Suriye'nin geleceğine dair farklı senaryolar Gazze, Lübnan ve Ukrayna sorunlarıyla birlikte dünya gündeminin ilk sıralarında hararetle tartışılıyor. Üç aşağı beş yukarı aynı sonuçlara ulaşılıyor. Bir değişimin olacağı kesin. Çünkü statükonun bu haliyle ayakta duramayacağı artık net.
Esad'ın kaleminin bu zirvede kırıldığını söyleyebiliriz.
Nitekim Sayın Erdoğan'dan sonra Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Es-Sani de Beşar Esad'ı eleştirerek muhaliflere destek verdi.
Katar liderinin 'Esad fırsatı kaçırdı' demesi Suriye'nin siyaseten artık yeni bir geleceğe doğru ilerleyeceğinin de göstergesi.
Bu kapsamda sahadaki gelişmelere, bölgesel ve küresel aktörlerin yaklaşımlarına baktığımızda Suriye'nin geleceğine dair 5 farklı senaryo öne çıkıyor.
İlk senaryo Esad'ı devirerek içinde farklı gruplara ve ideolojik tandanslara sahip muhaliflerin ittifak oluşturarak Baas rejimi yerine Suriye Demokratik Cumhuriyeti'ni kurması. Bu olasılık biraz zor olsa da Suriye'nin toprak bütünlüğünü koruyacağından Türkiye, Rusya, ABD, Avrupa, Katar ve bir yere kadar İsrail tarafından da destek görecektir.
İkinci senaryo Suriye İslam Cumhuriyeti'nin kurulması. Bu senaryoda gözler merkezi konumdaki Heyet Tahrir'üş Şam (HTŞ) örgütüne ve onun bağlantılarına odaklanıyor. HTŞ'nin omurgasını oluşturacağı bu senaryoda Körfez'e yakın ve tekfirci olmayan bir iktidar başa gelecektir. Yani İsrail ile ABD'ye ideolojik düşmanlık beslemeyen selefi zihniyete sahip olanlara teslim edilecek ülke. Siyasi ve tarihsel naifliğe düşmeden denilebilir ki böyle bir yapının Türkiye ile ilişkileri Körfez ülkelerinin paralelinde olacaktır. Yani Türkiye'nin önünü açmaktan çok onu Batı ile ilişkilerinde ve bölgesel rakiplerine karşı bir kalkan olarak gören pragmatik bir yaklaşım sergileyeceklerdir.
Üçüncü senaryo İsrail güdümünde Şii karşıtı bir Arap Devleti'ni öngörüyor. Bu projenin temel doktrini Şii Hilali'ni hedef alarak İran ve Hizbullah karşıtı bir iktidarın kurulması olacaktır. Burada öncelik Hizbullah'ın kuzeyden ablukaya alınması ve İran'ın Lübnan Hizbullah'ına verdiği lojistik ve askeri desteğinin kesilmesidir.
Bu yolla Lübnan'dan yani kuzeyden saldırıların geldiği cepheyi güvence altına alan İsrail, Gazze ve Batı Şeria'yı da katarak

116