Mehmet Çelik

Mehmet Çelik

Milliyet
Kültür-Sanat 51 yazı 0 takipçi

Saatlerde Japon estetiği neden yükseliyor

Saat dünyasında bir zamanlar iyi tasarım denildiğinde akla kusursuz simetri, parlak yüzeyler ve ilk bakışta etkileyen ayrıntılar gelirdi. Ustalık, büyük ölçüde kendini görünür kılmanın sanatına dönüşmüştü. Özellikle kadranın ortadan kaldırıldığı iskelet saatler gösterişe dönüşmüştü. Halen öyle ama giderek daha fazla saat tam tersini yapıyor. Göster

Tefekkür nesnesi

Saat yazarı Marcus Henry, saatçilik ve güzel sanatlar üzerine kaleme aldığı son yazısında, en değerli sanatın izleyicisine söyleyecek sözü olan sanat olduğunu savunuyor. Tıpkı bir Vermeer tablosunun sessiz hikâyeciliği ya da bir Rembrandt eserinin uyandırdığı saygı gibi sanat bizi kendi kabuğumuzdan çıkarır, bir hikâye anlatır ya da belirli bir his

Bir saati değerli yapan şey nedir

Günlük hayatta en doğru zamanı artık cep telefonları gösteriyor. Buna rağmen insanlar neden hâlâ mekanik kol saatlerine servet ödüyor Bu sorunun teknik bir cevabı yok, kültürel ve antropolojik bir cevabı var.Antropolog Alfred Gell, The Anthropology of Time adlı çalışmasında zamanın yalnızca fiziksel değil, aynı zamanda kültürel bir olgu olduğunu gö

Philippe Stern (1938 - 2026)

Philippe Stern, 14 Haziran 2026'da 88 yaşında hayatını kaybetti. Kendisi 1963'te işe başladığı Patek Philippe'in 1993-2009 yılları arasındaki en üst düzey yöneticisiydi. Ancak "Başkan" veya "Onursal Başkan" unvanları, onun gerçekte ne yaptığını tam olarak anlatmıyor.1970'lerin başında İsviçre saat endüstrisi derin bir krize sürükleniyordu. Petrol k

Naoya Hida x Zenith

Çift imzalı (markalı) saatler az bulunur ve özel bir cazibeye sahiptir. Genellikle saygın bir üretici ile (Patek Philippe gibi) köklü bir perakendeci (Tiffany & Co. gibi) arasındaki ilişkiyi simgeler. Ancak kadranda iki saat markasının logosu varsa bu durum iki anlama gelebilir ya güçlü bir jest ya da sessiz bir itiraf. 2 Haziran 2026'da duyurulan

"Yuvarlağın Köşeleri''

Elif Naci, bir anısında Özdemir Asaf ile Cağaloğlu'ndaki Yuvarlak Masa Yayınları'nın vitrini önünde nasıl tanıştıklarını anlatır. Asaf, "Gerçi tanıştıran olmadı ama biz kendi göbeğimizi kendimiz kesmeye alışığız" diyerek onu içeriye davet eder. Ayrılırken de Elif Naci'nin koltuğunun altına aralarında "Yuvarlağın Köşeleri" isimli eserinin de olduğu

Kaos ve mizah: "Royal Pop"

Tasarımcı Gerald Genta, 1984'te Montres et Bijoux fuarında kendi adını taşıyan markasıyla Mickey Mouse ve Pembe Panter karakterli lüks saat tasarımlarını sergilediğinde ortalık karıştı. Dönemin İsviçre saat endüstrisinin babaları dehşete kapıldı ve bu popüler kültür yorumunu lüks zarafete yapılmış bir hakaret olarak gördü. Diğer markaların bembeyaz

Audemars Piguet x Swatch

Bir nesne düşünün: Bir yanda yarım asırlık bir efsane, vitrinlerde hâlâ ulaşılmaz duran lüks çelik ikonik bir saat. Öte yanda renkli, hafif, cebe sığan bir saat. Cep saati ama o kadar gündelik ki çantaya da asılabiliyor bir kolye gibi de takılabiliyor, istenirse masa saati de oluyor.İşte Audemars Piguet (AP) ve Swatch iş birliği ile ortaya çıkan Ro

Lüks kutuplaşma ekonomisi

Bileğinizdeki saate bakıyorsunuz ve orada mutlak bir "hiçlik" görüyorsunuz. Kadran, ışığı %99,965 oranında yutan ve bakışları içine çeken ama geri yansıtmayan derin bir karanlık. Surrey NanoSystems tarafından geliştirilen ve havacılık sektöründe kullanılan Vantablack® (var olan en siyah insan yapımı yenilikçi bir kaplama) kadranlı bir H. Moser & Ci

Rolex, Boetti ve Harflerin Gücü

Her saat kadranı bir okuma yüzeyidir. Hatta harfler, renkler ve tekrarlar burada birer işarettir. Asıl mesele ise bu işaretlerin neyi görünür kıldığıdır.Geçen ay gerçekleşen dünyanın en büyük saat fuarı Watches& Wonders 2026'da Rolex, Oyster Perpetual 36 (ref. 126000) için çok özel bir kadran sundu ve çok konuşuldu: Multicoloured Jubilee Dial. Oyst

Tefekkür saati

Hızla üretilen ucuz işler günü kurtarır, ama yavaş yapılan kaliteli işler standart oluşturur—ya da yalnızca pazarlama masalı mı?

Umberto Eco ile Watches & Wonders

Umberto Eco'nun çirkinlik felsefesinden hareketle, lüks saat endüstrisinin abartı ve teknikle yarattığı gerilimi sorguluyor; peki güzelliğin sınırlarını aşan bu tasarımlar hakikaten özgür yaratıcılığın mı yoksa tüketim kültürünün son sınırının mı göstergesi?