İspanyolların yaşam tarzı

İspanyol futbolundan sıkılabilirsiniz. Hatta nefes bile alamazsınız. Sadede bir türlü gelmezler.

Ama "yetti be" dediğiniz anda işi bitirirler. Adamların pas futbolu onlar için bir yaşam tarzı olmuş. Bu tarzla asilce oynuyorlar ve futbolu bir sanata çevirmişler. Dün de Belçika'yı futbollarından gram taviz vermeden öyle böyle elemeyi başardılar.

Ama tabii her maçın fotoğrafı farklı oluyor. Futbol adına çok garip bir ilk yarı izledik. Hani bizde bir söz vardır. "Bir kere geldiler o da gol oldu" diye aynen öyle oldu.

Belçika'nın bu yarıda gol beklentisi 0.18. Yani yok gibi bir şey. Rakip ceza alanı içinde topla buluşma sadece beş iken İspanya'nın 16.

Ama 41. dakikada Castagne'nin orta sına Ketelaere öyle güzel bir kafa vurdu ki oyunun tüm dengesini bozdu. O ana kadar maçı rahat alacağını düşünen İspanya kazın ayağının hiç te öyle olmadığını gördü.

Oysa o dakika ya kadar tüm hakimiyet onlardaydı. Öne de geçmişlerdi. Tabii bir de Tielamans gibi oyunu her an değiştirecek futbolcu ısınmada sakatlanınca İspanya'nın eli daha da güçlendi. Zaten Porro sağ ka natta son toplarda kötü tercihler yapmasa golü de daha erken bu labilirlerdi. Porro 30. dakikada ilk kez doğru dürüst bir asist yaptı ve gol geldi.

İkinci yarı hepimizin beklediği gibi geçti. İspanya maçı tamamen rakip alana yıktı. Ancak Yamal öyle kötü günündeydi ki sağ kanattan hiç bir olumlu hareketi olmadı. Belçikalılar Yamal'ı o kadar iyi ezberlemişler ki adamın dakikada kaç kez nefes alıp verdiğini bile muhtemelen biliyorlardı. Oyunun sıkıştığı anlarda OImo sahneye çıktı ama o da yoruldu.