Gözyaşı ile başladı gözyaşı ile bitti

Ne yazalım, ne diyelim bilmiyorum. Bir maçın insanlarımızı bu kadar negatif etkilediği bir olay hatırlamıyorum.

Sabahın köründe sokaklarda herkes üzgün, bitkin ve umutsuz bir şekilde zombi gibi dolaşıyordu.

Tam bir hayal kırıklığı.

Ortada yazacak pozitif tek bir şey yok. Montella'dan oyuna son giren Salih'e kadar herkes hayatlarının en berbat gününü yaşadı ve yaşattı.

Tamam hala umudumuz var. Ama bu maç çok acı verdi. Belki de bizi iyiye alıştırdıkları için. Biz iyi hazırlandıklarını düşünüyorduk. Ama onlar zamanlarını kuaförde, reklamlarda, youtube kanallarında geçirmişler. Montella ne yaptı bilmiyorum.

Konsantre olsa 2 metrelik adamların arasında Kerem'i oynatmazdı Kendi eliyle çocuğa ağır hasar verdi.

Arda gibi takımın tek yaratıcı oyuncusunu sağ tarafa kilitleyip onu oraya mahkum etmezdi

Oyunun kötü gittiğinin daha 30. dakikada farkına varırdı. Bütün sistemi bozan Orkun'un kötü oyununa müdahale eder, Arda'yı merkeze çekerdi. Barış'ın orada oynayamadığının ilk beş dakikada farkına varırdı

Avustralya'yı iyi incelese onlara fizik gücünün veya hızlı bir iki adamının karşısında bizim tank defansın olmayacağını bilirdi.

Daha da çok var. Yani bir teknik direktör bir maçta bu kadar hata yapmamalı. Yahu merak ediyorum sırık gibi adamların arasında Kerem'e yüksek ortalar yapılmasına nasıl izin verdi Bırak Kerem'i spiderman olsa yine bir şey yapamazdı. Hoca resmen Kerem'den Halland yaratmaya çalıştı.