Kültür-Sanat / Kitap-Edebiyat

''Ben seni bırakmadım Yâ Resulallah!''

30 Ekim 1918…Mondros imzâlanmış, her yerde silah bırakılmış. Medîne'nin etrâfı isyancı Araplar ve haçlılalarla sarılı. Şehri savunan Fahreddin Paşa, "Olmaz!" diyor, "Efendimizin diyârını hâinlere bırakmam!"Paşa, kendisiyle birlikte Ravza'yı bekleyen Mehmedlere, "Mehmedçik" adını veriyor. Mehmedçik, iyi beslenemediği

Kerime Yıldız

Krepen yıkılınca Cihat Burak'ın kedileri...

Yılın son haftasını gripten yorgan döşek yatarak geçirdim, yılbaşı gecesiyse battaniye altından televizyon kanallarının birindeki Şevval Sam konserine biraz baktım. Ama, konser bitmeden, gözlerim kapanmış, kırmızı, yeşil, sarı ve mavi ışıkların seliyle mâzîye yuvarlanmıştım.Rüyâmda, bir merdivenden aşağıya doğru inip, Krepen Pasajı'na çıktım. '78 olabilir, kısa bir

Taner Ay

Artık hiçbir şey

Zamanı ölçmek, saymak, bölmek ne zor iş. Masalarda, duvarlarda, ekranlarda çeşit çeşit bunca takvim. Cepte, duvarda, meydanda bunca saat. Hepsi ne içinBazen yan yana duran iki kişi, başka mevsimleri bölüşür. İnsan bir gün kendi miladını bulur. Herkesin takviminde başka bir isim durur."Sen gittin, tarih bitti, milat neyi açıklayabilir" demişti Mevlana İdris. Koca bir takvim aniden biter bazen.

Enes Batman