Murat Ağırel

Cumhuriyet

Gayrimüslimlerin evlerine çöküyorlar

Türkiye, 150 yıl önce gayrimüslimlerin yaşadığı on binlerce ev ve araziye sahip. Bunların birçoğu ya virane şeklinde duruyor ya da çoktan Hazine tarafından ihale ile satılmış durumda. Sadece anakkale Fethiye hattında, değil birkaç tane ev böyle bir sürü eski Rum köyü yerleşimleri bulursunuz. Bunun en büyük örneği de Fethiye'deki Kayaköy Rum Evlerid

Kitabı alamayan elensin mi

Bir üniversite öğrencisi... Adı ağlar Mert Ertuğ. Onun ve üniversitedeki arkadaşlarının yaşadıklarını duyunca çok üzüldüm. ünkü bu ülkede artık yaşananlara kızmaktan çok üzülüyorum. Herkes birbirinden para koparma derdinde. Buna tarihi kurumlarımız bile başlamış durumda. Soruyorum size: Bu ülkede eğitimde fırsat eşitliği var mı Cevabını üniversite

Taş taş üstünde kalmadı ama vicdanlar hala ayakta mı

Gece saat beşti. Telefon çaldı. Adana'da yaşayan babam arıyordu. "Oğlum" dedi, "ok büyük bir deprem oldu. Uzun sürdü, çok salladı". Bazı cümleler vardır, insanın hayatını ikiye böler. O cümleden sonra eski hayatım ve şimdiki hayatım diye ikiye ayrıldım. Televizyonu açtığımda ekranlarda rakamlar, haritalar, uzman yorumları vardı. Merkez üssü Kahram

Efes'i nefessiz bırakmayın

Ülkelerin zenginliğini sadece topraktan çıkan değerli madenleri satması ya da yüksek teknoloji ürünleri üretmesi belirlemez. Türkiye'yi büyük bir ülke yapan şeylerden biri de üzerinde bulunduğu bin bir medeniyetin yaşadığı topraklarda biriktirdiği kültürdür. Bakın para burada bulundu, modern Hıristiyanlık çağı burada başladı; Hititler, Hurriler, Ka

'Vergi' operasyonunda tuz koktu

Türkçemizde çok güzel bir deyim vardır: Tuz koktu. Antik dönemlerde tuz, yalnızca bir gıda değil, hayati, ekonomik ve siyasal bir unsurdu. Kıtlık dönemlerinde hayatta kalmayı sağladı, orduların beslenmesini mümkün kıldı, uzun yolculukların askeri seferlerin önünü açtı. Başta eski Türk geleneklerinde olmak üzere askerler için et bozulmasın diye tuz

Umut satmak serbest, hesap vermek zor

Bu köşede sizlere hayatın her alanında gerçeklerle seslenmeye çalışıyorum. Evet ekonomi kötü, evet adalete ekmek kadar ihtiyacımız var, evet Türkiye'nin yüzde 80'i zor bir hayat yaşıyor. Fakat bu zor hayatları anlatmak istiyorum. Sizleri sürekli ekonomik veriler, adliye koridorlarındaki sorunlarla boğamam. Elimde ilginç bir dosya var. ünkü dosya ra

Devlet hastanesinde sahte doktor

Bazen bir haber dosyası gelir; tek bir kişinin hikâyesi gibi görünür ama satır aralarına bakıldığında koca bir sistemin nasıl aksadığını anlatır. Osmaniye Devlet Hastanesi'nde görev yapan bir doktorla ilgili iddialar da tam olarak böyle. Doğrudan soruyorum: Bir doktorun diploması sahte olabilir mi Ne yazık ki doğrudan "Hayır" diyemiyorum. Anlatayım

İkinci el araçta bu dolandırıcılığa dikkat

Son dönemde ikinci el araba satış pazarında yaşanan dolandırıcılıkların haddi hesabı yok. Ben sanıyordum ki ekspertizlerle anlaşıp pert olmuş arabayı az kazalı ya da kazasız gösteriyorlar... Meğerse olay çok daha profesyonel ilerliyormuş. Yurtdışından getirdikleri arabalara trafiğe çıkamayacak durumdaki araçların numaralarını basıyorlarmış. Üstelik

Sahte e-imza ile Hazine arazisi satışı

Sahte belgeler ile kurum bürokratları adına çıkarılan e-imzalar ile yapılanları daha önce yazmıştım. Sahte diplomalar, ehliyetler, usta-kalfalık belgeleri... Bu hususta üç iddianame hazırlandı. Son iddianame örgüt iddianamesi. Ancak ilk gün de söyledim ve söylemeye devam edeceğim: Bu sahtecilik çarkını kuran kişilerin bu işleri sadece "Diploma yapa

Küfürlü şarkılar ve çocuklardaki tehlike

Biraz adli olaylardan, siyasetten sıyrılıp uzun zamandır aklıma takılan bir sorunu dile getirmek istiyorum. Açıkçası birçok kişi açısından toplumsal sorun olsa da nedense gazetelerde televizyonlarda bu soruna değinen kimse yok. Bakın bugün sokakta, okul servisinde ya da bir evin salonunda durup 6-7 yaşındaki bir çocuğun konuşmasına kulak verdiğimiz