Yazar, Osmanlı İmparatorluğu'nun uzun ömrünü ve başarısını din büyüklerinin öğrettiği iki ilkeye—Allah'a itaat ve insanlara şefkat—dayandırdığını savunuyor. Osman Gazi'nin vasiyetnamesini örnek göstererek, devlet yönetiminde adalet, hoşgörü ve halka iyilik yapmanın kurumsal politika haline geldiğini iddia ediyor. Ancak bu anlatı, Osmanlı'nın karmaşık tarihindeki baskı, vergi sistemi ve gayrimüslim reaya statüsü gibi tartışmalı konuları ne kadarına ışık tutuyor?
Osmanlılar, dervişler vâsıtasıyla İslâmı tanıtmaya çalışırken, muhataplarına son derecede müsamahakâr ve merhametli davranmışlardır...
Âhir zamandayız... Dünya savaşlar ve terör hadiseleriyle kaynıyor!.. Tarihte az da olsa huzurlu dönemler olmuştur. Mesela Osmanlılar zamanında, Osmanlı hâkimiyetindeki bütün bölgelerde, müslim, gayr-i müslim herkes huzur içindeydi. Halkın malından, canından bir endişesi yoktu.
Peki, Osmanlının küçük bir beylik iken dört kıtaya hükmeden bir imparatorluk hâline gelmesinin sebebi neydi Çünkü Osmanlılar, fethettikleri yerlerde halka, biz güçlüyüz, istediğimizi yaparız gibi tahakkümde bulunup onları ezmediler.
Din büyüklerimiz buyuruyor ki: "Allahü teala kullarına şu veya bu şekilde çeşitli hizmetler nasip etmiştir. Herkes elinden geldiği kadar, imkânı olduğu kadar hizmet eder. Ama en büyük hizmet iki tanedir: 1- Allahü tealanın dinine hizmet. 2- Onun kullarına iyilik etmek. Bunları ayıramazsınız. Bir A'rabi (bedevi), Cenâb-ı Peygambere sordu:
-Ya Muhammed (aleyhissalatü vesselam), sen hep dinden bahsediyorsun, nedir bu dinin aslı
Resulullah Efendimiz buyurdular ki:
-Et ta'zimi li emrillah veşşefekatü li halkillah...
İmâm-ı Rabbânî hazretleri buyuruyor ki: "Bu iki cümleyi birbirinden ayıramazsınız. O zaman noksan kalır. Bu bir bütündür. Yani Allahü tealanın emirlerine ve yasaklarına riayet etmek, saygılı olmak. İkincisi, mutlaka insanlara şefkatli ve merhametli olmak..."
Gerçekte Osmanlılar, devlet eliyle ve gönüllü tasavvuf ehli dervişler vâsıtasıyla İslâmı tanıtmaya çalışırken, muhataplarına son derecede müsamahakâr ve merhametli davranmışlardır, zorlamalara iltifat etmemişlerdir...
***
Osman Gâzi, oğlu Orhan Gazi'ye bir vasiyette bulundu ve bütün Osmanlı sultanları, bu vasiyetnâmeye cân-ı gönülden sarıldı, devletin 600 sene hiç değişmeyen anayasası oldu. İşte dost-düşman herkesi Osmanlıya hayran bıraktıran sır, bu vasiyetnamededir:

19