Okuldaki dehşetin zeminine bakma zamanı geldi de geçiyor

Okullardaki silahlı saldırıları gerçekten medyadaki mafya glorifikasyonu mı tetikliyor, yoksa derin sosyal sorunların yüzeysel bir belirtisi mi?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazar, Kahramanmaraş ve Şanlıurfa'daki okul saldırılarının kökeninde medyada şiddeti ve silahları normalizasyon eden dizi ve programlar görerek, gençlerin zihinlerinde çete hayatını role model haline getiren kültürel içeriğin acilen temizlenmesi gerektiğini savunuyor. Sosyal medya ve televizyonların çocukları silahlanmaya ve şiddete özendiren içerik üretiminin durdurulması, sıfır tolerans politikasının başlatılması ve toplumun şiddet zemininin yapısal olarak çözülmesi gerektiği iddia ediliyor. Ancak bu kadar karmaşık sosyal fenomenleri tek bir kültürel faktöre indirgenmek, medya etkisini abartmak değil mi?

Kahramanmaraş'ta bir ortaokulda yaşanan dehşet her şeyin önüne geçti. Eğitim sistemimizde başta "eğitim kalitesi" olmak üzere bir dizi problem hep vardı ama okulların silahlı saldırıyla gündeme gelmesi; çok fazla... Çok can yakıcı. Böyle saldırıların olabilmesi Türkiye için şok edicidir. Hepimiz şoktayız...

Hepimiz yastayız.

Önce Şanlıurfa'da oldu, dün de Maraş'ta... Umuyoruz ki bu seri, berbat bir dalganın başlangıcı değildir.

Bir dalgaya dönüşmesini önlemek için de yapacak çok iş var.

Önce, kendisi de bir öğrenci olan ve dün katile dönüşen çocuğu aynı okuldaki arkadaşlarının ve öğretmenlerinin canına kastedecek noktaya getiren şeyin ne olduğunu anlamak zorundayız. Öfke ve şiddeti beş silahla ve yedi şarjörle okul basarak yansıtan duygusuzluğu ve empati yoksunluğunu anlamaya mecburuz. Bir büyük problemin biriktiğini ıskalamadan olup bitenleri ciddiye almalıyız. "Zaten ciddiye alınacaktır" diyen sesleri duyuyorum ama kadın cinayetlerinden okullardaki akran zorbalığına kadar diğer büyük sosyal meselelerimizin bolca konuşulup gerçekte ise ciddiye alınmadığını unutmayalım. Böyle problemleri çözemiyoruz, bunu akıldan çıkarmayalım.

Yeni nesil mafyanın tam da okullarda şiddet yapanların yaşında çocukları ve gençleri kullandıkları, bunu internet üzerinden kolayca yapabildikleri, o çocukların da ellerine tutuşturulan hedefin kim olduğunu umursamadan sadece para için insanları öldürüp, işyerlerini ateşe verdikleri bir ülke burası. Böylelikle çevrelerinde sosyal statü kazandıkları ve başkalarını da bu kanlı mesleğe özendirdikleri bir ülke... Ve unutmayalım onca lafa onca boş vaade rağmen çocukların, gençlerin çete savaşlarının piyonu olması problemi hala çözülebilmiş değil aksine büyümeye devam eden bir meselemizdir.

Toplumun bir kesiminde böyle bir büyük problem varken okullara ulaşan şiddeti en başından, kaynağından ve acilen çözmemiz gerektiği tartışma götürmez bir gerçektir. Çünkü böyle bir zemin var, böyle bir ortam var ve böyle bir eğilim oldukça yaygındır.

Nereden başlayacağız Birçok noktadan başlamak gerekiyor ama en başta sosyal medya ve televizyonlar...

Bütün ekranları kuşatan ve sadece mafyayı değil, sorunları silahla ve şiddetle çözmeyi özendiren sayısız dizinin...

Kanun ve kural tanımayan "kahraman"ların...

Belinde silah, üstünde siyah takım elbiseyle racon kesen kirli sakallı gençlerin...