Warning: session_start(): open(/var/lib/lsphp/session/lsphp74/sess_lhrs4u5ijojhf051ebb3nos7pf, O_RDWR) failed: No space left on device (28) in /home/koseyazarioku.com/public_html/maincore.php on line 8

Warning: session_start(): Failed to read session data: files (path: /var/lib/lsphp/session/lsphp74) in /home/koseyazarioku.com/public_html/maincore.php on line 8
Abdüllatif Uyan Köşe Yazıları -Sayfa 46 : koseyazarioku.com
Can't create/write to file '/tmp/#sql-temptable-336-91ddb7-7c334.MAI' (Errcode: 28 "No space left on device")Can't create/write to file '/tmp/#sql-temptable-336-91ddb7-7c334.MAI' (Errcode: 28 "No space left on device")

Abdüllatif Uyan

Türkiye

Şeytan niçinsevinmiş

Evliyânın büyüklerindenBehâeddîn-i Buhârîhazretleri, bir gün şunu anlattı sevdiklerine;Sâlihlerden biri vardı.Bu zât şeytanı görüp;"Senin gibi mel'un olmak istiyorum, ne yapayım" diye sordu.Şeytan sevinip;"Benim gibi olmak istersen namaza önem verme ve doğru yalan, her şeye yemîn et" dedi.O kişi bunu duydu.Ve kendi kendine;"Hiçbir namazı bırakmayac

"Bostanıniçin sulamıyorsun"

Evliyânın büyüklerindenBehâeddîn-i Buhârîhazretlerinin bir talebesi şöyle anlatıyor:Kasr-ı ârifan'da,bir bostanım vardı.Orada sebze meyve yetiştiriyordum...Derken sulama zamânı geldi.Ama bir damla su yoktu nehirde."Ne yapacağım" diye düşünüyordum ki, hocam teşrîf etti...Etrâfa şöyle bir bakıp sordu:"Sulama vakti gelmedi mi""Geldi efendim.""Peki, ni

"Maksadın nedir evlâdım"

Evliyânın büyüklerindenBehâeddîn-i Buhârîhazretleri, bir gün dergâhta oturuyordu.Bir gençgirdi içeri.Ve büyük bir edeple;"Efendim, eğer kabul ederseniz ben de talebeniz olmak istiyorum" diye arz etti bu zâta.Büyük velî sordu:"Maksadın nedir evlâdım"Cevâbında;"Feyiz alıp kalp gözümün açılmasını istiyorum efendim" dedi.Behâeddîn-i Buhârî;"Pekâlâ"dedi

"Ayrılığıma sabret!"

Behâeddîn-i Buhârîhazretlerinin sevenlerinden Emîr Hüseyin adındaki âşık bir talebesi anlatıyor:Bir gün hocam bana;"Ben yarın bir dostumu görmeye gideceğim. İnşallah on beş güne dönerim, ben gelinceye kadar ayrılığıma sabret'buyurdu.Ve o sabah ayrılıp gitti...O gidince, kalbim de kopup onunla beraber gitti sanki.Devamlı ağlıyordum.Dergâhta talebede

Gerçek cennet nimeti

Evliyanın büyüklerindenBehâeddîn-i Buhârîhazretlerinin kabr-i şerifi Buhâra'nın kasr-ı ârifan köyündedir.Bir komşusu vardı.Yeni evlenmişti.Bir gün bu zata;"Ey efendim, çok zor durumdayım. Lütfen bana yardım eder misiniz" diye dert yandı.Mübarek üzüldü:"Hayrola evladım ne oldu""Hanımla hiç anlaşamıyoruz. Bu evlilik böyle yürümeyecek galiba. Bana ne

Elmaların zikri

Evliyanın büyüklerindenBehâeddîn-i Buhârîhazretlerinin kabr-i şerîfi Buhara'nın kasr-ı ârifan köyündedir.Bir talebesi bir gün ziyaretine geldi bu büyük velinin.Gelirken biraz "elma" hediye getirmişti. Hocası, elmaları alıp dağıttı herkese.Tam yiyeceklerdi ki;"Durun, yemeyin!"buyurdu.Şaşırdılar.Sordular ki:"Niçin efendim""Çünkü şu anda zikrediyorlar

Pişmeyen hamur

Evliyanın büyüklerindenBehâeddîn-i Buhârîhazretlerinin her hali sünnet-i seniyyeye tam uygundu.Şöyle ki;Resûlullah Efendimiz bir gün eshabıyla ekmek pişirmişlerdi tandırda.Sahabeden her biri hamurunu alıp eliyle kızgın tandıra yapıştırdı.Efendimiz aleyhisselâm da mübarek eline hamur alıp yapıştırdı tandırın sıcak gövdesine.Bir müddet beklediler.Son

Nefsini mi azarlıyorsun

Behâeddîn-i Buhârîhazretlerinin sevdiklerinden Emîr Hüseyin adında biri anlatıyor:Hocam beni bir iş için Buhara'ya göndermişti.Yolda, kendi kendime;"Ey nefsim! Sen ne zaman ıslah olacaksın. Senin şerrinden ne zaman kurtulacağım. Meğer sen ne hain, ne alçakmışsın. Hatta sen yüz bin şeytandan daha zararlıymışsın"diyerek nefsimi azarlıyordum.O anda bi

İşaretli armut

Evliyanın büyüklerindenBehâeddîn-i Buhârîhazretleri, bir grup talebesiyle Şeyh Hüsrev adında fakir bir sevdiğinin köyüne gitmişti.Oturup sohbete başladılar.Köylülerden biri vardı.Bu zatı merak etti...Zira onun, keramet sahibi bir büyük veli olduğunu söylemişlerdi kendisine."Gerçekten böyle midir" diyordu.Bir tabak "armutla" gitti o eve.Maksadı, imt

Hocasına itiraz edince

Evliyanın büyüklerindenBehâeddîn-i Buhârîhazretleri, birkaç talebesiyle bir eve yemeğe gitmişlerdi. Sofra kuruldu. Büyük veli ve talebeleri sofraya oturdular.Ancak biri oturmadı.Mübarek zat;"Sen niçin sofraya gelmiyorsun"diye sordu ona.O talebe dedi ki:"Bugün oruca niyet ettim.""Farz orucu mu""Hayır, nafile.""Öyleyse bozabilirsin evladım!.. Haydi g