Evin İlyasoğlu

Evin İlyasoğlu

Cumhuriyet
Kültür-Sanat / Müzik 110 yazı 3 takipçi

Sınıfım artık 80'in üstünde

Geçen hafta Arnavutköy Amerikan Kız Koleji 1966 mezunları olarak Bizimtepe'deki yerleşkede bir araya geldik. Artık herkes 80 yaşın üstünde olmuş. Bizim zamanımızda kolej dört yıldı. İki yıl hazırlık okunurdu. Dördüncü yılda seçmeli dersler alırdık. Herkes kendi isteğine göre drama, felsefe, çağdaş Türk edebiyatı gibi dersler seçerdi. Dolayısıyla bu

Sonbahar ve sanat dünyamız

İki hafta önce gazetemizin duayen yazarı sevgili Şükran Soner'i yitirmiştik. Bir süredir tedavi gören kız kardeşi Türkan Berişe'nin de aynı günlerde vefat etmesi acı bir rastlantı. Geride kalanlara ve Cumhuriyet ailemize sabırlar dilerim. Sonbahar gelince sanat dünyamız canlanmaya başlar. Müzik kurumlarımız yeni yapıtlar hazırlamıştır ya da bir önc

Nevit Kodallı'yı anmak

1 Eylül 2009'da değerli bestecimiz Nevit Kodallı'yı yitirmiştik. 12 Ocak 1925'te doğan bestecimiz için ben 2009 yılında bir kitap yazmıştım: "Mersin'den Yükselen ağdaş Bir Ses". Pan Yayıncılık'dan özenli bir çalışmayla basılmıştı. Onunla Mersin'de çocukluğunun geçtiği dağları, sokakları gezmiştik. Gözne Kalesi, Sunturas Şelalesi ve o Gözne yolların

Yeni yaş günümde çağrışımlar

Ben Evin Sander-İlyasoğlu. 24 Ağustos'ta İstanbul Alman Hastanesi'nde dünyaya gelmişim. Annem 7 göbek İstanbullu, babam Edirneliydi. Annem Mualla Hüseyin Arnavutköy Amerikan Kız Koleji'nde okumuş, babam Sadık Sander ile evlenmiş. Babam Heidelbereg'de felsefe okumuş, dönünce de İnhisarlar'da memur olmuş! Ortalama bir memur ailesiydik. Ağabeyim Ergin

Coşkun Bey ile anılarımız

Geçen hafta 95 yaşında yitirdiğimiz Prof. Dr. Coşkun Özdemir'i ilk kez Prof. Dr. Bülent Tarcan'ın (1914- 1981) "Bir Hekimin Senfonik Öyküsü" başlıklı kitabımı yazarken 2004 yılında tanımıştım. Ona göre Tarcan, müzik alanındaki derin çalışmalarıyla bu alanın en zor yönüne, yani besteciliğe soyunmuş olmasına karşın, hiçbir zaman hekimliğini ikinci pl

'Boşluğa Atlayış'

Önce bu yazıyı yazdığım günlerdeki sıkıntılı havadan söz etmeliyim. Yağmur bulutları dolaşıyor ama yere kadar inmiyor. Herkes bunalımda. Meğerse bu hava eyyamı bahur olarak tabir edilen Arapça kökenli bir söz olup yaz mevsiminin en sıcak, boğucu ve bunaltıcı günleri anlamına gelirmiş. Halk arasında "Afrika sıcakları" ya da "çöl sıcakları" olarak da

Değerli Hasan Uçarsu'ya değerli bir ödül

Sevda Cenap And Vakfı tarafından geçen yılki 38. Altın Madalya Onur Ödülü'nün Hasan Uçarsu'ya verilmesi gururumuz oldu. Ben bu ödül törenlerine uzun yıllar katıldım, kimi ödül alan sanatçımızın kitabını da yazmıştım. O zamanlar bu törenlere cumhurbaşkanları da gelirdi. Bu festival süresince Ankara'nın merkezinde adeta bir bayram havası eser. Hasan

Oya Başak'a eskimeyen bir mektup

Sevgili Oya'cığım, biliyorum, birazdan arayıp: "Bu hafta beni hangi konserlere götürüyorsun" diye soracaksın. Bugünlerde İstanbul, operasıyla, balesiyle ve konserleriyle öyle zengin ki! Bir yanda İstanbul Opera ve Bale Festivali sürüyor: Geçen hafta R. Strauss'ın "Elektra" operasını izledik. Görsel ve işitsel sanatta mitolojik konuların işlenmesi ç

Ayrıntıları devleştiren Metin And

Metin Bey'e telefon ediyorum. Telefonun ucunda kahkahalar, cıvıltılar ve ne soracağımı unutturan öyküler sıralanıyor. "Bir dakika ben de bir şey için aramıştım sizi! Bir dakika, bir şey soracaktım!" Sesimi yükseltmeye, araya girmeye çalışıyorum. Oysa Metin And'ın öyle çok diyeceği vardır ki! Ve muhtemelen şöyle bitecektir o hiç soramadığım sorunun

O insanları özlüyorum

Zaman içinde tanıştığım nice değerli insan ne yazık ki artık bu dünyadan göçtü. Cevad Memduh Altar, Talat Sait Halman, Metin And ve Oya Başak gibi. Her birisi bir değişik özelliğiyle gençliğimin ve orta yaşımın idolü olmuşlardı. Cevad Memduh Altar, giderek kabasabalaşan toplumumuzun, örneği tükenen zarif insanıydı. Gencecik bir öğrenciden sıradan b

Festivalin ardından

54. İstanbul Müzik Festivali de sona erdi. Hep konserlerin sanatçılarını, programlarını, etkilendiğimiz yorumları anlatıyoruz. Onların oluşmasını sağlayan sponsorlara ve her şeyi birleştiren, arka planda çalışan festival ekibine teşekkür etmek aklımıza bile gelmiyor. 9 yıldır festival direktörü olan Efruz akırkaya ile ekibini, bu yıl gelen yenilikl

Büyükbabamız ve kitapları

Büyükbabam Osmanzade Hüseyin Vassaf Bey (1872- 1929) Uşşaki şeyhi ve bir bürokratmış. Mekteb-i Mülkiye'den mezunmuş. Aynı zamanda gümrükler umum müdürüymüş (rüsümat başmüdürü). Uçak olmadığına göre o zamanki gümrük, karayolu ve deniz yolu için geçerliymiş. Fransızca, Arapça ve Farsça bilirmiş. Tasavvuf tarihi ve gönül ehli zatlarla ilgili 30'dan fa