Emre Kongar

Cumhuriyet

12 yıl sonra aynı senaryolar

12 yıl önce, 16 Şubat 2013 tarihinde, bu sütunda, iki küçük farkla bugünü anlatmışım:İki küçük farkın birincisi, ErdoğanAKP iktidarının o zaman Başkanlık Rejimini kurmak istemesi yerine bugün artık kurmuş olduğu bu rejimi uzatmak istemesi; ikincisi de BDP'nin adının DEM Parti olması. Bölgede sıcak savaş var... Türkiye, fiilen bölünmüş olan Irak ve

Başat sorun

Türkiye'de insanlar, yaşadıkları sorunlarla siyasal iktidar arasındaki ilişkiyi kuramadıkları için, seçmenler, Demokrasi yerine Demagoji ile aldatılır ve sömürülürler.Doğal bilimler ile Siyasal, Sosyal ve İnsani Bilimlerin bilimsel yöntemleri aynı mantığa bağlıdır:Her iki bilim kümesi de "Hangi olaylar, hangi sebepler hangi olayları, hangi sonuçlar

Cumhuriyetçiler kurultayı

Geçenlerde "Türkiye Halk Temsilcileri Meclisi"nin, 24-25 Mayıs 2025 tarihlerinde Ankara'da, "Cumhuriyetçiler Kurultayı" toplayacağına ilişkin bir mektup aldım. Değerli Cumhuriyetçi Dostumuz,Türkiye bir karşıdevrim yaşadı, yaşamaya devam ediyor. Kökleri daha uzak bir geçmişe uzanan ama AKP'li yıllarda gerçekleşen büyük bir gerilemeyle yalnızca Cumhu

Faşist saldırının temelleri

AKP'li Cumhurbaşkanı, 30 Nisan Çarşamba günü Adalet ve Kalkınma Partisi'nin grup toplantısında, "Bakalım Cumhurbaşkanlığı hevesi yolunda daha kaç CHP'li telef olup gidecek" dedi. Cumhurbaşkanı bu sözleri söylediği sırada bakın kimler hapisteydi: CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı olan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve çalışma arkadaşl

Taksim Meydanı demokrasinin ve emeğin simgesidir

Cuma günü bu sütunda "Taksim yasağı faşizmin simgesidir" başlıklı yazım yayımlandı.Bugün onun devamı niteliğindeki ikinci yazımı yayımlıyorum. Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu 12102023 tarihinde, Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) ve diğerleri başvurularında Anayasa'nın 34. maddesinde güvence altına alınan toplantı ve gösteri yür

Taksim yasağı faşizmin simgesidir!

İktidarın Taksim Meydanı yasağı, hiç de göründüğü gibi anlamsız, gereksiz, bütünüyle inatlaşmaya dayalı saçma bir yasak değildir:Aynen 12 Eylül 1980 Askeri Darbe Yönetimi'nin öğretim üyelerini cezalandırmak, aşağılamak ve denetim altına almak için üniversitelere getirdiği (ve benim bunu protesto etmek için üniversiteden istifa ettiğim) sakal yasağı

1 Mayıs 2025: Artan zulüm ve direniş

İktidarın zulmü, yeni zulümleri besler ve İstanbul Belediyesi'ne karşı yapılan haksız ve hukuksuz saldırılar bütün kamuoyunu rahatsız edecek düzeylere de tırmandırılırken...Dün ve evvelki gün, 1 Mayıs'ı Taksim'de kutlamak isteyenlerin evlerine yapılan şafak baskınlarıyla İstanbul, İzmir, Eskişehir gibi kentlerde yüzü aşkın kişi gözaltına alınarak z

65 yıldır süren demokratik direniş

28 Nisan 1960, iktidar milletvekillerinden kurulan 15 kişilik bir "Tahkikat Encümeni"ne, hem sivil hem askeri mahkemelerin yetkilerini veren yasanın, Resmi Gazete'de ilan ve İstanbul Üniversitesi'nde protesto ediliş tarihidir! Bu encümen hem savcı hem yargıç yetkileriyle de donatıldı. Yani hem suçlayacak hem de hüküm verecekti. Üstelik kararlarının

Deprem öldürmez, yağma öldürür!

Tarikat destekli, yağmacı, rüşvetçi, yalancı, talancı, sömürücü, cahil, feodal, (dindar değil) dinci kültür, Türkiye'yi teslim alırsa ne olurSiyaset, artık ülkeye hizmet için değil, ülkeyi soymak için yapılır.Politikacılar artık sorun çözmez, sorun üretir.Ne hukuk kalır ne laiklik ne Anayasa kalır ne Anayasa Mahkemesi.Ne bağımsız yargı kalır ne ada

Zulüm zulmün mayasıdır!

Hani büyüklerimiz "Uyku uykunun mayasıdır" derler ya... İşte o hesap: "Zulüm zulmün mayasıdır!"Bir ilişkide, bir kişinin, bir örgütün, bir kurumun, bir yöneticinin, bir politikacının, bir partinin, bir liderin, bir iktidarın zulüm yapmaya başlaması bir eşiktir:Bu eşik aşıldığı andan itibaren, her zulüm adımı, bir sonraki zulüm basamağına tırmanışı