Gülerek gittik ağlayarak döndük mü diyelim Tavuklarını yumurtadan çıkmadan sayma mı diyelim Yoksa trajediye dönen oyun mu
Bilemedim...
Durumumuzu hepsi kapsar.
Herhalde futbolda uzun yıllardır bu kadar derin bir hayal kırıklığı ve acıyı birlikte yaşamamıştık. Alt üst olduk.
Hani grupta Güney Amerika'nın Avrupa'nın güçlü takımları olurdu da, "bizden güçlülerdi" der geçerdik.
Ama kaybettiğimiz öyle iki takım ki, hani bizim futbolumuzun argo sözü vardır "kazma" diye, aynen öyle işte.
Avustralya ve Paraguay ile toplam 200 dakikaya yakın maç yapmışız. Ve bu süre içinde kalemize gelen top sayısı üç. Ve bu üç top gol olmuş. Zaten kötü oynarsan kısmetin de olmazmış. Üç dünya yıldızımız; Arda, Hakan ve Kenan'ın iki maçta bu kadar kötü oynayacağını hiç tahmin edemedik. Zaten oyun kurgumuzda yüzde 70'imiz bu adamlara bağlı. Bu üç ismin iki maçta kaleyi bulan tek şutu yok. Bu inanılmaz bir istatistik. Doğanın kanununa aykırı bir durum. Neden bilmiyorum Sanıyorum bunu kendileri de açıklayamaz. Bir de bunun üstüne Montella'nın kendisiyle bağdaştıramadığım hataları eklenince zaten geriye de pek bir şey kalmıyor.
Paraguay'ın oyunun büyük bir bölümünde 10 kişi kaldığının farkına varan oldu mu Bunun suçu tamamen bizde. Çünkü takımın oyun generalleri rütbelerini düşürmüştü. Hiçbir varlık gösteremediler. Şöyle iki maça bakarsanız bir tane özel futbolcu bulamazsınız. Yok. Altın kramponlarımız bakıra hatta kum çakıla dönmüş durumdaydı.

17