Işıl ışıl bir Fenerbahçe izledik. Bölük pörçük değil maçın tamamında iyi oynadı takımımız.
Hücumda ve savunmada üst düzey bir performans gösteren Fenerbahçe belki de hiç zorlanmadan net bir galibiyet almayı bildi.
Ancak bu galibiyetin baş aktörü tabii ki İsmail hoca. Rakiplerini öyle bir analiz etmiş ki Avusturyalılar maç boyunca ne yapacaklarını şaşırmış gibi oynadılar. Tüm umutlarını uzun taç atışlarına bağlayıp kaçınılmaz sonlarına razı oldular.
Fenerbahçe öyle bir ilk yarı çıkardı ki Sturm Graz adeta serseme döndü. Seyircinin de inanılmaz desteğini arkasına alan sarı-lacivertliler Asensio, Kante, Guendouzi ile orta alanı hem geçilmez hem de nefes aldırmaz hale getirdi. Tabii burada Asensio ve Greenwood'un buram buram kalite kokan ayakları Fenerbahçe'nin ilk yarıda muazzam bir gösteri sunmasını sağladı.
Greenwood'un sadece gole yakın bir oyuncu olmadığına dün şahit olduk. Bölgesinde Semedo'ya yardım ediyor, adam kovalıyor, oyun kuruyor. Hem sağ ayağı hem de sol ayağı var. İki ayağı da etkili. Örneğin dün attığı muhteşem golün aynısını soldan da atacağını ilerleyen haftalarda göreceğiz. Dün dikkat ettim ve özellikle saydım bir tane yanlış pas vermedi. Ve bu paslar öyle bir kaç metreye değildi, yüzde 90'ı riskli paslardı.
Tabii ilk golü unutmayalım. Kante, Asensio ve Kerem öyle bir pas trafiği yaptılar ki rakibin başı döndü. Tabii Talisca vuruşuna hiç şaşırmadık. Bu adam bu toplara inanılmaz vuruyor. Ve kafaya koymuş Fenerbahçe'yi Şampiyonlar Ligi'ne çıkaracak.
İkinci yarıda Fenerbahçe alışkanlığı olduğu için biraz daha tedirgin başladık. Ancak bu kez oyuncularda hiçbir tedirginlik ve ürkeklik yoktu. Müthiş kontrollü oynadılar. Doğru paslar, doğru hamleler, dönen topları kovalama ve top kapma ile rakibine oyun anlamında tek bir dakika bile üstünlük vermedi Fenerbahçe.

22