Lütfi Albayrak

Takvim

HTTP/2 200 content-type: text/html; charset=utf-8 content-length: 87693 xet-cookie: content-encoding: gzip via: TMGRUP, 1.1

Klasik bahaneler: "Stresliyim." (Stres yokken de içilir ama detay önemli...) "Keyif sigarası bu." (Keyif = her an)... "Günde zaten az içiyorum." (Az = paket)... "Bırakacağım ama zamanı değil." (Zaman = belirsiz)... "Dedem 90 yaşına kadar içti." (Deden özel üretim)... Mantıkla direnenler: "Zaten her şey kanser." "Bir şeyden öleceğiz." "Sig

HTTP/2 200 content-type: text/html; charset=utf-8 xcacheduration: 3600 access-control-allow-origin: * referrer-policy: no-referrer-when-downgrade

("Unuttum ama aslında aklımdaydı" savunmasını tarihe gömen rehber) TEK TARİH KURALI: Hepsini tek bir büyük gün gibi düşün. "Şubat'ın sonları" = Tehlike. "14 Şubat" = Hayatta kalma. DIJITAL ALARM YETMEZ, PSİKOLOJİK ALARM KUR: Telefona alarm koy, ama adı dramatik olsun: "BUGÜN UNUTURSAN YALNIZ ÖLÜRSÜN." Beyin bu başlığı asla görmezden gelmez. BİR HAF

HTTP/2 200 content-type: text/html; charset=utf-8 content-length: 90119 xet-cookie: content-encoding: gzip via: TMGRUP, 1.1

Evlilikte herkes büyük krizleri konuşur; para, aileler, tatil planları... Oysa asıl gerilim gecenin bir yarısı, sessiz sedasız yaşanır: Yorgan. Çünkü yorgan sadece bir örtü değil, evlilikte sınır, güç ve sabır testidir. İlk zamanlar romantiktir. Aynı yorganın altına girilir, ayaklar birbirine değer, "üşüme" bahanesiyle yakınlaşılır. Yorgan paylaşıl

HTTP/2 200 content-type: text/html; charset=utf-8 xcacheduration: 3600 access-control-allow-origin: * referrer-policy: no-referrer-when-downgrade

Eskiden insanlar birbirine benzemezdi. Mahallede biri kaybolsa annesi tarif ederdi: "Burnu büyük, kaşı birleşik, yürürken hafif sola çeker..." Şimdi tarif şöyle: "Dudaklar dolgun, burun kalkık, kaşlar havada... Hangisi bilmiyorum." Estetik çağında yaşıyoruz. Öyle bir çağ ki bazı kadınlar artık akraba çıkmadan kardeş gibi görünüyor. Hatta aynı kafe

HTTP/2 200 content-type: text/html; charset=utf-8 content-length: 88862 xet-cookie: content-encoding: gzip via: TMGRUP, 1.1

O an gelir. Masanın üstünde masumca duran telefon, bir anda kaderin merkezine oturur. "Bir bakabilir miyim" cümlesi duyulur. Dünya yavaşlar. Erkek, telefonu vermeden önce iki saniyelik bir tereddüt yaşar. O iki saniye aslında bir ömürdür. Beyin çalışmaya başlar: - WhatsApp arşivi... - Galeri (özellikle "Ekran görüntüleri" klasörü)... - Notlar ("Düğ

HTTP/2 200 content-type: text/html; charset=utf-8 xcacheduration: 3600 access-control-allow-origin: * referrer-policy: no-referrer-when-downgrade

Sürekli Çay İsteyen: Çayı gelmeden yenisini ister, garsonun gözüne fener gibi bakar. Gazete Katlayıcı: Spor sayfasını eline alınca kimseye okutmaz, köşe yazarlarından daha bilgilidir. Sonsuz Hikâyeci: "80'lerde ben..." diye başlar, 90 dakikalık film gibi anlatır. Okey Profesörü: Taşlara şöyle bir bakıp herkesin elini çözer, yenilirse taşları suçlar

HTTP/2 200 content-type: text/html; charset=utf-8 xcacheduration: 3600 access-control-allow-origin: * referrer-policy: no-referrer-when-downgrade

Kumanda Meselesi (Uluslararası Kriz) -"Ben bunu izliyordum." -"Ama sen uyuyordun." -"Gözlerim kapalıyken izliyorum ben." Kumanda evdeki en stratejik silahtır. Kimdeyse güç ondadır. "Ne Yiyelim" Konferansı -"Ne yiyelim" -"Bilmiyorum." -"Ben köfte diyeyim mi" -"Canım istemiyor." -"Pide" -"Dün yedik." Açken verilen kararlar hiçbir zaman kab

HTTP/2 200 content-type: text/html; charset=utf-8 content-length: 88941 xet-cookie: content-encoding: gzip via: TMGRUP, 1.1

Bazı oyuncular vardır bazen oyunları bazen de sözleri ile damga vururlar gündeme... İşte onlardan 14 tanesi. Zinedine Zidane: Muhabir: Dünyanın en iyi orta saha oyuncusu olmak nasıl bir duygu Zinedine Zidane: Bilmem, Paul Scholes'a sor. David Beckham: Muhabir: Futbolu ne zaman bırakmaya karar verdin Beckham: Messi benim yanımdan hızlıca geçip bana

HTTP/2 200 content-type: text/html; charset=utf-8 xcacheduration: 3600 access-control-allow-origin: * referrer-policy: no-referrer-when-downgrade

(Bir Belediye Durağı Değil, Ruh Hali) Kırık Kalpler Durağı, haritalarda yoktur ama herkes en az bir kez inmiştir. Belediyeye ait değildir, özel sektöre hiç değildir; tamamen insanın iç hat seferlerine bağlıdır. Bu durağa gelen otobüslerin plakası genelde aynıdır: "Olmaz Olan Aşk – 34". Bu durakta bekleyenlerin ortak özelliği şudur: Kimse gerçekten

HTTP/2 200 content-type: text/html; charset=utf-8 content-length: 88813 xet-cookie: content-encoding: gzip via: TMGRUP, 1.1

Masum gibi başlayıp siniri tırmalayanlar: 6 "Bir şey mi dedim" (Evet, dedin. Bir sürü.) 6 "Ben mi yanlış anladım" (Hayır, çok doğru anladın.) 6 "Abartmıyor musun" (Abartıyorsam sebebi sensin.) 6 "Bana mı öyle geldi" (Hayır, herkese öyle geldi.) Aile toplantılarının gizli silahları: 6 "Evlenmeyi düşünmüyor musun hâlâ" 6 "Bu yaşta böyle mi yaşayaca