Birinci sahnemiz, milli takımdan... Bildiğiniz gibi, Dünya Şampiyonası'nda ilk turda elendi. Peki, eleştiriler alan TFF başkanı ne yaptı Panik içinde Adalet Bakanı Akın Gürlek'ten bu eleştirilerin önünün kesilmesi için bir yasa çıkarılmasını talep etti! Olay artık Aziz Nesin'in mizahını aştı!
İkinci sahnemiz, YSK'den... İmtihan olacağı kurumun açık kapısına doğru koşan kızımız girmek üzereyken görevli onun suratına kapıyı kapatıyor! Neden biliyor musunuz ünkü bu dönemin haklı olanın cezalandırıldığı yıllar olduğunu o da anlamış; herhalde taptığı güç odaklarına yaranmak için yapıyor bunu!
Üçüncü sahnemiz, Ankara'da bir cenazeden... CHP Milletvekili Rahmi Aşkın Türeli'nin babasının cenazesine yollanan "CHP Genel Başkanı Özgür Özel" çelenginden birileri alelacele bu isim şeridini söküyor! Butlan savaşları artık cenazelerde!
Dördüncü sahnemiz, butlan savaşlarının yine arbedeye dönen sokaklarından... Genel merkezi işgal eden butlan yönetimi tarafından İzmir İl Başkanlığı'na Utku Gümrükçü atanıyor. Aynı şekilde kapılar kırılıyor ve esas başkan ağatay Güç'ün yerine, bu "onurlu" hamleyle beyefendi oturuveriyor!
Beşinci sahnemiz, Haymana'dan... Yeni büyük skandalımız bulvar tiyatrolarını kıskandırıyor! 2023'te CHP Haymana Belediye Başkanı seçilen Levent Koç, AKP'ye geçeceği iddialarına karşı, 20 Haziran'da Yavaş'ı ziyaret ediyor ve elini öperek "Vallahi bu iddialar yalan!" diyerek hem ona hem de Özgür Özel'e açık bir bağlılık deklarasyonu yapıyor. Hemen ardından el öpme meraklısı Koç'umuz 2 gün sonra Erdoğan'ın elini öpüp AKP'ye geçiyor. Sizce her insan gerçekten "omurgalı" bir canlı mı
Altıncı sahnemiz, bir canlı yayından... Stand-up gösterisine benzeyen karşılaşmada, Sözcü TV'ye çıkan Kılıçdaroğlu, gazetecilerin önemli sorularına "Ben bilmiyorum, ben ne bileyim" gibi rekor sayıda komik yanıt veriyor! Ben de bazı ek sorular yönelteyim: Bay Kemal, İmamoğlu'nun adaylığı için "Bilmiyorum, vakti geldiğinde yetkili organlar tartışır" diyerek topu taca atıyor. Mesela, "1 milyon 800 bin CHP üyesi İmamoğlu'nu aday göstermiş; sizce bunun bir değeri yok mu" sorusu onu fena sıkıştırırdı.
Diğer bir soru, Özel'le bir televizyon tartışmasına girip girmeyeceğiydi. Bundan kaçmak için hangi derelerden su getireceğini merak ederdim! Ya da Bay Kemal her zamanki üstten bakan tavırlarıyla "Ben hiçbir zaman aday olmadım, hep delegeler beni aday gösterdiler" dediğinde buna verilecek ağır bir yanıt var: "Kemal Bey, siz de şeker dağıtır gibi, milletvekili adaylığı dahil her türlü 'hediyeyi' dağıttığınız! Yıllarca daha seçime girmeden topladığınız bu sözde destek imzalarıyla, kendinizi yeniden seçilen CHP Başkanı olarak pazarladınız! Son denemenizde, Kasım 2023'te, bu taktiklerinize rağmen örgüt size 'dur' dedi. Siz ise mağlubiyeti kabul edeceğinize, elinizde hiçbir kanıt bulunmadan kurultayda delegelere para dağıtıldığı gibi bir iddiayla partinin içinde vur-kır operasyonlarına girişiyorsunuz! Belki, antidemokratik tek adam yollarıyla heybenizden dağıttığınız o bol maddi çıkarları da beraberinde getiren sıfatlar, kimi insanlara göre de açık 'rüşvet' sayılamaz mı Hatırlar mısınız, bu sıfatlar, sizin döneminizde de tüm üyeler tarafından, elinize sunulan Demokratik Devrim Tüzüğü gibi yöntemlerle belirlense, bu iddialar yok olmaz mıydı Veya neden şimdi Özel'in 2 milyon üye ile genel başkan seçimi teklifine yanaşmıyorsunuz"
Aynı teklifi size 2021 yılında yeni tüzük projesi olarak ben sunduğumda yine yorum yapmadan konuyu kapatmıştınız. Meğer dağıtacak daha çok şekeriniz varmış!
Yedinci senaryo, 12. yargı paketinden... Getirilmeye çalışılan düzenlemeler arasında, "Yargıtay artık sadece görevsizlik ve yetkisizlik nedeniyle bozma kararı veremeyecek" müjdesi var! Sayısız yeni görev ataması yapıldıktan sonra, çoğu zaten Erdoğan döneminde atanmış Yargıtay üyelerinin kararlarına bile artık tahammül edilemeyeceği olasılığı beni benden aldı! Ne kadar güzel tek merkezli bir yargı sistemine doğru kayıyoruz, değil mi

10