İletişim ve halkla ilişkiler faaliyeti belirli sıklıkta gerekli ama abartıldığında işlerin yolunda gitmediğinin işaretidir. Çok konuşmak çok çelişki getirir ve hikaye kaçınılmaz olarak sürekli değişir. Bunun en yakın ve en bariz örneği de malum, ABD Başkanı Trump'ın bitmek tükenmek bilmeyen açıklamalarıdır. Sürekli konuşuyor ve sürekli büyük laflar ediyor, geride bıraktığı iletişim enkazına aldırmadan yeni hikayeler yazıyor. Benzersiz bir yalancı ve aynı zamanda tehlikeli bir manipülatör.
Dört haftayı aşan İran Savaşı'nın başkomutanı ama olup bitenleri onun sözlerinden anlamaya çalışmak beyhude bir çaba. Aynı gün içinde hem "kazandık", hem "kazanmak üzereyiz", hem "anlaşmak istiyoruz", hem de "İran anlaşmak istiyor ama artık çok geç" diyebilen bir adam. Hemen her günü böyle çelişkilerle geçiyor, ertesi gün yeniden başlıyor.
Bir ayın sonunda açıkça görülüyor ki İran saldırısında Trump'ın işleri hiç rast gitmedi.
Siyasi planları tutmadı, askeri hesapları şaştı, bütçe tahmini çuvalladı, süre de uzadıkça uzadı. Müttefiki Körfez ülkelerinin ateşe atılması hiç hesapta yoktu, o bile oldu. Hürmüz Boğazı'nın kapanma ihtimali de hesapta yoktu ve bu sadece ABD'yi değil bütün dünyayı ekonomik açıdan sıkıntıya soktu. Trump'ın yanlış savaşı hesapta en büyük rakibi Çin'e zarar verecekti ama tersi oldu. Pekin'e büyük bir ticari ve siyasi alan açtı. Savaşta geçen her gün, ABD'nin sınırsız olduğu zannedilen askeri kapasitesinin sınırlarını gösterir hale geldi. Muhtemel ki, böyle biterse ABD dünyanın gözünde savaşa başladığı günden daha az caydırıcı bir ülke olacak. Ve muhtemel ki en azından bir süre sağa sola sataşmaktan vazgeçecek.
Bununla da sınırlı değil... Trump İran'a saldırdıktan sonra NATO'daki ortaklarıyla da arasını bozdu ve şimdiye kadar onlara tepeden bakarken bu bencillik imtiyazını da kaybetti. İngiltere, Fransa, Almanya ve İtalya savaşa destek çağrılarına karşı açıkça dirsek gösterdi. Çatışmanın parçası olmayacaklarını birkaç kez tekrarladılar. Trump'ı yalnız bırakırken onun ısrarla sürdüğü saldırının meşruiyetini de sorguladılar.
İspanya Başbakanı Sanchez ise malum... İlk başta ve tek başına, Trump'a kapıları kapatarak savaşa dair küresel kanaatleri değiştirdi. "Kral"a çıplak olduğunu söyledi ve "Kral" da bunu ürpertiyle hissetti.
Kral deyince... Trump'ın rast gitmeyen işlerinden birisi de ülkesinde milyonların sokağa dökülerek

3