'Kul' olduğunu hatırlayıp tövbe eden genç!..

Bişr adında zengin bir genç vardı. Meyhanelerden hiç çıkmazdı... Oyun ve eğlenceye daldığı bir gün kapısı çalındı!..

Dinimizde günahtan kaçmak, ibadet etmekten daha kıymetlidir. Ancak günahtan sonra pişman olmak, tövbe etmek de büyük nimettir... Tövbe eden, hiç günah işlememiş gibidir...

***

Horasan'ın Merv şehrinin reislerinden birinin Bişr adında bir oğlu vardı. İtibârlı bir aileye mensup olduğundan refâh içinde yaşıyordu...

Oyun ve eğlence âlemlerine daldığı gençlik yıllarında, bir gün kapısı çalındı. Hizmetçi kapıyı açtığında bir zat;

-Efendine söyle! Kulluğun edebine riâyet etsin, dedi ve çekip gitti... Hizmetçi, duyduklarını kendisine anlattı. Bişr, yalın ayak adamın peşinden koştu. Ona yetişerek söylediklerini tekrarlattı. O kimsenin sözlerinden çok etkilendi ve tövbe etti. Ancak bir müddet sonra, kötü arkadaşların tesiriyle eski hayatına tekrar döndü...

Bir gün eğlence âlemlerinden sonra sarhoş ve bitkin olarak evine dönerken, yolda üstünde "Besmele" yazılı bir kâğıt buldu. İçi sızlayıp yerden aldı. Öpüp, çamurlarını temizledikten sonra, güzel kokular sürüp, evinin duvarına astı. O gece âlim ve velî bir zâta, rüyâda;

"Git Bişr'e söyle! İsmimi temizlediği gibi onu temizlerim. İsmimi büyük tuttuğu gibi, onu büyültürüm. İsmimi güzel kokulu yaptığı gibi, onu güzel ederim. İsmini dünyâda ve âhirette temiz ve güzel eylerim" dendi.

O zât sabah Bişr'i arayıp meyhânede buldu. Dışarı çağırdı ve ona;

-Sana Allahü teâlâdan haber vereceğim, dedi. Bişr, ağlamaya başladı ve;

-Bana kızıyor mu, şiddetli azap mı yapacak dedi... Rüyâyı dinleyince içeriye şöyle seslendi:

-Ey arkadaşlarım! Beni çağırdılar, bundan sonra bir daha beni buralarda göremeyeceksiniz...