Mustafa Karaalioğlu

Karar

Analize ihtiyaç duymayan sert bir mücadele dönemi

Problemler alt alta sıralandığında her zamankinden daha çok hukuka ve öngörülebilirliğe ihtiyacı olan bir ülkenin tam aksine ikisinden de uzak olması tarihin en büyük çelişkisi olsa gerek. Ne lazımsa o yok ne lazım değilse bolca var… Herhangi bir konuda çözümü ulaşmak da bu şartlarda imkansız. Ayrıca, problemlerin çözümü, hal yoluna konulması ve Tü

Bu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı!

Ülkelerin yolsuzluk karnesini takip eden ve her yıl açıklayan bir örgüt var; Uluslararası Şeffaflık Örgütü… Bu yıl da listesini açıkladı ve Türkiye'nin 2025'te 31 puanla 124. sıraya gerilediğini ilan etti. 2024'te de 34 puanla 107. sıradaydık. Sadece bir önceki yıla göre düşüş bile inanılmaz. Tam 17 basamak aşağıya inmişiz.Biz ise aynı dönemde, "Bü

Problem biriktirerek geçip giden yıllar

Her gün yeni bir heyecan, sansasyon ve şok edici haberle uyanmak dünyada olup bitenlerle aramıza öyle bir mesafe koydu ki bu oyunu sevmeye bile başladık. Gündelik hayhuyu konuşmanın cazibesi hepimizi koskoca bir ülkenin sahip olduğu muazzam potansiyelin eriyip gitmesine aldırmazlığa alıştırdı.Elde kaldı siyaset…Bütün sorunların çözümü artık sadece

Maharet, evi depremden önce yapmakta

Deprem bölgesinin evleri üzerinden yürüyen tartışma neyi anlatıyor En başta hala deprem gerçeğinden ne kadar uzak olduğumuzu. İnsanlar niye senelerce depreme dayanıksız evlerde oturtuldu, sorusunun cevabını es geçtikten sonra gerisi boş konuşmadır. Anlamı da yoktur.Maharet depremden sonra insanlara yemek ulaştırmak, elbise vermek ve onlara yıkılan

Bahçeli'nin bir cümlesinin gittiği yer…

MHP Lideri Devlet Bahçeli çözüm sürecindeki çıtayı hiç düşürmeden ve kimin ne dediğine de aldırmadan yürüyor. Böylesi süreçlerde hedefe ulaşmanın şartlarından birisi de aldırmaz olabilmektir. Aksi takdirde tarihi kan, ölüm ve acıyla yoğrulmuş bir meseleden dönmek, yorulmak ve pes etmek her zaman ihtimal dahilindedir. Özellikle de sürecin siyasi get

Artık çözümün hızlanmasına mani bir hal var mı

Masanın üzerinde bir çözüm süreci var. Bir de Ankara'nın Suriye'de SDG'nin silahsızlanması, etkisizleştirilmesi ve eritilmesi talebi vardı. SDG birkaç hafta içinde, idare ettiği geniş topraklardan hızla çekildi ve iki bölgeye kadar geriledi. Arap aşiretleri SDG çatısından desteklerini çekti ve üç aşağı beş yukarı SDG, YPG'ye dönüştü. Aynı anda Suri

Ankara'da böyle anlaşmalarla ilgilenen birileri var mı

Bugünlerde keyifliyiz… Yakın coğrafyamızda; Suriye'de zamanında kendi başımıza açtığımız problemleri bir ölçüde halletmiş olmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Yaşayalım. Bu da bir gelişme elbette ve orada kendi kendimize ürettiğimiz sorunu aşacak kadar ağırlığımız var. Her fırsatta bölgede ve dünyada bizden habersiz adım atılamayacağını, biz olmadan hiçb

Demek tam 63 ay olmuş

Şöyle böyle sekiz yıldır ekonomik kriz içinde olduğumuz malum ve bu müzmin durum artık "normal" sayılıyor. Kriz halinin bu kadar uzun sürmesinin topluma ve piyasalara "normal" gelmeye başlaması da başka bir normal. Ancak, sıradan politikalarla ve biraz sorumlulukla bile sevk ve idare edilen herhangi bir ekonomide kriz en fazla iki yıl sürecekken bi

Çözüm yolunda duygusal kırılmalar…

Çözüm Süreci/Terörsüz Türkiye'nin tam olarak hangi aşamasında bulunduğumuza dair tahminde bulunmak zorlaşıyor. Baştan beri tahmin zorluğu vardı ama sürece dair en isteksiz görünen Cumhurbaşkanı Erdoğan bile kervanın yürümesine engel olmadı. Güçlü mesajlar vermemekle birlikte çözümün yanında saf tutmaktan geri durmadı. MHP Lideri Bahçeli'nin şiddetl

"Erken" seçime kadar geçecek değerli zamanlar

Yavaş yavaş bir tarih belirmeye başladı. Seçimin normal tarihinden altı-sekiz ay kadar önce yapılması ihtimali güçleniyor. Tabii, herşey yolunda giderse... Yolunda gitmenin ölçüsü de siyasette kontrolün o güne kadar Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın elinde olması demek. Yani, siyasi rakiplerine istediği gibi pres yapabilmesi, uluslararası konjonktürün lehin