Emin Çölaşan

Emin Çölaşan

Sözcü
Gündem 551 yazı 17 takipçi

Bir fotoğraf karesinden yola çıkınca...

Sevgili okurlarım, bizim gazetede ve internet sitesinde dün çok ilginç bir fotoğraf yer almıştı... Ahlat'taki AKP törenlerinde ilginç buluşmaların gerçekleştiği anlaşılıyor. Hem de bu buluşmalar kameraların karşısında olmuş. Şimdi bir düşünün... Malazgirt Savaşının 953. yılı kutlanıyor ama nerede Savaş alanına yakın olduğu için Ahlat'ta... Bitlis'i

Müjdeler birbirini izlerken!

Sevgili okurlarım, Türkiye bir 'müjdeler' ülkesine dönüştü. Güzel haberler hep birbirini izliyor ve milyonlarca insanımız bu güzellikleri izlerken mutlu oluyor, mest oluyor. Son güzel haber yine Ankara'dan geldi. Yukarıda sözünü ettiğim milyonlarca insanımız hep soruyordu... "26 Ağustos Malazgirt Savaşının yıldönümü yaklaşıyor. Hükümetimiz bu yıldö

Devlet Bey... Nereden nerelere sürüklenmiş!

Sevgili okurlarım, bir siyasetçi düşünün ki günün birinde iktidar partisi AKP'yi en ağır sözlerle eleştiriyor, inim inim inletiyor, yerin dibine batırıyor. En ağır sözleri söylüyor, vurdukça vuruyor. Sözleri yanlış mı İftira mı atıyor, yalan mı söylüyor Hayır, gerçekleri dile getiriyor (du)!.. Siyaset tarihimize 17-25 Aralık operasyonları olarak

Başımızdakilerin marifetleri!

Sevgili okurlarım, bunlar 22 yıldan bu yana iktidarda. Hem de tek başına ve tek adam yönetiminde. Hem de yargı, medya, Meclis çoğunluğu ve bazı belediyeler dışında bütün kurumlar ellerinde. İnanılmaz bir süreç yaşıyoruz. Bu tablodan sadece AKP değil, MHP de 'gurur' duymalı! Siyaset piyasasında birkaç yıl öncesine kadar bir Devlet Bahçeli vardı. Ge

Gözler ve kulaklar Recep Beyi arıyor!

Sevgili okurlarım, bazen birilerine alışırız ve onu bir süre göremeyince özlemeye başlarız!.. Acaba nerede, şimdi ne yapıyor diye çevremize sorarız. Sağlığını merak etmeye başlarız. Kendi kendimize ve çevremize "inşallah iyidir, başına olumsuz bir iş gelmemiştir" diye iyi dileklerimizi tekrarlarız. Gerçekten de öyle... Aradığımız kişinin başına aca

Yangınlar başladı, Recep Bey kayboldu

Sevgili okurlarım, bütün insanlık alemine korku salan bazı doğal afetler var. -Deprem. -Yangınlar, yani orman yangınları. -Sel baskınları. Biz Türkiye olarak bunların tümünü (ne yazık ki) zaman zaman yaşıyoruz. Nice insanlarımız can veriyor. Orman yangınlarından zarar görmeden kaçmak biraz da olsa kolay. Yangını ve size doğru yaklaştığını görünce

Depremin en yenisini beklerken

Sevgili okurlarım, Türkiye bir deprem ülkesidir ama gerekli önlemler hiçbir zaman alınmaz. Ülke olarak bu felaketlerin acısını çok yaşadık. Yüz binlerce bina yıkıldı, sadece son üç büyük depremde bile 100 bin'den fazla insanımız enkaz altında kalarak can verdi. Son üç büyük deprem hangileri 1939 Aralık ayında Erzincan, 17 Ağustos 1999 Marmara ve bü

Helal olsun onlara bu yollar!

Sevgili okurlarım, Türk siyasetinde şaşmaz bir gelenek vardır. Örnek vereyim... Bir milletvekili seçimi muhalefet partisinden kazanıp Meclis'e girer. Orada bir süre kalıp iktidar partisine veryansın etmeye başlar. Sonra biraz zaman geçer ve o milletvekili iktidar partisinin radarına takılır. Gerekli 'piyasa araştırmaları' yapıldıktan sonra iktidar

Büyük hizmetlerimiz, Eritre ile Somaliyi barıştırıyoruz!

Sevgili okurlarım, AKP'nin propaganda makinesi olanca hızıyla ve hiç ara vermeden çalışıp duruyor. Bunların yandaş medyasını, özellikle televizyon kanallarını izleyen herkes bu vıcık vıcık mekanizmaya her gün tanık oluyor. Dikkat ediniz, şimdi taktik değiştirdiler. Aslında hiçbir fonksiyonu olmayan ve her biri emir kulu bürokratlardan oluşan bakan

AKPnin yeni Türkiye modeli

Sevgili okurlarım, bugün iktidardaki partinin 23. kuruluş yıldönümü imiş ve törenlerle kutlanacakmış! Kutlasınlar bakalım... Ama bunu yaparken memleketi bu 23 yıl içerisinde nerelerden nerelere sürüklediklerinin hesabını da hiç değilse kendi vicdanlarında yapsınlar. Eserleri çok özetle şunlardır: -Kitleleri mahveden ve önlenmesi mümkün olmayan yüks

Olimpiyat hüsranı

SEVGİLİ okurlarım, bunlar sözüm ona olimpiyat hazırlığına aylar değil yıllar öncesinden başlamıştı... Kulaklara fısıldanan bir cümle vardı: "Paris olimpiyatlarında bugüne kadar aldığımız en görkemli sonuçları elde edeceğiz!" İktidar medyası muazzam bir kampanya sürdürüyordu: "Sporcularımız sayın cumhurbaşkanımızın talimatları doğrultusunda olimpiya

Aman Türkiye dikkat, İsrail Sayın Büyüğümüzü korkutmuş!

Sevgili okurlarım yazının başlığını okuyunca belki merak edip siz de korkacaksınız! Ya da endişe edeceksiniz. Öyle ya, bir yanda avuç içi kadar bir İsrail devleti... Öbür yanda ise koskoca bir Türkiye Cumhuriyeti devleti. Ortadoğu'da ne oluyorsa olsun. Biz kendi sınırlarımızı aslanlar gibi bekleriz. Biz nice badireler atlattık bir şey olmadı da şim