ardımda bırakmayı başarıyorum galiba.Ama dündemler...Tarihe gömülmemiş ne kadar iz ne kadar sızı varsa içimde tırmalamaya devam ediyor.Bazen bir hurma gibi çatlatarak, bazen taşın kalbini oyan kök gibi sessizce; dündemler gölgemi bile bırakmıyor.Bu şehirde iki güneş var.Biri gökte duruyor; sabah doğuyor, akşam batıyor. Isısını toprağa, ı

Bir misafirliğin başlangıcı

Bu satırları havalimanından yazıyorum. Bir misafirliğe gidiyorum...Masivayı, dündemleri ve dahi gündemleri, dertleri, tasaları, alacak-verecek hesaplarını ardımda bırakabildiğime ikna edebilirsem; kabul buyururlarsa misafirliğe gidiyorum.Siz bu yazıyla buluştuğunuzda, nasip olur ve kabul olunursa, Resulullah'ın misafiri sıfatıyla O'nu selamlıyor ol