Warning: session_start(): open(/var/lib/lsphp/session/lsphp74/sess_tv2rr8366kp8q19s8i35622fes, O_RDWR) failed: No space left on device (28) in /home/koseyazarioku.com/public_html/maincore.php on line 8

Warning: session_start(): Failed to read session data: files (path: /var/lib/lsphp/session/lsphp74) in /home/koseyazarioku.com/public_html/maincore.php on line 8
Abdüllatif Uyan Köşe Yazıları -Sayfa 40 : koseyazarioku.com
Can't create/write to file '/tmp/#sql-temptable-336-9200e8-7652c.MAI' (Errcode: 28 "No space left on device")Can't create/write to file '/tmp/#sql-temptable-336-9200e8-7652c.MAI' (Errcode: 28 "No space left on device")

Abdüllatif Uyan

Türkiye

"Yolunu mu şaşırdın evlât"

Rumeli fâtihlerindenHamza Babahazretleri zamânında bir kişi, yolculuğa çıkar.Edirne'ye gidecektir.Mevsim kış ve soğuktur.Az sonra bir "tipi" başlar.Sonra şiddetlenir!Öyle ki; bir metre ilerisi görünmez.Yolcu şaşırır yolunu.Kalakalır olduğu yerde.Çâresizdir!Açar ellerini, yardım ister âlemlerin Rabbinden:"Yâ Rabbî! Sevdiğin bir kulunu bana yardımcı

"Allah'ın kullarınısevindir"

Rumeli fâtihlerinden Allah dostu bir velî vardır. Hamza Baba.Kerâmet sâhibi bir zâttır.Ziraatle uğraşır.Büyük bir meyve bahçesi vardır.Mahsulü toplayınca hemen hesaplayıp "uşrunu" verir.Ya diğer insanlarOnların yoktur böyle bir dertleri.Îkaz etse de dikkate almazlar.Bir gün "yangın" çıkar o havâlide.Ne kadar bahçe varsa, yanar kül olur.Biri hâriç t

"İnsanların dertlerine devâ ol!"

Tirmiz'de dünyâya gelen Hakîm-i Tirmizîhazretleri, kusûru dâima kendinde bilir, kimsede hatâ kusur aramazdı.Birine darılsaydı, daha iyi davranırdı o kimseye.Herkese ihsânda bulunur, kendini üzenlere daha çok ihsân yapardı.Komşuları da bilirdi bunu. Bir gün komşuları geldiler.Onun hanımına;"Hakîm-i Tirmizî'nin hiç kızdığı oluyor mu" diye sordular.Ha

Nehre atılan kitap!..

Hakîm-i Tirmizîhazretlerinin tasavvufla ilgili bir kitabıvardı ki, çok önemli ilimlerle doluydu.Onu bir talebesine verip;"Git, bunu Ceyhun Nehri'ne at da gel!"diye emretti.Talebe, "peki" dedi.Ve onu alıp nehre vardı.Ama atmaya kıyamadı.Döndüğünde sordu hocası:"Kitâbı attın mı evlâdım""Attım hocam.""Peki, ne gördün atınca"Başını öne eğdi."Bir şey gö

"Günah ateştir" ne demek

Tirmiz'de dünyâya gelenHakîm-i Tirmizîhazretlerinin zamânında âbid ve zâhid biri vardı ki, inanmazdı bu zâtın büyüklüğüne.Aleyhinde konuşurdu.Tâ ki, Resûlullah Efendimiz o kimseyi îkaz edene kadar.Şöyle ki;Bir gece Efendimiz bu kişinin rüyâsına girerek;"Tirmizî'nin kıymetini bil! Ebedî saâdete kavuşmak istiyorsan, onun hizmetine koş, vakit geçirme!

Herkese şefkat gösterirdi...

Tirmiz'de dünyâya gelenHakîm-i Tirmizîhazretleri, büyük hadîs imâmıdır.Tasavvufta da yüksekti derecesi.Tevâzu sâhibiydi...Kaçardı dünyâdan.Herkese karşı çok şefkatliydi.Hattâ hayvanlara bile...Ev olarak küçük bir kulübesivardı ki, kapısı bile yoktu bu yerin.Bir perdeasılıydı kapı yerinde.Bir sene hac içinterk etti kulübeyi.O ayrılınca bir köpek, bi

Anneye hizmetin mükâfatı

Hakîm-i Tirmizîhazretleri, büyük hadîs imâmıdır.Gençliğinde kalbi "ilim öğrenmek" için yanıyor, buna kavuşmanın yollarını arıyordu. İki de arkadaşı vardı. Bir gün üçü uzun uzun konuştuktan sonra"Dînî ilimleri öğrenmek için sefere çıkmalıyız"diye karar verdiler.Hakîm, koşarak geldi annesine:"Anneciğim! Biz sefere çıkıyoruz.""Ne seferi oğlum""İlim öğ

Kimseye kızmayan zat...

Tirmiz'de dünyâya gelenHakîm-i Tirmizîhazretleri, Allah dostu bir velîdir.Kimseye kızmazdı...Her sıkıntıda, kendinde arardı kusûru.Nitekim bir gün, en "yeni elbisesini" giyip çıkar evden.Cumâ namazına gidecektir.Birkaç talebesi de vardır yanında.Az sonra bir sokağa girerler. O sokakta kötü huylu bir "kadın" vardır.Şirret mi şirret.Bir evin ikinci k

Pişmanlık ateşiyle yanmak!..

Tirmiz'de dünyâya gelenHakîm-i Tirmizîhazretleri, Allah'tan çok korkar, kaçardı her günahtan.Şöyle ki;Hakîm, henüz gençtir.Güzel ve yakışıklıdır.Bir kadın, gönlünü ona kaptırır. Devamlı peşinde dolaşır...Bir gün onu yalnız görür.Ve usulca yaklaşıp;"Merhabâ!" der.O bakar ki, genç ve güzel bir kadın.Cilveler yapıyor kendisine.Birden kan sıçrar beynin

"Yazık oldu zavallıya!"

Edirne'de yaşâyan Allah dostlarındanŞekmetî Mehmet Efendihazretlerinin yanına, kötü huylu bir kişi gelir.Sohbetini dinler.Büyük zevk alır.Ancak bir müddet sonra sessizce ayrılıp gider oradan.Gelmez olur artık.Onun ayrılmasına üzülür mübârek!Yakınları;"Efendim, niçin bu kadar üzülüyorsunuz" derler.Cevâbında;"Nasıl üzülmeyeyim. O, bizden ayrıldı, ama