Biden'ın ABD'si iki bahsi de kaybetti

Soykırımcı İsrail rejimi ve Batılı destekçileri umduklarını bulamamanın paniği içinde. Yeniden manevra yapıyorlar. ABD liderliğindeki Batı bloku, Ortadoğu ve Ukrayna'da giriştiği hamlelerde hezimete uğradı. İçeriden ve dışarıdan artan baskı karşısında şimdi zevahiri kurtarmanın derdine düştüler.
Bunda 21 Kasım 2024 tarihindeki iki gelişmenin payı büyük. İlki, Türkiye'nin dört koldan diplomatik seferberlik ilan ederek desteklediği Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin (UCM) 'Gazze Kasabı' Binyamin Netanyahu ile Yoav Gallant hakkında çıkardığı tutuklama kararıydı. Bu karar kısa sürede soykırımcılara ve destekçilerine yönelik küresel bir darbeye dönüştü.
Aynı gün küresel siyasette oyun değiştirici diğer bir hamle ise Rusya'nın Ukrayna'ya fırlattığı Oreşnik füzesinin yol açtığı hipersonik sarsıntı oldu.
Hazar Denizi kıyılarından yani 6 bin kilometreden ateşlenen ve havada 15 dakika yol aldıktan sonra Ukrayna'nın Dinyeper kentindeki askeri hedefi vuran Oreşnik füzesini, ABD ve Avrupa savunma sistemleri bırakın durdurmayı veya seyretmeyi fark bile edemediler.

Dolayısıyla insanlığa karşı savaş açan İsrail, ABD ve Avrupa bloku karşısındaki Filistin, Lübnan, İran, Yemen, Rusya, Çin ve Türkiye'nin oluşturduğu cephe her geçen gün yeni bir mevzi kazanıyor.
Ukrayna ve Ortadoğu'daki savaşlarda gördük ki Batı'nın saldırı köpekleri olarak hareket eden Zelenski ve Netanyahu gibi liderler ABD'nin yardımı olmadan hiçbir varlık gösteremiyor. Güçleri sadece masum sivillere, çocuk ve kadınlara yetiyor.
Bir bakıma İsrail ve Ukrayna'daki taşeronlar savaşmak için ABD'nin yardımına muhtaç. ABD ve Avrupa da Çin, Rusya ve İran'a karşı yürüttüğü savaşta Türkiye gibi kritik aktörlerin desteğine muhtaç.
Bu jeopolitik paradokstaki pozisyonunu sonuç alıcı bir stratejiye