Ali Hakkoymaz

Ali Hakkoymaz

Yeni Asya
Kültür-Sanat / Kitap-Edebiyat 183 yazı 0 takipçi

Pazar yeri günlüğü

Dünya gürültülü... Kafalar karışık... Teknoloji huzur getirmedi; olanı da götürdü.Hastalıklar arttı. Silâh ve ilâç satışları patlatıldı. Diplomadan, tecrübeden, liyakattan ziyade ahbap çavuş ilişkileri ön plandaki yerini bırakmıyor. Yalan dolan, talan, falan filan zamanlar diyarına mı düştük. Propaganda; hayatın, hakikatin perdesi mi oldu Fakat ha

Babamın kırçıllı paltosu

Üşüyen çocukluğumun üstünde babamın kırçıllı paltosu...ok az şey hatırlarım çocukluğuma dair. Biri bembeyaz karlar... Birisi de kar benekli babamın kırçıllı paltosu... alışmak için doğmuş babam. Ha unutayazdım azmini; ümitsizliği öldürmüş biri. Ümit içinde dipdiri... Yaşamak yapışmış her yanına. Bakışlarına, canına, ruhuna... Kimi bulursa hayata ça

Yaşamak unutulunca

Nerde o güzelim ağaçlarımız Dünyanın nefesini kesersen yaşayamazsın. Sonra bu önüne duramadığın seller ve yeller sürükler de savurur seni; yaa!Kes, kes; şu ağacı da kes; nerden duyacaksın o zavallının konuştuğunu; zavallı seni! Kocaman âlemin zübdesi/özü/özeti/çekirdeği olduğunu kendinin anlamayınca nerden bileceksin bir kuşun o ağaçtaki yuvasının

Son Adam'ın sözler'i

-Yaprakların taç utangaçlığına selâm ile...-Utangaç olsaydık yapraklarca. Üst üste durmasaydık. Nefes mesafesi bıraksaydık. Yıkış tepiş, eciş bücüş hayatlar... Yolcuların hep acelesi var. Koşarken kendini unutur insan. Dün kuşları gördüm. Kendimi alamadım uçuşlarından... Bir şiir, bir beste gibi dizilmişler. Baktım; işinde gücünde zavallılar.

Işığın yolunu bulmak

Ah, tekerrürlü tarih! Dönüp dolaşıp tekrarlıyorsun kendini. Nasihat pek kâr etmiyor çok zaman. Bir musibetten sonra uyanmanın acısını ne çok yaşıyoruz öyle!Bir ummanda kayboluyoruz. Sisler puslar içindeyiz. İşaret taşları birer birer siliniyor. Kışlar bahara evrilmiyor. Kuşlar yuvalarını bulamıyor. Şiir susmuş. Ressamların boyaları solmuş. Bestekâ

Önce eğitim[-ci eğitilmeli]

İ'TİZARDikenli, içimi ezen, yüreğimi burkan, keskin cehalet kokulu bir eğitim buketi (sunduğum) için üzgünüm; ümitsiz değilim; bir çıkış mutlaka vardır. Ümidim var ki bunları yazdım; susar otururdum bir köşede yoksa. « (Eğitim için arayış, teklif, tahmin, tesbit, tembih, tashih, tenkit, tasrih, hicv niyetİne...) « HOCA-CEMAAT/ÖĞRETMEN-ÖĞRENCİ Hocal

İnsanlık ülkesi'nin anahtarı

Dünya bir kandil, bir nur, bir aydınlık, bir kurtuluş, bir huzur, bir bahar bekliyor. Denemediğimiz yol kalmadı.Bütün yollar, bir saadetli yola/medeniyete çıksın istiyorsak Medine'deki misafirin kimliğini kimliğimiz eylemeliyiz. Yoksa kim'liğimize kimse bakmayacak; bakmıyorlar zaten. Dönelim o zaman Medine'ye... Medenîliğe yani... Şöyle tertemiz...

İnsanlık Ülkesi'nin anahtarı

Dünya bir kandil, bir nur, bir aydınlık, bir kurtuluş, bir huzur, bir bahar bekliyor.Denemediğimiz yol kalmadı. Bütün yollar, bir saadetli yola/medeniyete çıksın istiyorsak Medine'deki misafirin kimliğini kimliğimiz eylemeliyiz. Yoksa kim'liğimize kimse bakmayacak; bakmıyorlar zaten. Dönelim o zaman Medine'ye... Medenîliğe yani... Şöyle tertemiz...

Hastalık hastalığı ya da önce can tahlili

-Hasta mı; hastalık mı-Şuram ağrıyor, demeyegör! Kalemini, gözlüğünü çıkarıyor doktor; yazıyor da yazıyor. Ne yiyip içtiğini sormuyor. Önce bir hoş geldiniz, de! ay, kahve ve saire... ["Can tahlili" diye bir şey var; "Kan tahlili"nden önce.] * Doktorların ya kelimeleri yok veya konuşmaya mecalleri... Ya da bıkkın olduklarını düşünüyorum. Niye mi Bi

Sandığın içindekiler

Babam, nazlanıp (mızıkçılığı) uzattığımda, o meşhur sertliğini takınır: "İşi tadında bırak; işin tadını kaçırıyorsun, ha!" gibi kalıplaşmış sözleriyle çehresini eğerek son ikazlarını yapardı. Dünya susardı o ân.« Bak; defalarca İstanbul'u kazandınız ve halk emanetin adresini değiştirdi. Ne var bunda Daha bin yıl bu ara kapatılacak gibi gözükmüyor.

Çılgınların altın zinciri

Âkif'i seviyorsak; hürriyeti de seveceğiz.Bu işin aması, fakatı olmaz. Bizde hamaset; Âkif'te hakikat çığlıkları... Şairin mısralarını konuşmalarımızın süsü niyetine alırsak garbın medeniyeti garpta kalır. Kaldı mı; kaldı. Hakikat peşinde olsaydık şimdiki bu hayalî gündemlerle oyalanmazdık. Hamaset bir müddet sonra yorar ve menzilin kokusunu bi

İçtimaî ve Siyasî Sözlük (7) - Dünya fânî mi bâkî mi

Hürriyet bu öyle kolay kolay gelmez! Hürriyetsiz ölür insan da... ekmeksiz öyle kolay kolay ölmez!Evler, okullar, yollar hürriyete kavuşmadan; güleceği yok dünyanın. Dünya geliri üç beş kişi arasında dolaşıyor; geri kalanın eli ayağına... Allah'ın kulundan esirgemediği hürriyeti ve malı; kul, kuldan esirgiyor, alıyor, kaçırıyor, çalıyor çırpıyor.