Ahbap soruşturması: Cadı avı isteyenler var

Ahbap soruşturması başladı başlayalı bir cadı avıdır sürüp gidiyor.

Herkes birbirini suçluyor. "Sen destek verdin", "Sen çağrı yaptın" diye paylaşımlar yapılıyor. İnsanlar hedef gösteriliyor.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ise bu kaosa rağmen ayakları yere basan ciddi bir soruşturma yürütüyor.

Bir dönem destek veren ünlü isimler sabaha karşı şafak operasyonuyla değil de ifadeye çağrılarak bilgilerine başvuruluyor.

Demek ki neymiş, insanlar paldır küldür gözaltına alınarak değil de ifadeye çağrılınca da koşa koşa ifade vermeye gelebiliyormuş.

Bunu da görmüş olduk.

Keza bu cadı avının hedefinde ben de varım. Bir süredir sosyal medyada bilinen bilinmeyen isimler sürekli benim ismimi öne atıp gözaltına alınmam için uğraş veriyor.

Sırf "Kızılay Ahbap'a çadır sattı" haberim nedeniyle benim bu düzene destek verdiğimi söylüyorlar. Efendim, çadır satan Kızılay değilmiş; Kızılay adır AŞ adlı iştirakiymiş!

O zaman yandık arkadaşlar.

Başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere çadır satılma işini kabul edip tepki gösteren bir sürü devlet yetkilisi var.

Hayır, o zaman dönemin bakanları Hulusi Akar ile Fahrettin Koca, deprem zamanı Haluk Levent ile sık sık görüntü verdi. Onlar da mı Ahbap'ın önünü açmış oluyor

İFTİRA ABALARI

Keza dönemin Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, dönemin bakanı Mustafa Varank, dönemin Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın...

Geçiniz bu iftira çabalarını.

Dedim ya başsavcılık bu hedef göstermelere atlamadan aklı başında bir soruşturma yürütüyor.

Ahbap soruşturması, uzun zaman sonra tüm kamuoyunun üzerinde uzlaştığı bir dosya oldu.

Soruşturmanın evveliyatı, Şile Belediyesi'nin düzenlediği "Şile Bezi Konseri" soruşturmasına dayanıyor.

Konseri düzenleyen firmalardan biri olan Berkant Acil'in (Haluk Levent'in kardeşi) ve çalışanı Yeliz Kaya'nın banka hesaplarındaki hareketler, izahı yapılamayan büyük tutarlı paralar, hatır çekleri, hesaplara giren kaynağı belirsiz milyon dolarlar ve sanatçılara ödenen ancak belediyeye ödenenden yüksek gösterilen tutarlar var.

Soruşturma savcısı, kişiler arasındaki bağlara iyi çalışmış. Yeliz Kaya'nın Haluk Levent ile olan bağ dokusu genişliyor. Soruşturmada muallak kısımlar yok değil. Av. Ece Güner, Babala TV sahibi Oğuzhan Uğur'un tutuklu yargılandığı bir soruşturmada Esin Önder ağlayan ve Başaran Holding yetkililerinin tutuksuz yargılanması düşündürücü.

Neden tutuklu değiller sorgulaması değil; aksine, o kişiler neden tutuklandı sorgusu bu.

Bu dosyada asıl odaklanılması gereken, sosyal medyada yürütülen linç kampanyaları ya da siyasi kamplaşmalar değil; savcılığın ortaya koyacağı somut deliller ve yargılamanın sonunda verilecek karardır.

Hukukun temel ilkesini unutuyoruz, herkes için masumiyet karinesini yok sayamayız.

Kimse sosyal medya etiketleriyle suçlu ilan edilemeyeceği gibi, kimse popülerliği ya da geçmişte yaptığı yardımlar nedeniyle hukuki denetimin dışında da tutulamaz.

Dosyadaki iddialar delilleriyle birlikte yargı önünde tartışılmalı, suç işlediği tespit edilenler hesap vermeli, hakkında suç unsuru bulunmayanlar ise kamuoyu önünde yıpratılmamalı. Bu kadar basit aslında.

ünkü bunu uzun yıllardır yaşıyoruz. Daha dosya karara bağlanmadan insanlar yargılanıp, karalanıp haysiyetleri paramparça ediliyor.