Ali Hakkoymaz

Ali Hakkoymaz

Yeni Asya
Kültür-Sanat / Kitap-Edebiyat 181 yazı 0 takipçi

Sözlük gözlüktür (2)

BAYRAMBayram mı Elime vurup ekmeğimi alma! Kalemime, kâğıdıma karışma! Önümden çekil! Beni gökyüzüyle baş başa bırak! « PENCERE ÖNÜNDE Ben pencerelerden seyredeyim; elim, iktidarım ve ömrüm kısa; yorduğunuz yeter dünyayı; bu beter hâlleriniz hayra alâmet değil! « TEZAT MEZAT İŞLER Yollar, evler büyüdü; misafirlikler küçüldü. Okullar büyüdü; terbiy

Hayat bu dünyaya sığmaz

Rolünü iyi oyna(ya)mayan sadece tiyatrocular değil ki ülke açlık ve yoksulluk sınırında... ("Mutlu azınlık" kendini biliyor.)* Hak etmeyenler milyon paraları paralıyorlar. "Havaya fişek" atıyorlar; Boğaz'ın en "Boğaz" yerlerinde! Bunlar gördüğümüz... * Dün yasaksız Türkiye, konuşan Türkiye diye yollara düşmüştük. ok gençtim. Edebiyat, siyaset, tic

Eczane

-Sema Eczanesi'ne...-Renkli kutular raflarda... Elinde reçeteyle gelenler.... Nesi var annenizin Geçmiş olsun, merak etmeyin. Dünya zaten misafirhane... Bunları tok karna kullanın. ay içer misiniz; kekikli... Hurma da var yanında. Buraya gelmişim iyi ki. Gözüm yabancı isimli ilaçlarda... Ne işe yararlar; bana ne! Bana gerek olmasın da

Eğitimi terbiye etmek

Dilini bilmeyen, kitap okumayan, yapay hayatlarla dolu bir nesil yetiştirebilecek kadar iyimser miyiz?

Unuttuğumuz bir şey yaşamak

Hayatı kazanmak için yaşamayı unutmuş, ölümün gelişine kadar dokunmadığımız çiçeklerin kokusunu fark etmeyiz—peki, bu farkındalık gerçekten geç mi kalmıştır?

Dumanlı bir yazı

Sigarayı bırakmak yasak ve tıbbi öneriler değil, ancak toplumsal ikiyüzlülük ve kültür kaybıyla boğuşan birey için mücadeledir—peki bu mücadeleyi kişisel ahlak sorunu mu, yoksa çağın yalnızlığının semptömu mu olarak okumalıyız?

Son nefesi vermeden

Yaşamı gürültüye boğan haber döngüsünden ve zaman çalıcılardan kaçın, her nefesi hazine bilin diyor; peki gerçekten kişisel direniş, toplumsal sorunların çözümü kadar etkili midir?

Ekran yüzleri(nin yüzü)

-Tekrar mülâkî olmak ümidiyle...-Merak ettim; arkadaşlar bu Ramazan kendilerini yenilemiş mi diye. Yok; aynı yerde [tarihin derinliklerinde(!)]ler... Diksiyon yok. Hitabet yok. (Arada birileri var gibi; orda da o bir, hikmetin gölgesi, izi, tebessümü, aradalığı yani esas bir perde var ki onun kaldırılmaklığı eksik ve dahi tuz miktarınca atılması g

Sözlük gözlüktür (1)

YALAN VE ZAMAN"Diline biber sürerim; yalan söyleme!" Annem böyle böyle savaş açtı yalana. Yalan diyeceksen; dolaşma buralarda! İhtiyaç listesinin başına "yalansızlık" yazacaksın. Yalan ve insan yan yana gezmez; değil mi! Üzülme; hakikat ne söner ne siner; onun bir dirhemi bir nice yalanı yener. Gerçeklerin yalana yenildiğini kim görmüş kim duymuş!

Dünyayı silah/sızlanmak kurtaracak

Böyle gitmez; duruluruz bir gün. Çocukluğun, gençliğin bittiği gibi... Yaşlarımız kurulunca/kuruyunca zaten durmayadurmuyor muyuz Ha, inadına Şeddatlığı, Nemrutluğu, Deccallığı, Firavunluğu devam edenler yok mu; öhöööAma insanlığın yolunu tutmak için ne kadar erken; yola çıksak iyidir. (Yola çık; yol açık...) Doya doya gökyüzüne, aya, yıldızlara ba

Pazar yeri günlüğü

Dünya gürültülü... Kafalar karışık... Teknoloji huzur getirmedi; olanı da götürdü.Hastalıklar arttı. Silâh ve ilâç satışları patlatıldı. Diplomadan, tecrübeden, liyakattan ziyade ahbap çavuş ilişkileri ön plandaki yerini bırakmıyor. Yalan dolan, talan, falan filan zamanlar diyarına mı düştük. Propaganda; hayatın, hakikatin perdesi mi oldu Fakat ha

Babamın kırçıllı paltosu

Üşüyen çocukluğumun üstünde babamın kırçıllı paltosu...ok az şey hatırlarım çocukluğuma dair. Biri bembeyaz karlar... Birisi de kar benekli babamın kırçıllı paltosu... alışmak için doğmuş babam. Ha unutayazdım azmini; ümitsizliği öldürmüş biri. Ümit içinde dipdiri... Yaşamak yapışmış her yanına. Bakışlarına, canına, ruhuna... Kimi bulursa hayata ça