Notice: session_start(): ps_files_cleanup_dir: opendir(/var/lib/lsphp/session/lsphp74) failed: Permission denied (13) in /home/koseyazarioku.com/public_html/maincore.php on line 8
Bedri Baykam - Fenerbahçe artık omurgasını fark edip, panikten çıkmaya mecbur - 16.08.2026 : koseyazarioku.com

Fenerbahçe artık omurgasını fark edip, panikten çıkmaya mecbur

Bu sabah milyonlarca Fenerbahçeli yine hayata küserek pazarlarını zehir ederek başlayacak karanlık bir haftaya hazırlanacaklar. Gazeteler yine elimde dönüyor fakat okudukça kabus yüzeye çıkıyor! En son belki dört ay önce yaşanan o büyük içsel sıkıntı yine erkenden başgösterdi. Bu gazeteleri okumak zülüm. Televizyon seyretmek zülüm! Hem de tam bir Şampiyonlar Ligi keyfine hazırlanırken, hesapta olmayan bir işkence! Tam da diğer büyük rakiplerin küçük engellere takılmışken!

Geçen sezon bir çok maçta Fenerbahçe kötü oynadıktan sonra şunu dedik, "Bu ne biçim maç pozisyonumuz yok, kaçan gol yok, ne yaptığını bilmeden sahada debelenen futbolcular var. Hani bir maç kaybedersin, yok direkler kurtardı dersin, kaleci kurtardı dersin, hakem mani oldu dersin, bunların bile hiçbiri yok bu nasıl bir maç" İşte dünkü maç hiç böyle bir maç değildi! Medyanın çoğunluğunun ve insanların önemli kısmının hala büyük bir eziklik içinde bir Talisca kompleksi yaşadıkları ortada! Bazı tanınmış köşe yazarları, bırakın onun attığı golleri övmeyi, ismini ağızlarına almamak için resmen beyinlerine kilit vurmuşlar. Dünkü maçta Talisca yine çok şık bir golle maça başladı, beşinci resmi maçta beşinci golünü attı, ardından kalabalığın arasından vurduğu harika bir kafa şutu yan direğe gitti, ikinci yarıda da dönen bir topta ceza sahası yayı üzerinden patlattığı tüm sürat limitlerini aşan muhteşem bazuka, kaleci İrfan'ın elinden üst direğe çarpıp döndü. Bunun dışında Fenerbahçe'nin eski kalecisi İrfan Can, Talisca'nın 3-4 gollük şutunu son anda çıkardı. Bunun dışında hakem Fenerbahçe'nin iki penaltısını vermedi. Daha doğrusu VAR vermedi! Her iki pozisyonu da hakemin kaçırması mümkündü. Ama yaptığı iş için para alan VAR hakeminin böyle bir şansı yoktu. Mert'in yükseldiği kafa vuruşunda Gençlerbirliği oyuncusu toptan 2 metre uzak noktada Mert'in bacak arasına sanki anlık tekmeyle girdi. Ardından Talisca'nın nefis top sürüşü ile kaleciyle karşı karşıya kaldığı anda vurduğu şut İrfan Can tarafından kurtarılmadan önce Gençlerbirliği defans oyuncusunun açık elinin temasıyla yön değiştirdi, köşe yerine daha ortaya gitti. Yani uzun lafın kısası, bu maç Fenerbahçe'nin ne pozisyonu eksikti, ne de gole çok yaklaştığı anlar. Talisca bu maçta harika oynarken en az üç gol atmadıysa bunun nedeni direkler, İrfan Can ve hakem!

Sürekli bunu tekrarlamaktan bana da gına geldi! Fenerbahçe'nin bu sene yine geriden kısa paslarla çıkmaya çalışırsa, yediği saçma gollere muhakkak yenileri eklenecek ve belki sezon başlamadan bitecek. İlk yarıda takım 1-0 ileride iken Ake, çevresinde üç tane Gençlerbirliği oyuncusu tarafından kuşatılmış Guendouzi'ye pas atıyor, o da "ben şimdi bu topu ne yapayım" şaşkınlığını yaşarken rakip takım topu kapıyor ve beş saniye sonra hızlı baskında Tongya golü buluyor. Yenilen ikinci golü bu sefer Skriniar kaptırıyor ve defansta güya herkes yerine dönmüşken yine iki forvet bastırıyor, Abdurrahim'in ortası ve Oğulcan'ın harika kafası ile Gençler 2.golünü buluyor! Ama kimi Fenerbahçelilerin maçtan sonra "iki kere geldiler iki gol attılar" diye hiçbir şikayet hakkı yok, bu tutarsız bir savunma. Herkese artık şunu anlasın ki maçları ne takımların toplam bonservis bedelleri kazanıyor, ne de topun maçın %80 inde herhangi bir takımın ayağında kalması! Bunlar herhalde bir maç hakkında en yanıltıcı rakamsal bilgiler! Yok "Gençlerbirliği'nin değeri bu kadar Fenerbahçe'nin değeri onun on misli 20 misli" bırakın bu hikayeleri lütfen. Dünya Kupası'nda Yaşananları da hatırlayın.

İsmail Kartal ne yaparsa yapsın rotasyon konusu üzerinden eleştirilecek. Fenerbahçe'nin başındaysan her hamlen (özellikle şayet maçı kazanmadıysan) eleştirilir. Rotasyon yapmasaydı ve Lyon'a karşı kötü bir sonuç alınsaydı daha da fazla eleştirilirdi. Ama sanki iki farklı öne geçip ardından asları çıkarıp değiştirerek ikinci yarıda dinlendirmek daha mantıklı bir çözüm olabilirdi.

Fenerbahçe tüm önyargılı insanların baskısını yok sayarak, bu sene kadroyu 6-7 oyuncu üzerine kurmalı. Bu geriden mızmız paslarla çıkış resmen yasaklandıktan sonra, geride Skriniar-Ake, orta sahada Guendouzi-Kante, ileride Greenwood-Talisca-Lukaku (kendisinin iddia ettiği kadar hazır olduğunu varsayarak söylüyorum bunu)... Takımın omurgası bu yedi oyuncu üzerine kurulmalı. En azından bütün kritik maçlarda. Diğer kalan dört yer için tabii ki forma rekabeti ve iddia devamı eder. İki bek kim olacak bu sorunun kesin yanıtı yok. Keşke Ferdi Kadıoğlu dedikoduları doğru olsa! Bütün bu hesaptan gördüğünüz gibi kaleci ve bekler dışında kalacak 2 yer için belki 8 futbolcu mücadele verecek! Talisca'nın artık Fenerbahçe'nin oturmuş yıldızı olduğunu görerek herkesin ayağını ona göre denk alarak bu takıma bakması lazım. İki yıl önce "Arabistan'dan gelen adamdan hiçbir şey olmaz bu adam en fazla 45 dakika oynar koşmayı da bilmez" gibi önyargıları yazdıkları için bundan dönemeyen skor yazarları, veya kimi ağır abi taraftarlar, kompleks içinde Talisca'nın tabelaya astığı skorları bile yok sayıyorlar. Sahada 90 dakika basılmadık yer bırakmayarak sürdürdüğü mücadelesini de görmezden geliyorlar. İşte bu nedenle Brezilyalı yıldız attığı her golden sonra bu yıl elini ağzına götürerek o dudak hareketlerini yapıyor: Bunun anlamı "Siz dedikoduya devam edin, bir bir konuşup durun ben gollerime devam ediyorum" Unutmayalım henüz Greenwood ve Lukaku bile yalnız birer teori. Kendilerini sahada kanıtlamaları gerekecek, hem de üst üste kritik maçlarda.