İsrafil Bayrakçı

İsrafil Bayrakçı

Milli Gazete
Gündem 33 yazı 0 takipçi

Kürsüde devrim, mutfakta yoksulluk!

6 Ekim Dünya Serebral Palsi Günleri, süslü kürsülerin, bol alkışlı salonların ve "engellilerin hayatını değiştirdik" nutuklarının eksik olmadığı özel tarihlerden biridir. Nitekim Serebral Palsili Çocuklar Derneği'nin (SERÇEV) geleneksel etkinliğinde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı'nın konuşmasını dinlerken, hep o tanıdık his kapladı içimizi. Sayın

Hırsız Evden Olunca

Toplumsal vicdanın kanatıldığı, ahlâki değerlerin siyasi ya da idari ikballer uğruna feda edildiği karanlık zamanlardan geçiyoruz. Anadolu insanı asırlar ötesinden süzülüp gelen irfanıyla ne güzel söylemiş: "Hırsız evden olunca öküz bacadan çıkarmış." Bugün etrafımıza baktığımızda karşılaştığımız manzara tam olarak budur. Memlekette ne zaman bir yo

Siyasetteki yozlaşma ve toplumun kanıksadığı sessizlik

Siyaset, en yalın tanımıyla halka hizmet etme, adaleti tesis etme ve toplumun refahını artırma sanatıdır. Ancak günümüzde bu kavram, asli amacından saparak bambaşka bir kimliğe bürünmüş durumda. Eğer siyaset; iktidara yakın olunduğunda paçayı kurtarmanın, yapılan yolsuzlukları, arsızlıkları ve hırsızlıkları örtbas etmenin bir aracı haline gelmişse

Bir neslin istikbal sancısı

Rahmetli Necmettin Erbakan Hoca'mızın hafızalarımıza kazınan o veciz sözünü hatıra getirmek, bugün yaşadığımız toplumsal ve iktisadi iklimde her zamankinden daha hayati bir zorunluluktur: "Bir milletin gücü; topu, tüfeği, tankı değil; imanlı, ahlâklı ve yetişmiş evlatlarıdır." Peki, biz bugün bu şuurun neresindeyiz Bir neslin ahlâk ve maneviyatla h

Bahane çok, çözüm nerede

Ekonomideki kötü gidişata bahane aramak, bazı olayların arkasına sığınmak başta ekonomi yönetimi olmak üzere ekonomi kurmaylarının alışılmış teraneleri hâline geldi. Depremdi, savaştı, küresel krizdi, kur korumalı mevduattı... Elbette bütün bu gelişmeler ekonomiyi etkiler. Ancak sanki yalnızca Türkiye'nin başına gelmiş olaylarmış gibi sürekli aynı

Adaletin terazisi hiçbir görüşün gölgesinde kalmamalı

2026-2027 adli yılının başlamasıyla birlikte, yeni adli yılın başta ülkemiz olmak üzere hâkimlerimize, savcılarımıza, avukatlarımıza ve tüm yargı camiamıza hayırlı olmasını yürekten diliyoruz. Şüphesiz önümüzde yoğun bir mesai dönemi var. İcra dosyaları, boşanma davaları ve adli vakalar başta olmak üzere birçok alanda dosya sayılarının cidd

Erzurum'un sesi Meclis'te ne kadar duyuluyor

Dünya meselelerini, ülke gündemini, siyaseti ve ekonomiyi konuşurken bazen insan kendi memleketinin derdini ikinci plana atabiliyor. Oysa insanın doğduğu, büyüdüğü ve gönül bağı kurduğu şehrin meselelerine kayıtsız kalması mümkün değildir. Hele ki o sorunları bizzat görüp yaşayan biriyseniz, susmak daha da zorlaşır. Yaklaşık üç aydır memleketim Erz

Vatan için bedel ödeyenler, hak için meydanda

Bir ülkede hak arayışı için meydanlara çıkan insanlar görmek demokrasinin doğal bir sonucudur. Ancak o meydanlarda şehit yakınlarını ve gazileri görmek, üzerinde durulması gereken bambaşka bir tabloyu ortaya koymaktadır. Çünkü bu insanlar, yıllarca fedakârlığın ve vatan sevgisinin sembolü olarak gösterilmiş, toplumun ortak vicdanında her zaman ayrı

Külfet bizim, nimet kimin

Ankara, Temmuz ayının o kavurucu sıcaklarında tarihi günlerinden birine sahne oldu. NATO Zirvesi, 7-8 Temmuz tarihlerinde başkentimizde toplandı. Toplantı öncesinde ve esnasında öyle bir hava estirildi ki, adeta devletin tüm çarkları durdu, yerel yönetimler ve hükümet el ele verip tam bir seferberlik ilan etti. Zirvenin "itibarını" kurtarmak, gelen

Yakamızı bırakmayan yoksulluk ve siyasetin ali cengiz oyunları

24 yıllık bir iktidar dönemi... Dile kolay, çeyrek asra merdiven dayamış bir zaman dilimi. Bu süreçte ne fırtınalar koptu, ne badireler atlatıldı, ne krizler "teğet geçti" denilerek bir şekilde geride bırakıldı. Evet, siyasi krizler çözüldü, askeri ve diplomatik dönemeçler sıkıntılı da olsa dönüldü ama gelin görün ki bu necip milletin yakasını bir

Bu milletin gerçeği kimin umurunda

Bir iktidar düşünün... Kendi sinesinden çıktığı toplumun feryadına kulaklarını tıkamış, halkın en temel arz ve taleplerini bir kenara fırlatmış. Sokaktaki yangını, mutfaktaki fukaralığı görmezden gelen bir anlayış, ne hikmetse uluslararası platformlarda adeta bir "olağanüstü hal" titizliğiyle arz-ı endam ediyor. Evet, NATO Zirvesi'nden ve o zirveni

Sis perdesini aralamak ve üçüncü yol

Son günlerde siyaset arenasının tek bir gündemi var: Ana muhalefet partisinde bitmek bilmeyen iç kavgalar, koltuk savaşları ve kliklerin birbirini tasfiye etme yarışı. Gazeteleri açıyoruz aynı tantana, televizyonları açıyoruz aynı gürültü. İnsan ister istemez soruyor: Bu bulanık suda balık avlamak kimin işine yarar Bu yapay gerilimlerden, milletin