8 Mayıs 2026: Engellilerin miladı

Son günlerde siyaset arenasındaki toz duman arasında bir ses yükseliyor ki, her cümlesi adeta birer manifesto niteliğinde. Saadet Partisi liderinin kurduğu her cümle, sadece siyasi bir söylem değil, halkın damarlarında dolaşan o derin sızının tercümanı oluyor. Bugün sokaktaki vatandaştan, tarlasındaki çiftçiye, atama bekleyen öğretmenden evine ekmek götürme derdinde olan işçiye kadar herkes şu gerçeği artık yüksek sesle zikrediyor: Ülkenin üzerine çöken bu devasa sorunlar yumağını çözecek tek zihniyet, mayası ihlâsla yoğrulmuş Milli Görüş ve onun liyakatli kadrolarıdır.

Yıllarca yoksulun, çaresizin, kimsesizin ve işsizin tek sığınağı olarak siyaset yapan bu camia; bugün içinde bulunduğumuz "çıkmaz sokak" mahiyetindeki siyasi iklimde, karanlık tünelin ucunda beliren o umut dolu ışık parıltısıdır. Mevcut iktidara karşı en kuvvetli, en vakur ve en sahici alternatif olduğu artık her kesim tarafından hissedilen bir hakikat olarak zuhur etmiştir.

Siyaset, sırf koltuk sevdasıyla değil; dertlilere derman, çaresizlere eman olma bilinciyle yapıldığında bir mana ifade eder. İşte bu şuurla hareket eden Saadet lideri, toplumun en çok ihmal edilen, sesleri saray duvarlarına çarpan ama içeri sızamayan bir kesimine; yani engelli kardeşlerimize kulak veriyor.

Ancak bu kulak veriş, seçimden seçime hatırlanan o kuru teselli mesajlarından değil! Bizzat yaşanmışlıkları dinlemek, sorunları kaynağından öğrenmek adına 8 Mayıs 2026 Cuma günü büyük bir çalıştay tertip ediliyor. Bu, bir formalite değil; bir icraat hazırlığıdır.

Nedir Bu Sorunlar

Hepimiz biliyoruz ki engelli kardeşlerimizin sorunları sadece "engelli maaşı" meselesine indirgenemez:

Erişilebilirlik: Şehirlerimiz hâlâ engellerle dolu. Bir tekerlekli sandalye kullanıcısının kaldırımlarda verdiği mücadele, başlı başına bir dramdır. İstihdam: "Kota doldurmak" için değil, hakkıyla çalışıp üretmek isteyen binlerce engelli gencimiz kamuda ve özel sektörde kapıların yüzüne kapanmasından bizar durumda.