Kablolar çekmecesi: Erkeklerin gizli teknoloji mezarlığı

Erkeklerin çoğu hayatının bir döneminde evin bir köşesinde bulunan ve resmi olarak hiçbir görevi olmayan bir çekmeceyi "Karışık kablolar çekmecesi" olarak kullanmıştır. Bu çekmece öyle sıradan bir çekmece değildir. Burası teknolojik eserlerin emekli maaşı aldığı, kabloların son günlerini geçirdiği kutsal bir alandır.
Çekmece açıldığında insanı ilk karşılayan şey, fizik kurallarına meydan okuyan bir düğüm yumağıdır. Kablolar yıllardır birbirine değmemiş gibi görünür ama nedense her açılışta biraz daha dolaşmış halde bulunurlar. Bilim insanları hâlâ bunun nasıl gerçekleştiğini açıklayamamıştır.
İçeride mutlaka bir ucu kayıp şarj aleti vardır. Hangi cihaza ait olduğu bilinmez.
O cihazın kendisi yıllar önce tarihe karışmıştır ama kablosu hâlâ yaşam mücadelesi vermektedir. Bir erkek o kabloyu asla atmaz. Çünkü içinde küçük de olsa bir umut vardır: "Belki bir gün lazım olur." Bu çekmecede ayrıca eski telefon kulaklıkları, çalışıp çalışmadığı bilinmeyen USB kabloları, adaptörler, dönüştürücüler ve ne işe yaradığı ancak NASA mühendislerinin anlayabileceği parçalar bulunur.
Bazen biri sorar: "Bu kablo neyin kablosu" Erkek cevap verir: "Bilmiyorum." "Peki neden saklıyorsun" "Belki lazım olur." Bu konuşma yıllardır dünyanın her yerinde aynı şekilde yaşanmaktadır. İşin ilginç yanı, çekmecedeki kabloların yüzde 90'ı hiçbir zaman kullanılmaz. Ama biri yanlışlıkla atılacak olsa evde olağanüstü hâl ilan edilir.
"O kabloyu kim attı" "Hangi kabloyu" "Siyah olanı." "Burada yüz tane siyah kablo var." "Ama o farklıydı." Kimsenin ne işe yaradığını bilmediği kablo, atıldığı anda dünyanın en önemli teknolojik ekipmanına dönüşür. Bazı erkekler çekmeceyi yıllık olarak kontrol etmeye karar verir. Çekmece açılır, kablolar incelenir, birkaç tanesi elden geçirilir ve sonunda hiçbir şey atılmadan çekmece tekrar kapatılır.
Bu işleme teknik literatürde "Boşuna uğraşmak" adı verilir. Aslında o çekmece sadece kablo saklama alanı değildir. Erkekler için geçmişin dijital hatıra albümüdür. İçinde eski telefonların, bozulmuş modemlerin, kaybolmuş MP3 çalarların ve unutulmuş teknolojilerin ruhları yaşar. Bu yüzden o çekmeceye saygı göstermek gerekir. Çünkü orası bir depolama alanı değil, erkeklerin "Bir gün kesin lazım olur" inancının somutlaşmış hâlidir. Ve herkes bilir ki o gün hiçbir zaman gelmeyecektir. Ama ya gelirse İşte bütün mesele budur.