Mine G. Kırıkkanat

Mine G. Kırıkkanat

Cumhuriyet
Yaşam 151 yazı 4 takipçi

Asker ciğeri, müstebit yüreği

Keyif ehli Yutania adası, sevişmeyi savaşmaya yeğleyen müstebiti Tzatziki Keftedes az gönülsüz de olsa savaş hazırlıklarını sürdürüyordu.Keftedes, Ezya arşipelinin en yoksul ve en çilekeş ahalisini barındıran Mikronezya'nın durup dururken niçin Yutania'ya saldırmaya kalktığını gayet iyi biliyordu: Ulu Çoban Muktedir Makropiç, anımsanmayacak kadar u

Avamgart Türkiye

2006 yılıydı. Aramızdan ayrılanların sayısı, kalanların sayısını henüz aşmamıştı. Tüm sevdiklerim hayattaydı ve CHP'nin başına çöreklenen Deniz Baykal, çöreğine yapışmıştı. Şahsım daha "Ben ekonomistim" buyurmamış; "Nas da nas" diye tutturmamış, ceplerimiz boşalmamıştı. Çiçek Bar'da ayda bir, bir aylık maaşımızı masada bırakmadan buluşabiliyorduk.M

Ceza ödüldür bazen

Merkez Pastanesi'nin "pilot koltuğu"nda oturma rekoru kıran İhtiram Beşbasar, hiç bahis kaybetmeyen eşsiz kumarbazlığına karşın kılıbık olmaktan mutsuz bir kılıbıktı.Mutsuzluğu Yol iktidarının en sözü geçen muktedirlerinden biri olunca artmış; cadaloz karısı Muhtereme Beşbasar kendisini MP'deki yardımcısı Liman Von Koka ile aldatınca tavan yapmıştı

Cumhuriyete doğru

1 Mart 1921 günüydü. Kurtuluş Savaşı'nın en kritik muharebeleri sürüyordu. Başkomutan Mustafa Kemal Paşa, düzenli ordudan önce kurulan Büyük Millet Meclisi'nin ikinci çalışma yılını şu sözlerle açtı: Baylar! Batıda Yunanlılar, güneyde Fransızlar, onların silahlandırdığı güney Ermenileri, doğuda Ermeni birlikleri, işgal bölgelerinde sınır boylarında

Eteğin saçağı, askerin kaçağı

Ezya arşipelinin en küçük, en yoksul, en sömürülmüş adası Mikronezya'nın ordu toplayıp savaş açmaya hazırlandığından sonunda kadim düşman ada Yutania'nın da haberi olmuştu. Yutania'nın keyif ehli bir ahalisi olduğu gibi, müstebiti Tzatziki Keftedes de rahatına düşkün ve eğlenmeyi seven muktedirlerle çevrili bir çobandı. Haber, Tzatziki Keftedes'in

Kurtuluşa doğru...

1919'da düşmanın işgale başladığı yurt sathında cesurların yaktığı çoban ateşlerini Kuvayı Milliye'nin ateş gücüne katmak için halkı örgütleyen Mustafa Kemal Paşa; 4 Eylül'deki Sivas Kongresi'ni şu sözlerle açıyordu: Sayın Baylar!Yurdun ve ulusun kurtuluşu amacına yönelmiş zorlayıcı nedenler, sizleri, bunca güçlük ve engeller karşısında Sivas'ta t

Doğu cephesinde yeni bir şey yok...

Türk Dil Kurumu, yandaş yetersizlerle doldurulmadan önce yetkin yazar ve ozanların çalıştığı; Türk edebiyatının yolunu aydınlatan ve kusursuz dilbilgisi öğreten saygın bir kurumdu. 1960'lı yıllardaki efsane çalışmalarından biri, büyük ozan Behçet Kemal Çağlar'ın emek verdiği "Atatürk'ü bugünün diliyle konuşturmak" oldu. Çağlar, varlığımızı borçlu o

İletişimde her yol mübah

Tanrı Ol'un yeryüzündeki varisi, yediemini ve dahi gayri meşru oğlu Ulu Çoban Muktedir Makropiç; bizzat devirdiği Mikronezya ekonomisini doğrultmak için son çare, savaşa hazırlanıyordu.Ancak gözüne kestirdiği kadim düşman ada Yutania, keyif ehli olsa da arkasında Ezya arşipelinin ikinci dev ekonomisi ve askeri gücü Germania vardı. Dolayısıyla Makro

Günah beşiği, tevbe eşiği

Mikronezya'daki Yol Partisi istibdadının işlerini yola koyan Yol inancı pratik bir din ve tanrısı Ol, anlayışlı bir ilahtı. Kutsal broşürdeki "tevbe ayeti", günah çıkaran müminlere kutsal damacanadan üç yudum Ulu Çoban sidiği içip arındıktan sonra yeniden günah işleme olanağı sağlıyordu. Arındıran sidik tabii ki Muktedir Makropiç'in idrarı olup, ad

Fethiyeli Yunus Nadi

"Uzak ve küçük bir hatıraya dayanarak çok bilinenin yanında az bilineni anlatayım. Anadolu'da, Milli Mücadele henüz emekleme devrindedir.Yunus Nadi, İstanbul'da Yeni Gün'ü çıkarıyor, ben de bu gazetede gece sekreteriyim. Vazifem, son telgrafları toplayarak sahifeyi yaptıktan sonra, sansür dolayısile yahut dava uğrunda, gazeteye koymayı doğru bulmad

İşgal eden mi, ettiren mi suçlu

Türkiye ve Yunanistan devletleri, tam yüz yıldır gayet kullanışlı bir düşmanlıktan besleniyor. Birinin hükümeti ne zaman içeride dara düşse, hooop tarihsel düşmanın sınırsal bir ihlali, işgali, tacizi vb. imdadına yetişiyor. Göklerde it dalaşı, denizlerde su güreşi falan derken milli duygular şahlanıyor ve zordaki hükümet, içeride yediği naneyi unu

Asker oldu, piyade

Muktedir Makropiç, Mikronezya'daki istibdadın bekasını düşünmekten helak olmuştu. Bizzat tetiklediği ekonomik fecaatı doluya koysa almıyor, boşa koysa dolmuyordu. Şahsına ait adada zaten dolu olan bir Saray kasası kalmıştı. Merkez Pastanesi ve halkın cebi tamtakırdı. Ulu Çoban, büyük buhranlarda son çarenin ne olduğunu bilecek kadar ekonomistti. D