Ahmet Demirbaş

Ahmet Demirbaş

Türkiye
Yaşam / Din 213 yazı 0 takipçi

"Yalan söylemeyeceğime dair anneme söz verdim"

Abdülkadir Geylani hazretlerine "Bu yolda temeli ne üzerine attınız Hangi ameli esas aldınız da böyle yüksek dereceye ulaştınız" diye sordular...Bugün, büyük âlim ve velî Abdulkadir Geylani hazretlerinin vefat yıl dönümüdür. Bir nebze de olsa o mübarek zattan bahsederek köşemizi ziynetlendirmek istedik efendim...Abdülkadir Geylani hazretleri, büyük

Kitap okumak ve sohbet hakkında...

"Biz, o büyüklerin kendilerine kavuştuğumuz gibi kitaplarına da kavuştuk. Bir saat kitap okumak yarım saat sohbet etmek gibidir..."Sohbet ne demektir Günümüzde "söyleşi" diyorlar. Söyleşi, "konuşarak vakit geçirmek" demektir; ama dinimizde, sohbetin tarifi başkadır. Büyük İslâm âlimi Hüseyin Hilmi Işık (kuddîse sirrûh) bu hususta buyuruyor ki:Birka

Hanedanı kurtaran kadın: Cevri Kalfa

Şehzâde Mahmud, o sırada Osmanlının tek erkek evladıydı. Şayet öldürülseydi Hanedan 18. asrın başında bitmiş olacaktı!Yıl 1808... Böyle bir temmuz sıcağıydı... Ancak, Topkapı Sarayının içi daha sıcaktı! Çünkü içeride yürekleri dağlayan; tarihin en acı olaylarından biri yaşanıyordu... Harem dâiresini basan 20 kadar zorba, tekrar tahta çıkarılacağı a

Denizler hâkimi Barbaros Hayreddin Paşa

Hızır Reis'e, Kanuni Sultan Süleyman Han tarafından, "dine hayrı dokunan" manasına gelen "Hayreddin" ismi verildi.Bugün, büyük Osmanlı Kapdan-ı deryası (amirali) Barbaros Hayreddin Paşa'nın vefat yıl dönümüdür. (4 Temmuz 1546)Barbaros Hayreddin Paşa 1466'da bir rivayette de 1483 yılında doğdu. Asıl adı Hızır'dı. Din ve devlet yolunda yaptığı büyük

Şefkatli ve merhametli Sultan Mehmed Reşad Han

Uzun şehzadelik devrinin çoğunu okumakla geçiren Mehmed Reşad Han, maiyetine karşı çok şefkatli; halim selim bir şahsiyetti.Bugün; Osmanlı padişahlarının otuz beşincisi ve İslam halifelerinin yüzüncüsü olan Mehmed Reşad Han'ın vefat yıl dönümüdür... Bir nebze de olsa onun döneminden bahsetmek istedik efendim...Çocukluğundan itibaren hususi olarak i

"İlim gönlü diri tutar, ilimsiz ibâdet olmaz"

"Yâ Alî! Bir kimsenin üzerinden, ulemâ meclisinde oturma­dan kırk gün geçse, onun gönlü (kalbi) kararır. Büyük günâh iş­ler."Hazreti Alî'den "kerremallahü vecheh" şöyle rivâyet edilmiştir:Resûlullah "sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem" beni huzûr-u şerîflerine çağırdı. Buyurdular ki:-Yâ Alî! Sen bana Hârûn aleyhisselâmın Mûsâ aleyhisselâma olduğu gi

Hanım evliyadan Hazreti Râbia

Râbia-i Adviyye hazretlerine misâfirler gelmişti. Fakat evde iki ekmek vardı. Yetmeyeceğini düşünürken kapı çalındı!.. Hanım evliyadan Râbia-i Adviyye hazretleri, Tâbiîndendir. Basra'da doğdu. 752 (H. 135) yılında Kudüs civârında vefât etti... Fakir bir ailenin dördüncü kızı olduğu için "Râbia" ismi verilmiştir.Henüz çocukken köle olarak satıldı. Ç

İyi insanlarla beraber olmanın önemi...

Kendinde kötü huy bulunan kimse, buna yakalanmanın sebebini araştırmalı, bu sebebi yok etmeye, bunun zıddını yapmaya çalışmalıdır. İnsanlar iyiliğe elverişli olarak doğar. Ancak, sonradan, nefsin arzularıyla, kötü arkadaşlarla düşüp kalkmakla ve çevrenin etkisiyle kötü huylar edinir...Her hastalık, sebebinin zıddı ile tedavi edilir. Nefsin çeşitli

Tevekkül edenin rızık endişesi olmaz...

Şakik-i Belhi hazretleri zamanında bir sene kıtlık olur. Herkes kara kara düşünürken bir kölenin neşeden oynadığını görür ve ona bunun sebebini sorar... Tevekkül, şöyle tarif ediliyor: Dinimizin bildirdiği sebeplere yapıştıktan sonra neticeyi sebeplerden değil, sebepleri yaratandan beklemektir. (Bir işe başladığın zaman, Allahü teâlâya tevekkül et,

Kibir, geçimsizlik ve sıkıntıların kaynağıdır

Toplumdaki bütün geçimsizlik ve sıkıntıların kaynağında kibir vardır. Aklı olan, kendini ve Rabbini tanıyan, hiç kibredebilir miDin büyüklerimiz buyuruyorlar ki: "Kibirden sakının. Topraktan yaratılıp, yine toprağa dönecek olan bir varlığın kibirlenmesi, kendini beğenmesi ne kadar anlamsızdır. Aklı olan, kendini ve Rabbini tanıyan, hiç kibredebilir

Cellatları şaşkına döndüren hadise!

Zamanın hükümdarı vezirine der ki: "İmam-ı Cafer'i buraya getir! Onu öldürmek istiyorum!" Vezir, hükümdarı ikna edemez ve gidip getirir...Cafer-i Sadık hazretleri, Silsile-i aliyye büyüklerinin dördüncüsüdür. O, aynı zamanda Ehl-i beytten olup, "Oniki İmam"ın da altıncısıdır...Bu mübarek zat, ilim ve fazilette zamanının bir tanesiydi. Din bilgileri

"Sultân-ül-ârifîn" Bâyezîd-i Bistâm

"Ey Bâyezîd! Sultân-ül-Enbiyâ'ya olan muhabbetin ve edebe riâyetin sebebiyle, biz de senin edebini ve mertebeni yükseltiyoruz..."Bayezid-i Bistami hazretleri, Silsile-i aliyyenin beşincisidir. "Ârifler Sultanı" diye meşhurdur. Üveysi idi. Kendisinden kırk yıl önce vefat eden İmam-ı Cafer-i Sadık hazretlerinin ruhaniyetinden istifade etti. Son derec