Mustafa Sabri Beşer

Star

Aklın kirazla imtihanı!

Geçtiğimiz günlerde muhtemelen toplu olduğunu düşündüğüm bir e-posta aldım. Ya da yazılarımın muhtevası İslam'ı çağrıştırdığı için şahsıma özel gönderilmiş de olabilir. Ancak yine de toplu olduğunu düşünüyorum; çünkü muhatap belirtilmemiş.E-postayı gönderen kişi, mesajını "Deist Falanca Kişi" imzasıyla bitirmiş. İsminin önüne unvan niteliğinde "Dei

Bir sepete kaç Fergani sığar

Duygular yoğun, yürekler yanık...Tarih kitapları, yalnızca mefkuresi olanları yazar; yere saplanıp kalmışların yazgısı ise çürümeye mahkûmdurVe fakat sen, yerden bir an olsun başını kaldıramayanlardansın.Hayallerini gölgede bırakanlarla dost olmayı seçersin.Gazze'de yanan ateşin ısısı size ulaşmaz; kalpleriniz taş kesilmiştir.Ey susturulmuş akıllar

Külleri üfleyen sığır baronları

Malumunuz, Amerika cayır cayır yanıyor.Neresinden baksanız, mangalda köz kalmayacak.Artistlerin ve futbolcuların, büyük zenginlerin malikaneleri yanıyormuş!Ee, zaten hayatları da birer gayya çukuru değil miMerhum Erbakan Hoca'nın kulakları çınlasın: "Bana ne Amerika'dan!"Fırsattan istifade ben de malumatfuruşluk yapayım: Los Angeles'ta "yangın" yan

Siz de bizim Lebetleştiremediklerimizden misiniz

Bugün bir kavimden bahsedeceğim...Hiç duymadığınız, ama yanı başımızda sessizce büyüyen bir kavimden...Lebetler.Evet, doğru duydunuz.Bu isimle ilk kez karşılaşıyorsunuz.Ama onlar, aramıza salınmış; kökleri, insanlık tarihinin derinliklerine kadar uzanıyor. Zaman zaman zayıflıyorlar, zaman zaman ise güçlerini katlayarak geri dönüyorlar.Ve en kuvvetl

Diyet listesi: Günde 3 öğün çıplaklık, mahremiyet 0 kalori!

Tanzimat; düzenleme, tanzim etme. Ama neyi Ve fakat kiminle Kime karşıDediler ki, "Aman efendim, şu Batı ne kadar da medeni! Kadınları süsleyip podyuma çıkarıyorlar, flört ediyorlar, kadın erkek el ele geziyorlar. Siz niye böyle geri kaldınız ki Hadi siz de aynısını yapın!"İşte böyle başlıyor aile diyetimiz!Onlar söyledi biz uyguladık.Öyle ya tanzi

Şam mı rüya, Paris mi yalan

Bir zamanlar her şey batıya bakıyordu.Sabah Paris, öğle Londra, akşam New York.Kruvasanla başlayan gün, Thames manzarasında devam ediyordu birileri için.Şatafatlı bir akşam yemeğiyle ışıklı caddelerde son buluyordu laiklerin ve sekülerlerin yaşam biçimleri.Modernlik, bir düş gibi parlıyordu onlar için.Bu söylemler sadece birer hayalden ibaret olsa

Gassal: Bir varmış bir yokmuş!

Erotizm yok, sevgi var...Şiddet yok, muhabbet var...Cerbeze yok, felsefe var...Aldatma yok, bağlılık var...LGBT yok, aile var...Hırsızlık yok, yardımlaşma var...Uyuşturucu yok, sağlık var...Bel altı yok, zekâ var...Bütün bu yokları ve varları daha da uzatmamız mümkün.Nihayet yıllardır şikayetçi olduğumuz "var"ları barındırmayan "yok"ları ise hayatı

"Karımın kocası": v.100.1

Önceki yazımda, gündeme getirilmeye çalışılan 'Kültür Savaşlarını" sade bir şekilde ele alacağımı belirtmiştim.Gündeme getirmek istiyorlar çünkü ürkmüş durumdalar.Bilumum sol, Kemalist, laik ve dahi dinsiz tayfa son dönemde Bakan Yusuf Tekin'in taarruzundan fena halde paniklemiş durumdalar.MEB'in "Peygamber Sevdalıları Vakfı" ile yaptığı protokol g

Nevşin Mengü'nün hafızası ve "Kemalist Stalinistler!"

Zamanın geçişine sevinen iki insan vardır: mahpus ve asker.Onlar için zamanın geçişi, özgürlüğe yahut sevdiklerine kavuşmanın habercisidir. Bu iki istisna haricinde, zamanın geçişini bayram havasında kutlayan kimse ya gafildir ya da ahmak.Yılbaşı yaklaşıyor, dolayısıyla her sene olduğu gibi "geleneksel" tartışmalarımız yeniden alevleniyor. Tartışma

"Diyanet yıkılan caminin yapılmasını engelliyor!"

"İBB Bebek'teki araziyi Diyanet'e verdi: Cami yapılacak" başlığıyla Oda TV'nin "Özel" bir haber dosyasına denk geldim."Düğün değil, bayram değil; eniştem beni neden öptü!" refleksi harekete geçti.Öyle ya henüz seçim arifesinde değiliz. İBB ve cami haberi doğal olarak ilgi çekici değil mi Hele "Diyanet'e verdi!" ayrıntısı merak uyandırıcı.Devamı tam