Halil Özer

Milliyet

Korkunç bir mücadele

Yağmur altında müthiş bir mücadele vardı. İki iyi takımın korkunç futbol savaşı belki de bu kupanın en iyi maçını bizlere izletti.Son zamanlarda gördüğüm en iyi Avrupa kupası maçlarından birisiydi. Ama özellikle 2. yarı kaçan gollerden sonra Fenerbahçe çok da hak etmediği bir yenilgi aldı. İlk yarı belki pozisyon zenginliği yok ama müthiş bir mücad

Tuhaf tuhaf işler

Galatasaray maçı neredeyse ana kadroya yakın bir on birle maçı tamamladı. Bana göre sadece Osimhen, Sane ve Torreira eksik olarak nitelendirilebilir. Bu sezonki durumlarına bakarsak İlkay, Sara, Singo, Jakobs'u saymıyorum. Onlar benim için yok hükmünde.Peki Okan hocanın lütfen de olsa ilk onbire aldığı Ahmet, Gökdeniz, Yusuf yeterli oyuncular mıHay

Bir finalin ardından

Son on yılda yapılan derbileride herhangi bir tartışmanın yaşanmadığını ben hatırlamıyorum. Tabii bunda sosyal medyanın o tarihlerden bu yana kulüpler üstünde aşırı baskı oluşturmasının da rolü çok büyük. Çoğu ergen ve üç beş kuruş için sonunu düşünmeyen hakaretler, yalanlar ve karalamalar da cabası. Yani utanma sıkılma hiçbir şekilde yok. Yeter ki

Hak eden hakkını aldı

Finalde tek taraflı bir maç izledik. Fenerbahçe her hattı ile üstündü. Hırs olarak, kalite olarak, beceri olarak hep üst düzeydeydi.Maç belki 2-0 bitti ama skor daha da farklı olabilirdi. Galatasaray'ın yatıp kalkıp kaleci Günay'a dua etmesi lazım. Kaç tane kurtardı ben sayamadım. Duran'ın kötü gününde olması tabii ki farkın açılmasına etkendi. Ama

Penaltılara giderse şaşırmam

Son üç yıldır iki takım için tahmin yapmak çok zor. Aralarında öyle maçlar yaşanıyor ki bazen kalelere şut bile gelmiyor. Normal oyunlarını asla oynamıyorlar. Örneğin son lig maçında Galatasaray'ın doğru dürüst bir şutu var o da Jayden'e çarparak gol oldu. Başka atağı yok. Fenerbahçe keza öyle. Çünkü net olarak yazıyorum, korkuyorlar. Olası bir yen

Futbola aç kalmışlar

Maça geçmeden öncelikle iki not paylaşmak istiyorum. Birincisi Fenerbahçe ve Galatasaray'ın artık diğer rakiplere göre arayı iyice açması... İkincisi ise hem TFF hem Galatasaray'ın skandalı. Kardeşim Gaziantep'te rahmetli Gökmen ağabeyi nasıl unutursunuz TFF zaten bildiğiniz gibi. Peki Galatasaray koluna bir siyah bant takmayı akıl edemedi mi Yazık

Cesaret ve zerafet

Geçenlerde maç yazısında yazmıştım ama konuyu biraz daha açmak istedim...Adam 8 Eylül'de Mou'nun yerine Fenerbahçe'nin başına geldi.21 Eylül'de Ali Koç gitti yerine Sadettin Saran geldi.Yani Tedesco takımın başına geldikten 13 gün sonra kulüpte başkan ve yönetim değişti.Düşünsenize anlaşma sağladığı ve el sıkıştığı bir başkanın yerine başka başkan

Bu nasıl bir DNA

Mitoloji'de önemli karakterler vardır. Pes etmeme ruhu taşırlar. Örneğin Thor. Örneğin Kayra HanKehanete göre öleceğini bile bile son ana kadar savaşırlar, direnirler ve asla pes etmezler, hep ayakta kalmaya çalışırlar. Ve günümüzde Fenerbahçe'ye bakalım.3 Temmuz'da başkanı hapiste mücadele ederler bir sonraki sezon finalde kaybederler. Sanki hiç o

Kusursuz 45'lik

Bunu Konya maçından bağımsız yazıyorum. Aylar önce Dinamo Zagreb'e yenilen, o günden bu yana ligde ve Avrupa'da yenilgi yüzü görmeyen Fenerbahçe'nin sanıyorum özellikle kendi taraftarı tarafından onurlandırılması gerekir. Kolay değil iki kulvarda bu şekilde devam edebilmek. Ve bunlara Türkiye'de oynadığı üç derbi maçı da dahil. Ama tabii Fenerbahçe

Vasatizm

Heyecan yok... Hırs yok... Futbol yok... Aksine psikolojik sinmişlik ve bıkkınlık var.Bu şartlarda Başakşehir gibi dişli takımlardan 3 puan almak çok zor. Üstelik kendi kaderinin kapısını açık bırakırsan mutlaka golü yersin. Çünkü son 20 yılda kader hiçbir zaman senden yana olmadı.Fenerbahçe ilk yarıya iyi başladı. İlk 15 dakika üç pozisyonu arka a