Terör nasıl biter

Belki de "Terör nasıl biter"den önce, "Terör nasıl bitmez"in cevabını aramak lâzım. Çünkü geçmişte yapılan pek çok icraat, sanki "terör bitmesin diye" yapıldı. Rüzgâr ekenin, fırtına beklememesi eşyanın tabiatına aykırı olmaz mı Hem rüzgâr ek hem de 'meltemli bir hava' bekle, bu mümkün olur mu

Her ülkenin kendine has şartları, kendine has dinamikleri olur. Türkiye'yi yarım asırdan fazladır meşgul eden terörün de çıkış sebebine iyi bakmak gerekir. Elbette bu mesele 1950 öncesinde yapılan yanlışlara da dayanıyor, ancak şu an için meşhur olan terör örgütünün temellerinin 12 Eylül 1980 Darbesi sonrasında cezaevlerinde yapılan yanlış uygulamalara dayandığını işin ehli olanlar beyan ediyor.

1980 Darbesi sonrasında yapılan haksızlıklar terör örgütünün taban bulmasına yol açmıştır. İnsana "insan" muamelesi yapmayan bir anlayışın teröre zemin hazırlamayacağını kim inkar edebilir Dolayısı ile terör örgütlerini devre dışı bırakmanın yolu "hak, hukuk ve adalet zemini"nden geçer. Yani bir ülkede "hak, hukuk ve adalet" mükemmel şekilde işliyor olsa o ülkede terör örgütlerinin millet nezdinde zemin bulması ve kökleşmesi mümkün olmaz. "Yalnız kurt" tabir edilen dar kapsamlı saldırıların olması mümkündür. Fakat zemin bulan ve kök salan terör örgütleri "adil zeminler"de yaşayamaz. Nitekim Türkiye'deki benzer "terör örgütü" olmadığı halde tek başına saldırı düzenleyerek yüzlerce kişiyi katleden teröristler dünyada da olmuştur. Meselâ, 22 Temmuz 2011 tarihinde Norveç'in baş şehri Oslo'da ve Utoya Adası'ndaki bir gençlik kampında bir kişinin düzenlediği bombalı ve silahlı saldırıda toplam 77 kişi katledilmiştir. Fakat bu büyük saldırı ferdî bir saldırı ve cinnet olarak kayıtlara girmiş ve bir "terör örgütü"ne dönüşmemiştir.