Bercan Tutar

Sabah

Türkiye'nin 'Suriye kararı' ve kararlılığı

Donald Trump'ın ABD başkanlık seçimlerini yeniden kazanması Türkiye ile ilişkilerinde yeni bir sayfanın açılmasına neden olacak. Demokratların soğuk ve mesafeli tutumu, yerini doğrudan iletişimin daha aktif olarak kullanıldığı bir sürece bırakacak. ABD ile Türkiye arasındaki S-400, F-35, FETÖ ve PKKYPG gibi birçok soruna rağmen Sayın Erdoğan ile Tr

Halep'teki krizin hedefi

Dünyanın Gazze'deki soykırımı durduracak görüşmeler ile Lübnan'da Hizbullah ve İsrail arasında ilan edilen ateşkese yoğunlaştığı bir dönemde Suriye'de muhalifler ile rejim arasında çatışmalar yeniden alevlendi. 27 Kasım sabahı İdlib'de bulunan Heyet Tahrir eş-Şam (HTŞ) ile diğer silahlı muhalif gruplar, ülkenin ikinci büyük kenti Halep'e doğru hare

Türkiye faktörü

Küreselci kartel medyanın da artık itiraf ettiği gibi sadece ABD'de değil dünyada da Donald Trump fırtınası esecek. Bu fırtına bazı yerlerde doğal olarak yıkımlara yol açacak. Felakete maruz kalacakların çoğunun Joe Biden'ın dümen suyundan giden Avrupalı ülkeler olduğunu söylemeye gerek yok. Hatta kabinesinde birçok azılı siyoniste yer vermesine ra

Biden'ın ABD'si iki bahsi de kaybetti

Soykırımcı İsrail rejimi ve Batılı destekçileri umduklarını bulamamanın paniği içinde. Yeniden manevra yapıyorlar. ABD liderliğindeki Batı bloku, Ortadoğu ve Ukrayna'da giriştiği hamlelerde hezimete uğradı. İçeriden ve dışarıdan artan baskı karşısında şimdi zevahiri kurtarmanın derdine düştüler. Bunda 21 Kasım 2024 tarihindeki iki gelişmenin payı b

Emperyal ta(h)rifin çöküşü!

Bugün dünya, tarihin herhangi bir zamanından çok daha kritik bir sürecin içinde. Bunun nedeni de ABD liderliğindeki Atlantik'in üç cephede verdiği mücadeleden de umduğunu bulamamasıdır. İsrail eliyle devam ettirilen Gazze ve Lübnan'daki soykırım katliamları ters tepiyor. Türkiye ve İran'ın gösterdiği direnç, emperyal oyunu bozuyor. Ukrayna cephesin

İsrail'in fantezileri kâbusa dönüşüyor

ABD Başkanı seçilen Donald Trump'ın azılı siyonistlerden kurduğu kabine ile iyice gaza gelen soykırımcı İsrail rejiminin Ortadoğu fantezileri sınır tanımıyor. Zafer sarhoşluğuna kapılan İsrail tüm bölgeyi katı ve kaba askeri güçle yeniden şekillendirme planları yapıyor. Oysa bazı muharebelerde üstün gelmenin savaşı kazanmaya yetmeyeceğini acı şekil

ABD'nin Ukrayna'yı Filistinlileştirme planı

Ukrayna ve Ortadoğu cephelerinde kan kaybeden Batı'nın siyasi, ekonomik ve askeri erozyonu önümüzdeki süreçte daha da artacak gibi görünüyor. ABD ile müttefikleri için çember daralıyor. ABD'nin emperyalist statükoyu korumak adına giriştiği savaşların en büyük kaybedeni ise yine ona destek verenler olacak. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ABD ve

Trump'ın 'Yeni Ortadoğu' stratejisi

Küresel güç haritalarındaki pozisyonu giderek zayıflayan Amerikan yönetiminin Ortadoğu'daki angajmanını azaltma arzusu, 2008 yılında iktidara gelen Barack Obama'dan çok daha eskiye, yaklaşık yarım yüzyıl önceki Richard Nixon yönetimine kadar uzanıyor. Ortadoğu'dan çekilme isteği Donald Trump ve Joe Biden döneminde de devam etti. Ne var ki Amerikan

Siyonizm Batı'nın resmi ideolojisine dönüşüyor

Küresel ajandanın tepesindeki Ortadoğu ve Ukrayna merkezli krizlerin seyri, ABD ile uluslararası statükoda değişim ve dönüşüm isteyen revizyonist aktörler arasındaki mücadelenin Donald Trump'ın Beyaz Saray'a oturmasından sonra daha da şiddetleneceğini gösteriyor. Çünkü taraflar temel meselelerde ve geleceğe dair projeksiyonlarda uzlaşamıyor. Uzlaşm

'Ne iyi ne kötü!'

ABD Başkanı seçilen Donald Trump'ın önce adaylığını sonra da zaferini engelleyemeyen Amerikan müesses nizamını zor günler bekliyor. Her ne kadar ezici bir zafer elde etse de müesses nizam, arkasındaki oligarşik bürokrasi gücüyle zaman içinde Trump'ın siyasi manevralarını önemli ölçüde sınırlayacak, proje ve hamlelerini manipüle edecek ve hatta onu